martıgillerden, çoğu beyaz renkte, eti yenmez, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı...
*
#9685
· soru basligina cevap entry girilirse ne olur (6)
· turk milletinin 7 bin yildir anadolu topraklarinda medeniyet kurmasi (3)
· recep tayyip erdogan bir turk che guevera sidir (2)
· insanin kendi soylediklerine inanmamasi
· yarismaci arkadaslara basarilar dilerim (6)
· cekirdek citleyerek kitap okuyan anne
· pkk yi bitirme yontemleri (4)
· yanlis okunan basliklar (2)
· okan bayulgen in kafasinda yasayan canlilar
· yanaginda ben olan adam (12)
· laf engine v7 (2)
· purple world (4)
· yazarlarin aslinda soylemek istedikleri
· genc kizlarin bitmeyen ruyalari (8)
· nazizm in soylemleri (2)
· 6 ekim 2008 besiktas hacettepe maci (3)
· senin allah ini sikerim (6)
· hic sozluk okumadan yazar olmak (7)
· baba (4)
· cinsel icerikli kamera sakalari
· camasir citilemek (2)
· siyasi simge (5)
· sir
· katilin kim oldugu son anda anlasilan filmi izlerken tebessum etmek (2)
· kurbana on kayit istanbul zirvesi (2)
· vakkas
· jean tigana (2)
· bez bebek (3)
· elciye zeval olmaz (2)
· oglum sana ihtiyacim var (3)
· kankitsu
· cancis
martıgillerden, çoğu beyaz renkte, eti yenmez, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı...
*
buyuk şehirlerde tavuk döner diye yutturulan azığın malzemesi olan zavalli kuşcuk.
dwight 07.07.2006 20:31yaşar kurt'un sokak şarkıları isimli albümünde yer alan çalması ve dinlemesi çok güzel olan şarkıdır..ve işte sözleri..,
küçük bir martı bu jonathan
küçük bir martı o kadar
uçmak istiyordu jonathan
uçmak istiyordu ama farklı
jonathan
birgün çok yükseğe çıktı jonathan
bulutlara değdi kanadı
ve kendini denize bıraktı
ve kendini bıraktı...
küçük bir martı bu jonathan
küçük bir martı o kadar
uçmak istiyordu jonathan
uçmak istiyordu ama farklı
jonathan
<bkz: jonathan livingston>
havada uçan martılara tavus kuşu diyen insan oğluna bi alkış istiyorum.
fiilimsi 30.01.2007 17:56tavuk ekmek.* + ayran 1 ytl diyen yerlerde yenesi güzel tadı olan bir kuş türü.
prefactus 30.01.2007 17:57 ~ 30.01.2007 17:58simit arsızı orrospu çocukları. bir bırakında rahat rahat simdimizi yiyelim açık havada istanbulu seyredelim ama yok voak vaok çift dalmalar üzerime süzülmeler kafama sıçmalar. ama en son nasıl geçirdim kafana simidi.**
okkes 30.01.2007 18:27ezginin günlüğü'nün de en iyi şarkılarından biridir,
gör beni gör beni gör gel gözüm ol gör beni
sar beni sar beni sar gökyüzüm ol
uç beni uç beni uç yavru kuş ol uç beni
geç beni geç beni geç kanadım ol...
martıya yorar kişi kendini, istanbul'a da benzer, istanbul kokar.
bana isim olarak konulmak istenen ama babamın
-ilerde belki tavuk, kaz, ördek deyip dalga geçerler.
gibi saçma bir gerekçeyle aileyi vazgeçirdiği isimdir.
ayrıca
martılar martılar martılar fırtına kanatlılar
tutun boğaziçini geçmesin yeniçağlar
diye bir marşı da var.
jonathan livingston... (martı kitabının baş karakteri) kitabın yazarı richard bach'tır. incecik bir kitaptır. bu incecik kitapta özgürlük bir martının kanatlarına yüklenmişir. işte bu martıdır jonathan.
gajo 09.04.2007 14:09 ~ 09.04.2007 14:13bir çok şarkıda, kitabta ve sanat eserinde kendine yer bulmuş olan, harika bir kuş türü. martılar özgürlük, aşk gibi kavramları çağrıştırabilir.
bkz: *kendini martılarla bir tutma, senin kanatların yok (attilla ilhan- ağustos çıkmazı)
*mor kilit kitabında sevgiliye verilen ad ( fulya ertekin)
*ayrıca mirkelam ın son kasedindeki fotoğrafların birinde de kullanılmıştır bu martı hayvanı. gerçi yurtdışında bir adam bunu daha önce yapmış zaten.
yaz sabahları adada uykudan uyandığım an nerede olduğumu bana hatırlatan, kraaa kraa sesli, kumpir kabuğu bile yiyebilen, kafanıza midye kabuğu atabilen kuş türü.
mf2hd 10.04.2007 21:12martılar kesinlikle karanlıkta uçmazlar.
en yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.
bunlar richard bach tarafından ilki 1970'de basılan, su gibi okunan kitaptan.
martımız jonathan livingston sürüdeki diğer martılardan farklıdır. uçmanın sadece yemek bulmak için olduğunu düşünmez. bu aykırı fikir ve davranışları yüzünden sürüden atılır.
yeni bir hayat başlar. uçmaya tutkundur ve uçma konusunda herşeyi öğrenir. fakat o kovulduğu sürüye geri dönmek ve uçmaya tutkun martılar yetiştirmek ister. öğrencilerinin sayısı zamanla artar. ve martı jonathan'ın gitme vakti geldiğinde öğrencisi martı fletcher öğrendiklerini diğer martılara öğretmeye başlar...
gördün mü bak günaydın demeye gelmişler vapurda ki insanlara dedi...
şunların yerinde olmak o kadar çok isterdim ki...
bir olabilsem...istediğim yere giderdim..ayrıca çokta keyiflidirler..mutlu da aynı zamanda.. onlar gibi olmak. ne muhteşemdir kimbilir..
insan neden kendinden daha küçük ve zayıf biri olmak ister ki? dedim...cevap vermedi..yanlızca gözlerime baktı... ve sustu...
gördün mü bak kovalıyor kardeşini ve gülüşmelerini duyuyorum çok mutlular..eminim..evet evet çok mutlular dedi...gülümseyerek de konuşmasına devam etti.. hatta şurada ki martı anneleri sanırım... çünkü sürekli takip ediyor onları...koruyor....
hani nerede? dedim.göstermedi...sustu...
aaaa gördün mü şu kocaman gözlü martıyı..sana bakıp duruyor.. elinde ki simit kokusu ona kadar gitti tabii ki. sabahtan beri de hiçbir şey yemedi acıkmış olmalı dedi..
sadece elimde ki simite baktım..o kadar...tek bir lokma alamadım..
fotoğraf makinasını çıkarttı çantasından..
çekme beni sabahları güzel çıkmıyorum resimde dedim..
senin için değil dedi.. baksana poz veriyorlar kolkola girmişler..kahkahalarla devam etti..ortadakine bak kanatlarını alabildiğince kocaman açmış ki yanındakiler resimde çıkamasın...
sen bunları nereden biliyorsun dedim...
elimi tuttu.. bu sefer gözlerime değil...gözbebeğime bakarak...
bu söylediklerimi göremiyorsun değil mi? dedi...
ve ardından devam etti...
biraz önce anlattığım olayların hepsi oldu..hemde tam karşında oldu...yalnızca görmedin..daha nicesi sürekli oluyor...gözlerini kapat ve dinle martıları..sana bir şeyler anlatmak istiyorlar..dinle..sadece dinle..benim gibi sende görecek ve duyacaksın onları eminim dedi..
ona daha çok sarıldım ve saçlarını öptüm..beraber izledik martıları...gerçekten de oluyordu anlattıkları..hemde o kadar çok oluyordu ki meğer bana ne kadar da anlatamamış olanları...
görmek istediğin neyse ve hangi pencereden bakıyorsan...işte hayat o gördüklerin kadardır...
eti yenmeyen bir kuş cinsi. vapurların etrafında döne döne uçan beyaz varlıklar. simit atarsın yerler. hatta bir de balık yakalarlarsa denizden, simit arası balık bile yerlermiş. öyle diyordu sahildeki yaşlı balıkçı.
ugokhan 16.11.2007 09:29 ~ 16.11.2007 09:29<bkz: ezginin günlüğü>
gece gündüz bana birdir ah güzelim
çünkü gözlerim hep kördür
kanatsız kuş olmak zordur ah güzelim
denize varmayan ırmak
gör beni, gör beni, gör, gel gözüm ol, gör beni
sar beni, sar beni, sar, gökyüzüm ol
uç beni, uç beni, uç, yavru kuş ol, uç beni
geç beni, geç beni, geç, kanadım ol
bırak uyusun şu deniz kanatlarının altında
gel gezmelere gidelim biz bulutların asfaltında
hiç yaşamamışız gibi olacak sonunda
ben kendi yoluma gideceğim, güneş kendi yoluna
gör beni, gör beni, gör, gel gözüm ol, gör beni
sar beni, sar beni, sar, gökyüzüm ol
uç beni, uç beni, uç, yavru kuş ol, uç beni
geç beni, geç beni, geç, kanadım ol
takıldım gittim peşinden ah güzelim
bir gemiydi benim sevdiğim
yelkeninde bir beyaz gül ah güzelim
dumanında sevda sözleri
gör beni, gör beni, gör, gel gözüm ol, gör beni
sar beni, sar beni, sar, gökyüzüm ol
uç beni, uç beni, uç, yavru kuş ol, uç beni
geç beni, geç beni, geç, kanadım ol
martılar ki sokak çocuklarıdır denizin.
<bkz: can yücel>
istanbul deyince aklıma martı denir
yarısı gümüş, yarısı köpük
yarısı balık yarısı kuş
istanbul deyince aklıma bir masal gelir
bir varmış, bir yokmuş..."
<bkz: bedri rahmi eyüboğlu>