muhte$em bir edip cansever $iiri..
eski$ehirli bir tüccar tanırdım, bıyıkları
gereksiz konu$an bir adamın sakarlığında
enfiye çekerdi, bahçesindeki gülleri anlatırdı
çocuksu yüzler bırakırdı bir takım ambarlarda
sonbahar böyle geçerdi, o tüccarın sıkıntısı gibi
deniz kıyılarında, hayvan le$leri arasında
kı$ sanki iyi geçecek, bakıp duracaksın
yılba$ında eski bir sevgilinin gönderdiği bir karta
niye mektup yazmıyorum eskisi gibi
kahverengi bir $eyler oluyordu mektuplarda
ya$lı bir korsanın öğle uykusu doluyordu
içime ve uykusuzluğuma
kaypak bir haritam var $imdi, önüme seriyorum
birbirine karı$ıyor avrupa ve asya
bütün kara yollarında ölüme yakın bir $ey var
o kadar yakla$ığım ki $u ölüm duygusuna
okyanuslardan hiçbir $ey anlamıyorum
küçük denizlerde ya$adım da ondan mı acaba
değilse neden bir türlü ısınamıyorum
yoksa büyük acıların kaptanları mı dola$ır okyanuslarda
ey büyük kaptan, bodrumlu sarma$ıkçı
ey gün günden yüreğimi kanatan ada
bir yer istiyorum üstünde, doğduğum bir yer olsun
ve uzun yollarda hiç konu$mayan $öförlerin yanında
ey orman yollarındaki su sarnıçları
duyuyorum içinizdeki eski ses yüklü plaklarda
ölümün bitmi$ yasını, sevincin yok olmu$ fırtınasını
sözlerini çok deği$ik aşkların da
eski$ehirli bir tüccar vardı. var mıydı
duygular, zamanlar da bir çe$it insan mıydı yoksa
ku$ sürülerinden bir duvar
hangi ku$u çeksem ölüyor avucumda.
#1242432
