üzerinde yemek yenilen ders calısılan iddaa kuponu hazırlanılan mobilya esyası.
#39013
◊ x gozlum (2)
◊ demarke
+ babaanne (2)
+ 3 eylul 2008 genelkurmay basin aciklamasi
+ abdullah gul un 6 eylul 2008 ermenistan turkiye macina gitmesi (4)
+ yanlis okunan basliklar (3)
+ deniz baykal (7)
◊ icinde bulundugu sevgilinin seklini alan karaktersiz (11)
+ bank asya birinci lig e yabanci oyuncu transferi
◊ kedilere oruc tutturan dindar aile evladi (8)
◊ bize gelin corbasi (10)
◊ aga kola kalmamis gazoz koydum (2)
+ gitmisken soykirim anitina da celenk koy (10)
+ online yazarlar (12)
+ iki saatte ermenistan i yeneriz (2)
◊ lafmacun yetkilileri ve gorevleri (4)
◊ necati ates karizmasi (10)
+ her seye baslik acabilme luksu (2)
+ ask (2)
◊ the unforgiven iii beta (3)
+ ezo gelin corbasi (3)
◊ tanrisiz din (5)
+ basliklari alt alta okumak (4)
◊ be o ke (3)
+ blasphemous (3)
+ arda turan (3)
+ y tu mama tambien (2)
◊ bir iliskisi yok (3)
üzerinde yemek yenilen ders calısılan iddaa kuponu hazırlanılan mobilya esyası.
etrafında muhabbet çevrilen çay kahve ve bilimum çerez popülasyonu için yeterli alanın bulunduğu insanoğlu için faydalı araç.
kızaran patatesleri tavadan almak, sıcak bir tüpü tutmak vs. için kullanılan genelde metal veya ahşap tutacak. *
bu şarkılar da ol masa
telefonları da çal masa
arkadaşları da ara masa
şeklinde emre boğduğumuz, ve bunların hepsini gıkını çıkarmadan yerine getiren güzel varlık.
çalışmak adına her işin yapılabileceği iddaa,ganyan,ders vb. çok amaçlı eşya.
maşa: çeşitli yasadışı işlerin yaptırıldığı kişi veya kişiler. bu kişileri kullanan büyükler ellerini ateşe değdirmeden kurbanlarını ateşe atar, tek bir sıyrık veya ceza almadan kurtulur; ünlerine ün, paralarına para katarlar.
ilkokul-1’de fiş cümlelerinin ilklerinden biri. hala sakladığım 1.sınıf yazılı kağıdımın ilk kelimesi.
masa
sıra
bu kapı
ali gel
okul açıldı
..
entry
güvercin mesajı
msn
hey gidi be.. devir değişti tabi. <bkz: bu da böyle bir anımdır>
diğer tüm eşyalardan farklı bir misyonu olan bir eşyadır masa.
televizyona benzemez. buzdolabına benzemez. vefakardır, çilekeştir masa..
sessizdir, sizden birşey beklemez.. o ne elektirikli bir ev eşyası gibi yaptığı işin karşılığında bir bedel bekler, ne de sık sık bozulup ilgi..
siz onu hatırlayana kadar sessizce bekler köşede bir yerlerde.
neden sonra aklınıza geldiğinde elinizdeki kitabı, ceketi, çantayı hoyratça üzerine atmanıza kızmaz.. küsmez.. ne güzel eşyadır masa..
masalarda çeşit çeşit çeşittir ama..
bazıları iticidir.. ürkütücüdür.. insanın aklında sallanan ışıklar, buğulu bir sigara dumanı, terlemiş yüzler getirir mesela poker masası..
konken masası ise hep ilgimi çekmiştir.
nedense bana ürkütücü olmaktan daha ziyade itici gelir konken masası.
kumar masası, poker masası, hatta içki masası gibi değildir. daha farklı, daha nesnel, daha şımarık, daha arsız..
kumar masası bir erkek masası çeşidiymiş gibi bir algılamaya sebep olur bende. kabalığı, paragözlülüğü belki kurnazlığı uyandırır aklımda.
ama konken masası hem bir çeşit kadın masasını hem de bir nevi düşmüşlüğü çağrıştırır.
bir iticilik vardır. kışkırtıcı bir kötülük..
bir nevi aşağılanmışlığın son noktasıdır kadın için o masaya oturmak..
sanki siyah beyaz filmin sonunda güzel kadın konken masasına oturur, eline kağıtları alır, rakibinin gözlerine bakar ve onun için son gelmiştir. bakışlarındaki masumiyet bitmiştir artık.. aşağılıktır.. yenilmiştir, kötüdür..
bir de edip cansever’in çok sevdiğim bir şiiri vardır masayla ilgili:
adam yaşama sevinci içinde
masaya anahtarlarını koydu
bakır kaseye çiçekleri koydu
sütünü yumurtasını koydu
pencereden gelen ışığı koydu
bisiklet sesini çıkrık sesini
ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
adam masaya
aklında olup bitenleri koydu
ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
kimi seviyordu kimi sevmiyordu
adam masaya onları da koydu
üç kere üç dokuz ederdi
adam koydu masaya dokuzu
pencere yanındaydı gökyüzü yanında
uzandı masaya sonsuzu koydu
bir bira içmek istiyordu kaç gündür
masaya biranın dökülüşünü koydu
uykusunu koydu uyanıklığını koydu
tokluğunu açlığını koydu
masa da masaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı durdu
adam ha babam koyuyordu.
<bkz: kahraman masa esat>
çok amaçlı eşya.
ev, dükkan, iş yeri gibi her türlü mekanın eşyası olabilitesi yüksek olduğundan popülerdir diğerlerine göre.sandalyeler yakın arkadaşıdır bunun.etrafına toplar onları genelde..geyik yaparlar..takılırlar beraber..
bazen üstüne tabak koyup yemek yenir..bazen de hatun konur..o yenir..yani şaka tabi..süs eşyası manasında demiştim ben..
demek istediğim bu derecede de geniş bir seçenek yelpazesi var işbu eşyanın.
<bkz: rakı masası>
<bkz: kriz masası>
<bkz: ameliyat masası>
<bkz: cinayet masası>
<bkz: okey masası>
<bkz: kumar masası>
<bkz: bilardo masası>
<bkz: tuvalet masası>
<bkz: bilgisayar masası>...
maşa: çamaşırları ipe tutturmaya yarar alet, mandal.
maşa: bayanların saçlarını kıvırcık yapmak için kullandığı alet.
çoğumuzun bu sözlüğe bir şeyler katmaya çalışırken bilgisayarını üzerine koyduğu nesnedir.