içerisinde lafmacun yazarlarının o güzel şiirlerini görmeyi umud etiğimiz şirin bir başlık..
melankomik 09.09.2006 21:26#36001
· kahvehaneyle evli evli erkek modeli (2)
· anneke
· ankara
· halk dusmani fasist emperyalist usagi kompradorlar
· he has left us alone but shafts of light sometimes grace the corner of our rooms
· kontakt lensi yere dusurmek (2)
· kubizm
· fenerliyim idolum hakan sukur hedefim besiktas
· 1930 larin sonunda 40 larin basinda cocuk olmak
· polonyum
· luzumsuz alisveris merkezleri
· elaine
· sevmedim
· lafmacun yazarlarinin siirleri
· alternatif porno arsivi klasor isimleri
· nympho
· beduk
· defter
· mor
· dovmek
içerisinde lafmacun yazarlarının o güzel şiirlerini görmeyi umud etiğimiz şirin bir başlık..
melankomik 09.09.2006 21:26her sabah birlikte uyandığım bu acı..
acı yine acımın ilacı.
ama bu yara kapanmayacak kadar derin.
sensizlik, öteki yüzüm benim...
görmediği kimsenin,
duymadığı, bilmediği
ayın hep görünen yüzü gibi,
ben hep ışık saçtım.
o yüzü yalnız sayfalara açtım.
kaçtım. ne kadar kaçsamda o hep arkamda.
beni güldüren de, ağlatan da
aynı kişi aslında.
bazen siyah, bazen beyaz yüzü;
bazen ilkbaharı, bazen güzü andırıyor.
belki de beni hep kandırıyor..
belki de hiç olmadı.
bugün güneş doğmadı, belki her yer karanlık!
sahte gülüş, sahte nefes, sahte ışık...
duygular..karışık..algılar...
uykular..yanılgılar...
içimde senden ne var..?
bir şey,
o bir şeye bağlı her şey.....
*
sırf guzel diye gulle bulbulu şiire sokmak ne fena
yada renklerinden ötürü bir kelebeği
kelime-i bok şiire yakışmaz diyenler ne fena
yadsımak ...hergun içiçe olduğun şeyi
sabah (2002.01.28)
gözlerinin ardındaki keder,
kuşatmış etrafımı.
aynadaki ben,
neden oradasın her baktığımda?
hiç işin gücün yok mu senin?
bırak beni yalnız başıma,
diğerleri gibi.
ne zaman baksam sana ilgiyle,
sen de ilgilisin.
neden karşılıksız değil dostluğun?
ben sormasam, sormayacaksın hatrımı.
öldüm mü, kaldım mı?
diğerlerinin de farkı yok senden.
ya senin farkın ne benden?
içeride olan sen misin, ben mi?
yüzümü durulasam daha iyi.
sarım benim mağrur sarım
sapsarıdır saçların..
sapsarıdır o beyaz tenini yakan güneş
kıpkırmızı yapar yakar canını..
sararmıştır dişlerin,parmak uçların
vurmuşsun kendini cigaraya
sarım benim mağrur sarım
sarıdır yolunun geçtiği çöller
nice hanlarda konaklamışsın
niceleri gece yolluğunu soymuş
barınamışsın hiçbir yerde
sarıydı çünkü senin yüzün
hep bir korku vardı sezdirmediğin
çıyan derlerdi sana bir de
oysa sen zehrini sadece kendine verdin
sarıydı odandaki mum ışığı
ısınmaya çalıştın tek başına
heder ettin kendini be sarım
sararıp sararıp soldun da
kapıldın asi rüzgarlara
savruldun oradan oraya da
sonunda düştün bir alevin içine
yaktın sol yanını kül ettin de
kül oldun yine savruludun be sarım
karaydı gecenin rengi
karaydı o küller
sen kendini yeniden yarattın be sarım
yeri göğü inlettin o gür sesinle de
kimcecikler duymadı seni be sarım
anladın ki fısıldamaktan öteye gidememişsin
hep dizmişler kelimeleri boğazına
boğulmuş,konuşamamışsın.
karanlık bir gecedesin şimdi
karanlık peşindesin
o çok korktuğun kuytulardasın da
yok hiç yol gösterenin
artık karadır bahtın senin
karadır talihin
karadır dönüm noktan
orda durma be sarım
koş umudun peşinden
sarım benim mağrur sarım
at şu zayıflığını üstünden de
dal git karanlıklar içine
o kuytu köşelere...
*
bir fırtına koptu
alev gibi yağmur damlası
her tenime değişinde bir acı
topraktan gelen sancı
her içime çekişim bir fırtına
karanlığımın efendisi
söyle nolur bana
en son ne zaman duydun
kuş seslerini
ya da en son ne zaman gördün
doğan güneşi
karanlığımın efendisi
söyle bana nolur
en son ne zaman kokladın
baharda açan çicekleri
ya da en son ne zaman hissettin
gözünden dudaklarına akan gözyaşlarını
artık söyle nolur bana gerçekleri
karanlığın efendisi
niye geceler bu kadar uzun
niye gündüzler gelmez oldular
ve niye ben yatıyorum bu tahta parçasında
ve, o, karanlığımın sebebi olan melek
niye ağlıyor tam karşımda !
*
<bkz: bugün de eksilenmedim anne>
<bkz: hani benim başlığım nerede>
bunlarda benim şiirlerim bi yerde. *
<bkz: verebilme ihtimali>
ex yazmazsa ben yazarım arkadaş! okuyun, basın eksiyi.
kaç kurtul benden
kaçabilirsen
al içinden beni
söküp atabilirsen
olmaz olsun bu aşk
yok edebilsem
parçalasam seni
içimden atabilsem...*
eğer beni sevmez gidersen
bana yiğidim erkeğim demezsen
ayrılırım vallahi senden
bulamazsın tek bi iz benden
anladınmı beni bebeğim
şiir çıkmaz sana bu bedenden..
bitmiş akbilin dırıdırıdıtı gibi yankılanıyor sesin kulaklarımda
ve bana yer versene itoglu it der gibi bakan amcanın gozleri gibi gozlerin ,
arkamda bir teyze ver ,pırasa almıs sanırım ,
pırasa deyince aklıma geldi ,ben senin kokunu her yerde tanırım..
hani otobuse kosarsın kosarsın da ,son saniye de kacırırsın ya ,
hani 50 alacakken 49 da kalırsın ,hocaya soversin ,
hani son saniye golunu direğe nişanlarsın ya ,
işte boyle sevgilim ,kısmetimi sikeyim ,seni de kaybettim.
tavla oynuyordum gecen gun sevgilim ,duses atsam kazanacaktım,
atamazsam ,koy gotune tavlanın ,aklım onda deyip ,camura yatacaktım,
düşeş geldi sevgilim ,tavlaya devam ettim ,
kusura bakma sevgilim ,tavlayı sana tercih ettim.
şimdi nacar ve caresiz ,salı gecesi binbir gece izlerken ,
veyahut yemek yerken ,dolmanın kabuklarını soyup ,
sıkısık bır halde ,tuvaletın dolu olmasının verdiği hayal kırıklıgıyla ,
sıkısık bır halde ,tuvaletın bos olması umuduyla ,
sıkısık bır halde ,tuvaletin icindekine kufur ederek ,
ve en onemlisi ,
sıkısık bir halde ,her sanıye sıkısıklıgın daha da artması gibi
özlüyorum seni..
kendi hayatimi resmettim simdiye kadar
dogru yanlis gozetmeksizin
belirli noktalara odaklandik gerekli gereksiz
bir noktaya odaklandik goremedik dogrulari
karanlik sular berrakti aslinda
gereksiz acilardi bizi batiran
yuzumuze carpilan her dalgada iyice dibe battik
daha fazla gormemizi engellemek istediler aslinda
cift tarafli cekildi kollarimiz bir saga bir sola
gereksiz konusmalar isittik
gozlerimizi kor ettik
kafamizi hep one egdik
o hayati karaladigimiz noktaya odakladik
kaldirip kafamizi bakmadik
izlendik gozlemlendik
simdi kafamizi kaldirdik
odaklandigimiz noktadan cok uzakta yuruyoruz
baska yasamlarda hayat suruyoruz
aklimizda eski dusler
ellerimizde bir avuc berrak su...
ozluyorum birilerini bu gunlerde
resimlerle konusur olmusum
sarkılar anlatmaya yetmez olmus
askın yuzunden deli divane olmuşum...
laflar arka arkaya gelir parmaklarimdan
anladim hayatin acimasizligini...
farzediyorum zaman zaman
masallar gercek olmus goz yaslarim da...
acilamadim kimselere
canim acidi, agladim, hickiriklara boguldum
umutlarim yarinlara kaldikca
nasil olmali hayaller anlamadim ***