28 kasın 2002'de ölmüş yazarımızdır. garip akımı'nın kurucularındandır.*
<bkz: yağmurun altında>
#168151
◊ tatli cocuk (6)
+ kuran i kerim ogrenme yasagi (8) …
+ erkek guruhunu sapik sanma hastaligi …
+ commensalist (2) …
+ persembe gecesi icmemek (3) …
+ besiktas altyapisi (5) …
◊ hitlerrr (2)
◊ sincanli yunus (4)
+ lafmacun org icin ihtar vakti (17) …
◊ adim adim ibrahim (2)
◊ acitandir... (5)
◊ bir kizi ilk kez alisverise goturecek olmak (7)
◊ cocuk sarkici (3)
+ hak getire …
◊ amv
◊ ibrahim uzulmez in 2 sezondur hic kart cezalisi olmamasi (5)
◊ who s afraid of thomas wolfe (2)
+ yaran yanlis okumalar (2) …
◊ saat bese gelince de goreceksin pompayi
◊ bir iskence yontemi olarak harbi tivi izletmek (2)
◊ kadin programlarinda huuuuu efektiyle davetlileri costurmak
28 kasın 2002'de ölmüş yazarımızdır. garip akımı'nın kurucularındandır.*
<bkz: yağmurun altında>
"şairlik, simyacılıktır. nasıl ki simyacılar topraktan altın çıkarırlar, şair de dilden altın çıkarır"
eserleri;
* garip (1941, orhan veli ve oktay rıfat'la birlikte)
* rahatı kaçan ağaç (1946)
* telgrafhane (1952)
* yanyana (1956)
* kolları bağlı odysseus (1962)
* göçebe denizin üstünde (1970)
* teknenin ölümü (1975)
* sözcükler (1978, toplu şiirler)
* ölümsüzlük ardında gılgamış (1981)
* tanıdık dünya (1984)
* güneşte (1989)
* yağmurun altında (1995)
"mikadonun çöpleri" adlı oyunuyla 1967 - 1968 ilhan iskender armağanı'nı kazanmıştır.
'geçmişin geleceği' adında, incelikli bir deneme kitabı mevcuttur. tam bir başucu kitabıdır, tarih ve şiir başta olmak üzere pek çok konuyu içerir..
serguzest 04.01.2007 20:381915'te istanbul'da doğan melih cevdet, ankara gazi lisesi'nden mezun olduktan sonra, önce ankara huku fakültesi'ne başladı ardından kaydını dil tarih ve coğrafya fakültesi'ne aldırdı. buraya da devam etmeyen şair, 1938 yılında sosyoloji öğrenimi için belçika'ya gitti. burda kısa bir süre kaldıktan sonra 2. dünya savaşı nedeniyle yurda dönen anday, meb yayın müdürlüğü'nde danışmanlık, ankara kitaplığı'nda memurluk ve gazetecilik yaptı.
1954'te başladığı istanbul belediye konservatuarı tiyatro bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğinden 1977 yılında emekli oldu. 1964-1969 yılları arasında trt yönetim kurulu'nda bulunan şair, 1979'da unesco genel merkez kültür müşaviri olarak paris'e gitti.
şiire gazi lisesi'nden arkadaşları orhan veli ve oktay rifat ile başladı. garip hareketinin temelleri bu yıllarda atılmıştır. ilk şiiri 1936'da varlık dergisi'nde yayınlanan ukde'dir.
1937'den sonra üç arkadaş bilinen kuralları yok sayan şiirlerini dergilerde yayınlamaya başladılar. şiire girmez denilen konuları, kullanılmayan sözcüklerle anlatıyorlardı. aynı anda büyük bir ilgiye, sevgiye bir yandan da tepkiye yol açan bu akım, türk şiirinin geleceğe uzanan en önemli adımlarından biri olmuştur.
melih cevdet'in yapıtları rusça, ingilizce, fransızca, yunanca, bulgarca, sırpça ve polonya dillerine çevrilmiş, unesco tarafından yayımlanan courrier dergisi 1971 yılında bir sayısında, kendisinden cervantes, tolstoy, dante, umamuno, kawabata düzeinde bir edebiyat adamı olarak bahsetmiştir.
"mikado'nun çöpleri" isimli oyunuyla 1967-68 ilhan iskender armağanı'nı, "gizli emir" isimli romanıyla trt 1970 sanat ödülleri roman armağanı'nı, tarjel vesaas'tan çevirdiği "buz sarayı" isimli romanla tdk 1973 çeviri ödülü'nü, "teknenin ölümü" isimli şiir kitabıyla, 1976 yılı yeditepe şiir armağanı'nı, "sözcükler" isimli kitabıyla, 1978 sedat simavi vakfı edebiyat ödülü'nü, "ölümsüzlük ardında gılgamış" isimli şiir kitabıyla da, 1981 iş bankası büyük ödülü'nü kazanmıştır.
şair 28 kasım 2002'de hayata gözlerini kapamıştır.
şınanay
ada vapuru yandan çarklı
bayraklar donanmış cafcaflı
simitçi, kahveci, gazozcu
şinanay da şinanay.
müslümanı, yahudisi, urumu
isporcusu, ihtiyarı, veremi
kiminin saçı uçar, kiminin eteği
şinanay da şinanay.
estirir de ada yeli estirir
seni sevindirir beni küstürür
lüküs kamarada kimler oturur
şinanay da şinanay.
sezen aksu'nun meşhur ettiği dizeleri yazmış olan şairimizdir.
orhan veli ve oktay rifatla kanka olan garip akımının akımına kapılmış insan.
tencarto 10.07.2007 18:56anı
bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil
değil bu anılacak şey değil
apansız geliyor aklıma
neredeyse gün doğacaktı
herkes gibi kalkacaktınız
belki daha uykunuz da vardı
geceniz geliyor aklıma
sevdiğim çiçek adları gibi
sevdiğim sokak adları gibi
bütün sevdiklerimin adları gibi
adınız geliyor aklıma
rahat döşeklerin utanması bundan
öpüşürken o dalgınklık bundan
tel örgünün deliğinde buluşan
parmaklarınız geliyor aklıma
nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
kahramanlıklar okudum tarihte
çağımıza yakışan vakur,sade
davranışınız geliyor aklıma
bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil
değil, unutulur şey değil
çaresiz geliyor aklıma.