taklit.
#39611
◊ bay harbour butcher (3)
+ icki butun kotuluklerin anasidir
+ love is gone (2)
+ ice truck killer (2)
+ ask
+ seks
+ petra (2)
◊ bazen sicamamak (2)
+ abre los ojos (2)
+ hung up
◊ gucsuz bir insan olmak (2)
+ whisky
+ 4 luni 3 saptamani si 2 zile
◊ kuzgunun golgesi (2)
◊ bitanem kelimesinden uretilebilcek varyasyonlar silsilesi (2)
◊ kedilere oruc tutturan dindar aile evladi (2)
+ sineklerin bok yemeleri (4)
◊ butun cinsel hastaliklara yakalanip bakire kalabilen kiz (3)
◊ bitanesinden bitanesine (3)
+ evdeki kara boceklerle girilen diyaloglar (5)
◊ tanrisiz din (3)
◊ kiyafete guvenmek (2)
◊ terzi kendi sokugunu dikemezmis (2)
+ lafmacun misyonerler kulubu (6)
taklit.
<bkz: orjinal kopya yöntemleri>
çarpık eğitim siztemimizi protesto edip, ezberci yapıdan sıyrılıp yaratıcılığı arttırmak için yapılan çabaların bütünüdür. yazılıda sözlüde bi çok kopya çektim. herkese tavsiye ediyorum.
dersi süper bilsem bile sınavı esnasında yanımda olmadığında psikolojik olarak rahat olmadığım hede.
her oğrencinin başvuduğu super icat.hele versiyonları oğrencı zekasınıda ortaya koyuyor.
anlatmazsam içimde kalacak bir hikayedir. gene bir gün can arkadaşımla sınava gireceğiz. arkadaşım karar vermiş en arka sıraya geçeceğiz, güzelce yazdığı defterini koyacak sıranın altına, biz de kopya çekeceğiz. oturduk bir güzel. defter de sıranın altında tabii. hoca baktı bize eceye döndü ve "sen kalk yan sıraya geç" dedi. ama ece de bir anda yüz kıpkırmızı oldu. olmaz dedi, hocam burası iyiydi dedi, ama bunların hiçbiri pek fayda etmedi. ve can arkadaşım bir yan sıraya geçti. defter de sıranın altında, benim emrime amade kaldı tabii. bütün soruları yaptım. ece biraz zorlandı. eh ona da yardım ettim. güzel günlerdi valla. en azından o gün çok gülmüştük.
- şşt nalan, kopya vereyimmi istermisin
- valla karşılığında birşey vermem ama heveslenme murat
- tühh. şştt fatma kopya istermisin
- dayak istermisin murat
- puhh *
lisedeyken yediğim "inek" damgası çok koymuş olsa gerek, kopya hazırlıcam lan bu sefer dedim. ama ben kim kopya yazmak kim.. yazarken ezberlemişim bile her haltı. hadi iyilik olsun dedim, yanımda oturan arkadaşıma verdim. kız baktı bön bön, "ineksin lan sen" dedi, aldı eteğinin arasına koydu "38" sayfalık kopyayı. neyse, hoca geldi -ah be hocam, özledim seni..- biz gayet yawsak iki tip, yayılmışız. arkadaşım zaten ipleyen bi tip diil, adamın gözüne baka baka kopya çeker. adam "siz ikiniz yer değiştirin" dedi.(saf işte..) bizim salak b kişisi kopyaları unuttuğu için kalktığı anda 38 sayfa yerde.. ben gülme krizine girmişim, kız bi yandan kopyaları topluyo bi yandan gülüo. neyse başladık sınawa. ama bizim salak durur mu? hem bana soruyo hem haşır huşur kağıtları karıştırıyo. hocanın sabır da bi yere kadar tabi, en sonunda ver o kağıtları dedi. verdi bizim yüzsüz, normal bi hoca kağıdı alır, 0 verir dimi? bizim sevgi böceemiz ne yaptı peki? "püüü size! şuna bak, kocaman sayfalara yazmışlar, bi de renkli kalemle başlık atmışlar, çiçek böcek de çizseydiniz!"
ben nereden biliim abi kopya denen şeyin minicik kağıtlara yazılacağını? hem bulması kolay olsun die renkli kalemler kullanmışım işte..