ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmis, basili veya yazili kâgit yapraklarin butunu.
ayrica; en iyi dost oldugu ogretildi her zaman dogru olsa gerek...
#4695

◊ dun degil evvelki gun (2)
◊ turk dizilerindeki laz fenomeni (2)
◊ turk dizilerindeki taraf yaratma zorunlulugu (3)
◊ serdar ortac a ilham gelmesi (6)
+ fatos bebek (4)
◊ ajda pekkan i araya sokarak orgazm olma girisimi
◊ herkes adina karar veren teyze
◊ zuleyka rivera mendoza nin akrabasi olmak
+ van helsing (2)
◊ bunu cem yilmaz anlatsa gulerdiniz orospu cocuklari (4)
◊ lafmacun yazarlarinin tekerlemeleri
+ lafmacun yazarlarinin siirleri (18)
◊ cayey
+ seni bana seftali kokmuslar (2)
+ memento
◊ ilk opusme sirasinda calan sarki (4)
◊ arsiv kuytularinda unutulan porno
+ kulaklikla dinlenilen sarkiya eslik etmek (2)
◊ can bebegim (5)
+ tarihin en unlu ayarlari (4)
◊ bal yapmayan ari (16)
◊ iyilesince gecer (3)
+ yeni yazarlara alisamamak (5)
ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmis, basili veya yazili kâgit yapraklarin butunu.
ayrica; en iyi dost oldugu ogretildi her zaman dogru olsa gerek...
yazarlar tarafında yazılmış* kimi zaman iyi bir dost olduğu söylense de* okuması bazen eğlenceli bazen sıkıcı, ama en güzel ödev kaynaklarıdır
<bkz: kitap gibi adamsın>
bir araya gelmiş, hoş kokan matbu kağıtlar bütünü. aslında sadece bizim anladığımızı yazan sihirli parşömenler. çünkü bazı an olur ki, daha önce bir kaç kez okuduğunuz halde bir cümleyi yeni görmüş gibi hissedersiniz. evet, sanki bir büyü yapılmış ve o cümle bir yerlerden süzülüp gelip kitabın satır arasına yerleşivermiştir. bu nedenle bazı eserleri tekrar tekrar okumak, her seferinde ruh halinize ve olgunluğunuza göre değişik tatlar almanızı sağlıyor. bu büyülü özellik keşfedildiğinden beri kitap fenomeni insanın medeniyetinde çok özel bir yere oturmuş durumda.
körü körüne savunulan kitap okuma çılgınlığına karşıyım. genç beyinler daha ilk yıllarından itibaren kafalarını lüzumlu lüzumsuz gereksiz kitaplarla doldurmamalı. aksine onlara seçici olmayı ve sentezi öğretmeli. çünkü ne yazık ki okunan her satır, insanın özgür algısının etrafına eklenen bir parça çit haline geliyor. bir cinle yapılan antlaşma gibi adeta, bir şey öğrenmek karşılığında, içinde delicesine yanan özgür düşünce ateşinden bir parçasını kaybediyorsun.
onlar kimilerinin dediği gibi dostlarımız değil. dost veya düşman değiller. düşler kurmak için aldığımız uyku haplarımız sadece.