s b d u i k r

guy ritchie

huznunhikayesi

◊ gittin

dallas izlememis nesil

lafmacun da okur olmamasi

teyzenin enisteye catir cutur vermesi

leni bloom as mjk

senden daha guzel

◊ yuksek bir yerden dusup sicrayarak uyanmak (3)

yetenek sizsiniz turkiye (9)

◊ henry flower in sikinin ustesinden gelmis hanimlar

◊ muslum gurseks in tasaklariyla bezenmis suratlar

◊ agizlarina onalti tane tavla pulu sokan lafmacun yazarlari

ucak kazasi raporu

◊ mekani basilmis emlakci lafmacun yazarlari

◊ agizlarini ibneyle doldurup gargara yapan lafmacuncular

◊ kemale ermeyi goze alamayan sahte sozluk yazarlari

◊ gece gece uyunur mu

◊ enistem uzerinden prim yapamayan fahise ruhlu turk kahvesi

◊ agzima daldirip cikaran gercek atletikler

dalkurd

◊ tassaklarim uzerinden prim yapmayan gercek sozluk yazarlari

abdul kader keita (5)

◊ baslik kelimesini joker olarak kullanarak tanim yapmak

◊ henry flower in gercek kimligi

◊ mukemmeliyete ulasirken agzi burnu mokar dolan harika insan

◊ gercek tassakeleri tespit edip sonsuzluga kadar emen kisi

gece gece

◊ gol kacirip kose gonderinde dans eden futbolcu (5)

◊ gol kacirip kale direginde aglayan futbolcu

fethullah gulen e fetos diyen arsizlar

sherlock holmes (2)

◊ sabah kapiyi actiginda karsi komsuyu gormek (8)

◊ en arka sirada oturanlarin hasari ogrenciler olmasi (3)

◊ uzun yol soforu (2)

bilal goregen (3)

es es (2)

reyting hamdi (3)

◊ siktirsin gitsin

◊ bilal goregen in olunce badem gozlu olmasi (2)

kus surulerinden bir duvar

1.

muhte$em bir edip cansever $iiri..

eski$ehirli bir tüccar tanırdım, bıyıkları
gereksiz konu$an bir adamın sakarlığında
enfiye çekerdi, bahçesindeki gülleri anlatırdı
çocuksu yüzler bırakırdı bir takım ambarlarda

sonbahar böyle geçerdi, o tüccarın sıkıntısı gibi
deniz kıyılarında, hayvan le$leri arasında
kı$ sanki iyi geçecek, bakıp duracaksın
yılba$ında eski bir sevgilinin gönderdiği bir karta

niye mektup yazmıyorum eskisi gibi
kahverengi bir $eyler oluyordu mektuplarda
ya$lı bir korsanın öğle uykusu doluyordu
içime ve uykusuzluğuma

kaypak bir haritam var $imdi, önüme seriyorum
birbirine karı$ıyor avrupa ve asya
bütün kara yollarında ölüme yakın bir $ey var
o kadar yakla$ığım ki $u ölüm duygusuna

okyanuslardan hiçbir $ey anlamıyorum
küçük denizlerde ya$adım da ondan mı acaba
değilse neden bir türlü ısınamıyorum
yoksa büyük acıların kaptanları mı dola$ır okyanuslarda

ey büyük kaptan, bodrumlu sarma$ıkçı
ey gün günden yüreğimi kanatan ada
bir yer istiyorum üstünde, doğduğum bir yer olsun
ve uzun yollarda hiç konu$mayan $öförlerin yanında

ey orman yollarındaki su sarnıçları
duyuyorum içinizdeki eski ses yüklü plaklarda
ölümün bitmi$ yasını, sevincin yok olmu$ fırtınasını
sözlerini çok deği$ik aşkların da

eski$ehirli bir tüccar vardı. var mıydı
duygular, zamanlar da bir çe$it insan mıydı yoksa
ku$ sürülerinden bir duvar
hangi ku$u çeksem ölüyor avucumda.

   henry flower   10.03.2009 17:16
   #1242432
 
reklamı kapat

yazdır

Paylaş