s b d h i k r

önemli konular

· laf engine v6

karacaoglan

1.

1600'lü yıllarda yaşamış türk halk şairi. türk halk şiiri geleneği açısından çok önemli bir isimdir.

   exnihilo   26.09.2006 01:20
   #53818
2.

şiirlerinde tasavvufa ve dini konulara yer vermemiştir.aşık edebiyatının en büyük şairi sayılır,bu sebeple kendisinden sonra gelen halk şairlerinin üzerinde etkili olmuştur.

   maRijuana   27.10.2006 19:44
   #91242
3.

bir cem karaca şarkısı, sözler karacaoglanındır. mukemmel bir ezgisi vardır. muthiş tatlı başlar şarkı.

altın kafes idi benim duragım
dost elinden yaralandı ı yuregım
evvel yakın idik kardaş*
şimdi ıragım
felek beni nazlı yardan ayırdı

kumas olsam arsın arsın yırtılsam
kole olsam çarsılarda pazarlarda satılsam
vadem yetmedi ki kardaş*
ölsem kurtulsam
felek nazlı yardan ayırdı

*

<bkz: lafmacun şarkı sözü servisi>

   dwight   07.11.2006 21:46
   #101652
4.

gurbette ömrüm geçecek
bir daracık yerimde yok
oturup derdim dökecek
bir vefalı yarim bile yok
uçtu genç şahinim uçtu
kaçarak deryayı geçti
gönlüm bir güzele düştü
sarf edecek malımda yok
koyverin kuşu turnaya
yarin durağın bulmaya
hırka ile şalımda yok
dünya karacaoğlan fani
toprak emer tatlı canı
hastalandım ilaç hani
bir acısız ölümde yok.

karacaoğlan.*

   rozan   13.03.2007 08:00
   #260992
5.

(1606 - 1670)
büyük bir halk şairi olan karacaoğlan'ın hayatı üzerine yapılan araştırmalarda kesin bir bilgi yoktur. son yıllarda yapılan araştırmalarda ve şiirlerinde yapılan incelemelerden onun 1606 da doğmuş 1670 yılında ölmüş olduğu tahmin edilmektedir. her nekadar doğduğu yer bilinmiyorsa da öldüğü ve mezarının bulunduğu yer bellidir. kendisinin güney anadolu'da yaşayan türkmen aşiretinden olduğu daha doğrusu içel'li olduğu muhakkaktır. şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla kendisi pek çok yer gezmiş, aşkı ve tabiat sevgisini yaşadığı hayatı, çağının konuşma dili ile öz türkçe olarak işlemiş ve anlatmış bir halk şairidir.

bugün kesin olarak bilinen bir şey varsa o da mezarının içel'in mut ilçesi'ne bağlı karacaoğlan köyü'ndeki karacaoğlan tepesinde karacakız tepesi ile karşı karşıya olduğudur.

mezar 1997 yılında anıt mezar haline getirilerek kültür bakanı istemihan talay tarafından ziyarete açılmıştır. karacaoğlan aynı zamanda tarihte heykeli dikilen, bilinen ilk ozandır. içel'in mut ilçesine heykeltraş prof.hüseyin gezer tarafından yapılan heykeli 8 haziran 1973 günü dikilmiştir.yörede onun şiirlerinden pek çoğu halk arasında söylenir bazıları türküleştirilmiştir.

çeşitli kaynaklara göre kozana bağlı feke ilçesi'nin "gökçe" köyünde, "mamalı" da, "binbuğa"da, "erzurum"da "zobular"da, "gökçeli"de, "varsak da, hatta "belgrad"da doğduğu öne sürülmüştür. fakat, kanımızca en sağlam ve eski kaynak, akşehirli ahmet hamdi efendi'nin hatıra defteri olup, inandırıcı delillere dayanmaktadır. hamdi efendi, varsak köyünde 1876 da hatıra defterine şu satırları kaydetmiştir: "malum ola ki karacaoğlan varsak karyesinde dünyaya gelüp babası türkmen aşiretinden kara ilyas, fakir-el hal olmağla sayd-ü şikarla taayyuş eder olup 1013 (m .1604) tarihinde kozan dere-beylerinden hüsa m beyin sayıl namıyle tut-kap asker devşirdiği hengamda ilyas dahi tutulup götürülerek orada gaip olduğu için lakapları sayıloğlu kaldığı ve el- yevm karyei mezbur hanedanı sayılzade mehmet efendi'den anlaşılmıştır. karacaoğlan'ın ismi hasan olup öksüz büyümüş. vechen karayağız ve fakir çocuğu olduğu için buna karacaoğlan denülüp böylece anıldığı. karacaoğlan delikanlı iken munis ve zeyrekliği hasebiyle ol vaktin karye ağalarından serdengeçti osman ağa karaca oğlan'ı evlatlık şekliyle diğer fakir bir aile kızıyle teehhül ettirmiş ise de kız hor ve çirkin olduğundan kara caoğlan babası gibi sayıl askerliğine tutulacağını anlayup yirmi dört yaşında varsak'tan firar-la mekanın gaip ederek, encam maraş'ta zülgaroğlu (zülkadir olacak) hüsam bey' in himayesinde altı sene teehhül ümidiyle kalıp, teehhül ümidi münkesir olunca ora-dan müfarekatla yine geşt-i diyara başlayıp on dokuz sene sonra vatanına gelmişse de fazla barınamayıp elli beş yaşında tarsus tarikıyla tekrar geşt-i diyara der-ban oldu-ğu (1)", kayıtlıdır. han mahmut adli halk hikayesinde ve diğer bazı anlatımlarda karacaoğlan'ın tarsus'ta karaca kız adındaki bir yörük beyi'nin kızına aşık olduğu, vermedikleri için kızın, arkasından da karacaoğlan'ın kırklar mağarasına, bazı kaynaklara göre de eshab-ı kehf mağarasına çekilerek orada öldüğü rivayet olunur. ishak refet ışıtman ise, 1933 yılında yayınladığı karacaoğlan adlı eserinin 33. sayfasında "şairin menkıbeleri arasında karaca kız adlı birisini sevdiği söylenir ve ölünceye kadar bu sevginin devam ettiği, fakat birbirlerine kavuşamadıkları, en sonunda karacaoğlan'ın bir tepeye, karaca kız'ın da onun karşısındaki bir tepeye gömüldükleri anlatılır. bu tepeler çukurovada imiş", demektedir. bizim görüşümüze göre buradaki çukurova'dan çukur köyü'nün anlaşılması gerekir. zira çukur köyü (şimdi karacaoğlan) karaca kız ve karacaoğlan tepeleri'nin düzlüğündedir. fuat köprülü'nün araştırma yaptığı dönemlerdeki ulaşım imkanları dikkate alınırsa, mut ilçesi dahi belli çevre dışında bilinmezken çukur köyünün bir araştırmacı için bilinmesi elbette mümkün değildir. esasen şimdiki çukur (karacaoğlan) köyü 1286 yıllarında sarıkavak beylerinden hacı kadir ağa zamanında eski yerinden nakledilmiştir. karacaoğlan tepesinin birkaç kilometre kuzey batısına düşen eski çukur içme ve kullanma sularını sarnıçlardan sağlayan bir kıraç yayladır. sarıkavak beylerinin yaylası olan bu köyün 8 kilometre kadar doğuya nakledilmesinin bir de hikâyesi vardır. rivayete göre köyün çobanı, sürünün içinden bir tekenin sık sık ayrılarak sakalı ıslanmış şekilde geriye döndüğünü görür ve merakla takip eder. görür ki şimdiki köyün hemen yakınında bir kaynak vardır ve teke tesadüfen bulduğu bu kaynaktan iç güdüsüyle şaşırmadan gidip, suyunu içtikten sonra dönmektedir o bundan sonra sadece yazları oturulan eski çukur su kaynağına yakın yerde yeniden iskân sahası haline getirilir. köy devamlılık kazandıktan sonra halk karacaoğlan mezarını adeta ziyaretgâh haline getirmiş, ona evliyalık izafe etmiş, tepenin adına zamanla erenler tepesi de denmeye başlanmıştır.*
*

   lafminator   04.04.2007 16:53 ~ 09.04.2007 18:06
   #304873
6.

<bkz: karacoglan>

   fraternite   09.04.2007 12:04
   #312770
7.

yeşil başlı gövel ördek

yeşil başlı gövel ördek
uçar gider göle karşı
eğricesin tel tel etmiş
döker gider, yâre karşı

telli turnam sökün gelir
inci mercan yükün gelir
elvan elvan kokun gelir
yâr oturmuş yele karşı

şahinim var bazlarım var
tel alışkın sazlarım var
yâre gizli sözlerim var
diyemiyom ele karşı

hanı karac'oğlan hanı
veren alır tatlı canı
yakışmazsa öldür beni
yeşil bağla ala karşı

karacaoğlan

   ebemgari   05.06.2007 09:57 ~ 05.06.2007 09:59
   #449143
8.

pencereden bakan dilber

pencereden bakan dilber,
sen kendini bildirirsin.
ak göğsünde lâle,sümbül,
ağlayanı güldürürsün.

gerdan açık,benlerin çok,
güzellikte bir eşin yok,
kaşların yay,kirpiğin ok,
vurduğunu öldürürsün.

gül bülbülün bakımından,
perçem zülüf takımından.
geçme mescit yakınından
çok namazlar böldürürsün

karac'oğlan der ki:yazık,
yâri gördüm,bağrı ezik.
bahçendeki güle yazık,
pek elletme,soldurursun.
karacaoğlan

   404notfound   13.06.2007 21:13 ~ 13.06.2007 21:15
   #466144
9.

türk halk şairi. etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

karacaoğlan

vara vara vardım ol kara taşa
hasret ettin beni kavim kardaşa
sebep ne gözden akan kanlı yaşa
bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

karac'oğlan der ki kondum göçülmez
acıdır ecel şerbeti içilmez
üç derdim var birbirinden seçilmez
bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

   Nerde O Eski Gunler   08.09.2007 16:10
   #658721
10.

yogat versiyonu'nun hayat hikayesi:

araştırıcılar tarafından varlığı kabul edilen ancak yaşadığı yüzyıl hakkında anlaşmazlıklar bulunan yozgatlı karacaoğlan xvı. yüzyılda yaşamış bir bektaşi şairi olarak gösterildiği gibi 105 xıx. yüzyılında yaşamış ümmi bir aşık106 ve medrese tahsilli görmüş bir şair 107
olarak da gösterilmektedir.

yozgatlı karacaoğlan’ın yaşadığı yüzyıl ve sosyal statüsü hakkındaki rivayetlerin bu derece çeşitlenmesi öncelikle yozgatlı karacaoğlan’ın varlığının araştırılmaya muhtaç olduğunu göstermektedir. hangi yüzyılda olursa olsun yozgat’ta karacaoğlan adında bir aşık/şair gerçekten yaşamış mıdır? yaşamışsa yaşadığı yüzyıl mensubu olduğu sosyal çevre ve köyü/ kasabası neresidir?

sırasıyla bu iki soruya karacaoğlan hakkında yapılan araştırmaları ve şiirleri göz önüne alarak cevap arayalım: cumhuriyet döneminde karacaoğlan hakkında yapılan araştırmaların çoğunda xvıı. yüzyılda çukurova’da yaşayan karacaoğlan’dan başka karacaoğlanların da var olduğu dile getirilmiş. bu çevrede “nizipli karacaoğlan”108 “rumelili karacaoğlan”109 “yozgatlı karacaoğlan”110… gibi şairlerin varlığı üzerinde fikirler ortaya konmuş. belgeler gösterilmiştir.

işte bu çerçevede yozgatlı karacaoğlan’ın hakkında ileri sürülen görüşler şu noktalarda toplanmaktadır.

yukarıda adı geçen makalesinde en az dört karacaoğlan’ın yaşamış olduğu görüşünü dile getiren prof. dr. ilhan başgöz “karaca’oğlan111 adlı eserinde “bir karac’oğlan dan ziyade karac’oğlan geleneğinden karac’oğlan şiir okulundan bahsetmenin daha doğru olduğu” kanaatini taşıdığı belirtmektir. 112 yayınlandığı bu eserinden sonra karacaoğlan üzerine yaptığı araştırmaları sürdüren başgöz yapılan araştırmalarla xvı. yüzyılda yaşadığı bildirilen bektaşi tarikatına mensup karacaoğlan’ın113 yozgatlı olduğu hükmüne varmaktadır.
114 bu karacaoğlan rumeli’deki savaşlara katılan bir yeniçeri şairidir. yılmaz göksoy’un tespit ettiği rivayetlerden115 yola çıkan başgöz’e göre karacaoğlan, yozgat’ın mamure (aydıncık) köyünden olup, pazarlarda pekmez satarak geçimini temin etmektedir. pazarlarda pekmez satarak geçimini temine çalışan bu köyü daha sonra zileli salih hoca medresesinden tahsili görmekte, bulunan ardından saz şairleri geleneğine uygun bir şekilde rüya görüp bade içmekte çalıp türkü söylemektir. ardından yavuz sultan selim’in ordusunda iran seferine katılmakta, 1514 yılındaki bu seferde gösterdiği yararlılıklardan dolayı terfi etmekte, bunun ardından ordudan ayrılarak yozgat’a dönmektedir. yozgat’ta sevdiği kız alamayınca yeniden orduya katılarak kanuni sultan süleyman döneminde yapılan avrupa seferlerinde bulunmaktadır.116

yozgatlı karacaoğlan’a yakıştırılan bu uzun maceralı ve destani hayatın izaha muhtaç bir çok yeri bulunmaktadır. pazarda pekmez satan bir köylünün daha sonra zile’de medrese tahsili görmesi, medrese tahsilinden sonra bede içip, aşık olması, yavuz’un ordusuyla iran’a kanuni’nin ordusuyla avrupa içlerine gitmesi, devşirme çocuklarından kurulan yeniçeri ordusundan kolağası yardımcılığı rütbesine kadar yükselmesi, gerçek bir hayatın izlerini taşımaktan çok, musannifi bilinmeyen bir halk hikayesinin konusuna daha uygun düşmektedir.117

yozgatlı karacaoğlan’ın xıx. yüzyılda yaşadığını dile getiren ilk yazılar m. şakir ülkütaşır tarafından kaleme alınmıştır. ahali gazetesi 118 ve yeni türk mecmuası’nda 119 yayınlanan yazılarında ülkütaşır, “yozgatlı karacaoğlan, yozgat’ın zeyneddin (doğanlı) köyünde doğmuş ve o havalide tanınmış bir halk şairidir. 1260 h. tarihlerinde yani osmanoğullarından abdülmecid zamanında yaşamıştır. ümmi olup deyişleri de fıtri istidadının mahsulüdür.” görüşlerine herhangi bir kaynak göstermeden yer vermekte ve yozgatlı karacaoğlan’a ait olarak gösterdiği beş koşmayı yayınlamaktadır.

yozgatlı karacaoğlan’ın xıx. yüzyılda yaşadığını savunan bir diğer araştırıcı ise tesbit ettiği rivayetlerde prof. dr. ilhan başgöz’ün şairimizin xvı. yüzyılda yaşadığı görüşünü savunmasına kaynaklık eden yılmaz göksoy’dur. erciyes dergisinden yayınlanan üç makalesinde 120 başta m. şakir ülkütaşır’ın yazıları olmak üzere, yozgat civarında dolaşan rivayetleri değerlendirerek ve yozgatlı karacaoğlan’ın olduğu kabul edilen şiirleri inceleyerek sonuca ulaşmaktadır:
yılmaz göksoy, a. gani telli hoca adlı kaynak kişinin karacaoğlan’ın mezarının gevrek ile doğanlı köyleri arasındaki yığılı taşların arasında olduğunu söylediğini bildirmektedir 121 ki bu rivayet ülkütaşır’ın yozgatlı karacaoğlan’ın zeyneddin (doğanlı) köyünden olduğuna dair verdiği bilgiye de uymaktadır. 122
yılmaz göksoy’un tesbit edilen bir başka rivayet ise, yozgatlı karacaoğlan’ın gevrek köyüne uğradığı, bir kıza aşık olduğu, kızı alamayınca da üzüntüsünden öldüğü şeklindedir. 123
yine göksoy tarafından tesbit edilen bir başka rivayetin yozgatlı karacaoğlan’ın mamureli (aydıncık) olduğuna işaret ettiğini ve bu rivayetin prof. dr. ilhan başgöz tarafından onun xvı. yüzyılda yaşadığının delili olarak gösterildiğini daha önce ifade etmiştik. 124
bu rivayetlere ilaveten göksoy, karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen yer isimleri ile yozgat’taki yer isimleri arasında bağlantı kurmakta ve meşhur, karacaoğlan ile karacakız 125 hikayesinin de yozgatlı karacaoğlan’a ait olduğunu ileri sürmektedir. göksoy’un bu konudaki görüşleri şu noktalarda toplanmaktadır:
karacaoğlan’ın
“mamalı’dan ben bir rıdvan oğluyum”
mısraı bazı araştırıcılarca 126 xvıı. yüzyılda yaşayan karacaoğlan’ın mamalı aşiretinden olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. halbuki dulkadirlilerin bir kolu olan mamalı aşiretinin bozok civarında yerleşmiş türkmen oymaklarından olduğu açıktır. 127 ayrıca;
“uğran pazarcık’a salmanbaba’ya”

mısranın da yozgatlı karacaoğlan'a ait olmasının muhtemel olduğunu belirten göksoy mamalı aşiretinin yerleştiği çorum un sungurlu ilçesine bağlı salman köyünün varlığına dikkat çekmektedir.karacaoğlan ın;
“tonuz ovasına her gelen çöker”
mısraını değerlendiren göksoy yozgat yaylalarının eski adı tonuz olan şarkışla ya kadar uzandığını belirterek yine şarkışla nın topaç köyü yakınlarındaki kızılırmak’ın geçitlerinden birisinin karacaoğlan adını taşımasına dikkat çekerek yozgatlı karacaoğlan’ın bu çevrede çalıp-söylediği kanaatine varmaktadır. yine karacaoğlan’ın;
bozok kazasında üsyünova da 128
yavrunun menendi güzel var m’ola”

mısralarının yozgatlı karacaoğlan’ın varlığının delillerinde biri olduğunu bildirmektedir. göksoy, karacaoğlan ile karakız’ın mezarının olduğu bu köye karakız adını bu sebeple vermiş olduğu görüşlerini ortaya koymaktadır.129 makalelerinde daha sonra karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen mahalli kelimeler ve yer isimleri sadece yozgat’ta kullanılan mahalli kelimeler olduğunu belirterek şiirlerde geçen emir, eymirli, sincan gibi yer isimlerinin de yozgat’ta bulunduğuna dikkat çekmektedir.130

birbirinden farklı ve dağınık bu rivayetleri değerlendiren göksoy biri xvı. yüzyılda diğeri xıx. yüzyılda yaşamış iki yozgatlı karacaoğlan’ın bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor.131 görüldüğü üzere bu rivayet şu veya yüzyılda bir yozgatlı karacaoğlan’ın yaşadığına hükmetmemize yetecek bilgi ve belgeleri beraberinde getirmemektedir. xvı.yüzyılda bir yozgatlı karacaoğlan’ın yaşamış olacağı ise büsbütün imkansız gibi görünmektedir. xvı. büyük ölçüde göçebe hayatı yaşanan, mamur bir beldeden yoksun olan132 bozok'ta xvı.yüzyılında yaşamış hiçbir şair günümüze gelmezken hakkında anlatılanlarda gerçekten çok hikaye unsurları bulunan yozgatlı karacaoğlan’ın günümüze gelmesi oldukça zordu. kaldı ki yılmaz göksoy’un derlediği hikayeden 133 başka elimiz de bilgi bulunmadığı halde xvı. yüzyılda yaşamış yozgatlı karacaoğlan dan bahsetmek mümkün değildir.

bununla birlikte eğer yozgat’ta karacaoğlan’ın adına bir şair yaşamışsa bunun xıx. yüzyılında yaşamış olması kuvvetle muhtemeldir. yozgat xıx. yüzyılda çapanoğulları’nın imar hareketleriyle orta anadolu’nun gelişmiş bayındır şehirlerinden biri haline gelirken açılan onlarca medresede tahsil görenlerin bir çoğü güçlü birer şair olacak bu yüzyılında tertip edilen cönk ve mecmualarda yerlerini almışlardır. nitekim yaklaşık yüz yıl önce tertip edildiği anlaşılan yozgat’ın fakıbeyli köyünden ibrahim tarafından yozgat il müzesi’ne bağışlanan bir cönkte xıx. yüz yılında yaşayan yozgatlı şairlerle birlikte karacaoğlan’ın da beş şiiri bulunmaktadır 134 yine bu dönemde yetişen hüzni ve zari’nin cönklerinde karacaoğlan şiirleri bulunmaktadır. 135 şiileri sözlü gelenekte yaşayan hayatı hakkındaki rivayetler halk arasında dolaşan karacaoğlan’ın günümüze yakın bir tarihte yaşamış olmasını daha çok ihtimal için buluyoruz.

bütün bu rivayetler ve şiirlerden hareketle meşhur karacaoğlan’dan faklı olarak yozgat’ta bir karacaoğlan dan faklı olarak yozgat’ta bir karacaoğlan’ın yaşadığını kabul edersek, bu şairin meşhur karacaoğlan’ın etkisi altında bu mahlası aldığını veya halkın karacaoğlan’ı taklit etmesinden dolayı kendisine karaca oğlan adını yakıştırdığını ve zamanla bu mahlasla çerçevesinde tanındığını düşünebiliriz. yozgatlı karacaoğlan’a mal edilen şiirlerin çoğunda meşhur karacaoğlan’ın tavrını, edasını görmekteyiz. bu şiirler gerçekten çukurovalı karacaoğlan’a aittir yada yozgatlı karaca oğlan, karacaoğlan etki sinede şiir söyleyen bir şairimizdir. karacaoğlan’ın anadolu’da yüzyıllardır eksilmeyen şöhreti ve şiirlerinin bir çok şair tarafından taklit edildiği göz önüne alınırsa her iki ihtimalin de tabii olduğu anlaşılır.

yozgatlı karacaoğlan’a mal edilen şiirlerle, yozgatlı diğer şairlerin şiirleri arasında bir takım konu, söyleyiş ve en önemlisi “ayak” benzerlikleri bulunmaktadır. bu noktalardan hareketle yozgatlı karacaoğlan hakkında bir sonuca varılamaz ise de karacaoğlan’ın ve şiirlerinin yukarıda değerlendirilen belgelerin ışığında yozgat’a ve yozgatlı şairlere uzak olmadığı rahatlıkla dile getirilebilir.

sonuç olarak biz, buraya kadar değerlendirdiğimiz bilgi ve belgelerin ışığında çukurovalı karacaoğlan’ın etkisi altında şiir yazan xıx. yüzyılda yaşamış bir yozgatlı karacaoğlan’ın varlığını aksi ispat olunana kadar kabul ediyor ve yozgatlı karacaoğlan’a mal edilen şiirleri de bu çerçevede değerlendiriyoruz.

kaynakça:

105 prof. dr. ilhan başgöz. “ yozgatlı karaca’oğlan” cumhuriyet gaz. 30 ağustos 1990.
106 m. şakir ülkütaşır “son asır şairlerden yozgatlı karacaoğlan”, yeni türk 4.48 (aralık 1936) s. 708-710. m. şakir ülkütaşır “yozgatlı karacaoğlan” ahali gaz.(samsun) 29 ekim 1985.s 16
107 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 8,95 (temmuz 1985), s. 16.
108 ali rıza yalgın. “cenupda türkmen oymakları” istanbul 1930.
109 prof. dr. şükrü elçin “halk edebiyatı araştırmaları ı” ankara 1988. s.
110 diğer karacaoğlan’larla ilgili olarak yukarıdaki kaynaklara ve prof. dr. ilhan başgöz “kaç karaca oğlan var” yeni ufuklar sayı: 12,1955; m. fuat köprülü “türk saz şairleri”, ankara 1962 s. 317-322; s. nüzhet ergun, “karaca oğlan hayatı ve şiirleri”, dokuzuncu baskı, istanbul 1945 bakılabilir.
111 prof. dr. ilhan başgöz, “karac’oğlan”, istanbul 1984.
112 prof. dr. ilhan başgöz a.g.e, s.11.
113 prof. dr. şükrü elçin, halk edebiyatı araştırmaları ı” s.13-30
114 prof. dr. ilhan başgöz, yozgatlı karaca’oğlan
115 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, s.16-17.
116 prof. dr. ilhan başgöz, “yozgatlı karaca’oğlan”.
117 bu rivayetler için bkz. yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, s.16-17.
118 m. şakir ülkütaşır, “yozgatlı karacaoğlan”, ahali gaz., 29 ekim 1933
119 m. şakir ülkütaşır, “son asır şairlerinden yozgatlı karacaoğlan”, yen türk mec. 4, 48 (aralık 1936), s. 708-710
120 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 5,59 (kasım 1982), s. 23-24; “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 8,95 (temmuz 1985), s. 16-17; “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 10,112 (nisan 1987), s. 21.
121 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 5, 59 (kasım 1982).
122 m. şakir ülkütaşır, “yozgatlı karacaoğlan”, ahali gaz. 29 ekim 1933.
123 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 5, 59 (kasım 1982)
124 prof. dr. ilhan başgöz, “yozgatlı karacaoğlan”, cumhuriyet gaz. 30 ağustos 1990
125 ı.refet ışıtman, “karacaoğlan”, ülkü 1.3 (nisan 1933)
126 a.saim emirmahmudoğlu, “karacaoğlan’ın yaşadığı yüzyıl”, tfa 17,334 (mayıs 1977), s. 1985-7986.
127 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 5.59 (kasım 1982),s.23
128 üsyünova hüseyinova çorum’un alaca ilçesinin eski adı.
129 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes10,112(nisan 1987), s.21
130 yılmaz göksoy, “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes10,112(nisan 1987), s.21
131 y. göksoy yozgatlı karacaoglan erciyes 8,95 (temmuz 1985), s.17.
132 yunus koç “xvı yüzyılda bir osmanlı sancağının iskan ve nüfus yapısı” ankara 1989
133 y. göksoy “yozgatlı karacaoğlan” erciyes 8,95 (temmuz 1985). göksoy bu yazısında hikayeyi y. ziya sakin’den derlediğini onun ise 1961 yılında akdağmadeni ilçesinin alibar köyünden süleyman dede’den öğrendiğini bildirmektedir.
134 y.göksöy “yozgatlı karacaoğlan” erciyes 5,59 (kasım 1982) .s.24
135 mahmut ışıtman, “karacaoğlan’ın yayınlanmamış dört şiiri”
136 m. ışıtman , “bahar gelmeyince güller seçilmez”.
137 m. şakir ülkütaşır , “yavrusuz yaylaya…”
138 m. ışıtman , “yıl başında iki bayram kutlanır”.
139 m. şakir ülkütaşır’da bu dörtlük yoktur.
140 m. ışıtman’da “ciğer biryan olur durduğu yer” şeklindedir.
141 m. şakir ülkütaşır, “yozgatlı karacaoğlan”, ahali gaz. 29 ekim 1933; mahmut ışıtman, “karaca oğlan’ın yayınlanmamış dört şiir”, tfa 12,251 (haziran 1970), 5645. (ışıtman bu şiiri hüzni’ nin cöngünden aldığını belirtmektedir.)
142 m. şakir ülkütaşır, “delen bu sinemi kara taş ile”.
143 m. şakir ülkütaşır, “emedim leblerin barını”.
144. m. şakir ülkütaşır. “veremedim has bahçemdem narımı”.
145 m. şakir ülkütaşır. “karacaoğlan bu sevdaya doyamam”.
146 m. şakir ülkütaşır. “yozgatlı karacaoğlan”; mahmut ışıtman” “karaca oğlan’ın yayınlanmamış dört şiir”, 5645. (ışıtman yayınladığı bu şiirde hüzni’nin cöngünden alınmıştır.)
147 m. şakir ülkütaşır. “yozgatlı karacaoğlan” ahali gaz. 29 ekim 1933. yozgat’ın tanınmış türküleri arasında bulunan bu şiir yozgatlı ses sanatkarı hafız süleyman tarafından cumhuriyetin ilk yıllarında plağa okunmuştur. (yılmaz göksoy. “yozgatlı karacaoğlan”, erciyes 10, 112 (nisan 1987) .s.21

   kaamos   13.09.2007 19:48
   #667839
11.

güzel ne güzel olmuşsun

güzel ne güzel olmuşsun
görülmeyi görülmeyi
siyah zülfün halkalanmış
örülmeyi örülmeyi

bahçende gülün güllenmiş
şeyda bülbülün dillenmiş
koynunda memen kirlenmiş
emilmeyi emilmeyi

mendili yudum arıttım
gülün dalında kuruttum
adın ne idi unuttum
sorulmayı sorulmayı

seğirttim ardından yettim
eğildim yüzünden öptüm
adın bilirdim unuttum
çağırmayı çağırmayı

benim yarim bana küsmüş
zülfünü gerdana dökmüş
muhabbeti benden kesmiş
sevilmeyi sevilmeyi

çağır karac'oğlan çağır
taş düştüğü yerde ağır
yiğit sevdiğinden soğur
sarılmayı sarılmayı

   shakabiyana   20.10.2007 23:37
   #683698
12.

-karaçoğlan der ki; nber
+iyi abi senden
-karaçoğlan der ki; ne oldum ne olayım
+peki abi
-karaçoğlan der ki; 25t geçti mi
+abi kusurabakma da senin ile konuşmak ölüm yani
-karaçoğlan der ki; bu saatte minübüs var mıdır?
+ooo

   okkes   20.10.2007 23:41
   #683706
13.

son dönemlerde badem grubunun seslendirdiği kara değil mi? şarkısıyle gençlerin dikkatini çeken bir şahıstır.


bana kara diyen dilber



bana kara diyen dilber
gözlerin kara değil mi
yüzünü sevdiren gelin
kaşların kara değil mi

güzel, ben seni isterim
seni koynumda beslerim
yüzünü, güzel, göreyim
zülüfün kara değil mi

boyun uzun, belin ince
yanakların olmuş gonca
salıverirsin kolunca
beliğin kara değil mi

utanırım akar terim
güzellikte yok benzerin
en sevgili makbul yerin
saçların kara değil mi

beni kara diye yerme
mevlâ'm yaratmış, hor görme
ala göze siyah sürme
çekilir, kara değil mi

hind'den, yemen'den çekilir
iner bağdad'a dökülür
türlü taama ekilir
biber de kara değil mi

göllerde kuğular olur
göğüs ak, kara benlidir
mısır'da çok zengin vardır
kölesi kara değil mi

pınara konan kuğunun
kanadı beyaz çoğunun
çöldeki arab beyinin
çadırı kara değil mi

iller de konup göçerler
lâle sünbülü biçerler
ağalar, beyler içerler
kahve de kara değil mi

evlerinde sular akar
güzelleri göze bakar
hublar yanağına sokar
sünbül de kara değil mi

karac'oğlan der, inşallah
görenler desin maşallah
kara donlu beytullah
örtüsü kara değil mi?

   coldplay49_74   21.10.2007 14:09
   #684253
14.

niye böyle dargın bakarsın ?

niye böyle dargın bakarsın ?
sen beni sözümde durmaz mı sandın
hatırın hoş olsun birin bin olsun
yalınıza sabah olmaz mı sandın

haldan bilenlere hayran olurum
gönülden sevene kurban olurum
sen birin bulmuşsun ben de bulurum
bu gönül bir güzel bulmaz mı sandın
güzeller güzeli bulmaz mı sandın

karacaoğlan der ki böyle olmasın
arada engeller murad almasın
sana senden olmuş benden olmasın
herkes ettiğini bulmaz mı sandın

   MzS   28.12.2007 03:34
   #790426
15.

divan edebiyatından neredeyse hiç etkilenmemiş halk ozanı.

17. yüzyıl aşıklarından. aşık derken karı kıza aşık anlamı da içerir yani.koşmalarında güzellemelerinde sık sık vurulduğu tazelerden bahseder. kadınların çeşitli uzuvlarını şiirlerinde ele alır sıkça.

der ki bir şiirinde karac'oğlan ;

bahçanda gülün güllenmiş
şeyda bülbülün dillenmiş
koynunda memen kirlenmiş
emilmeyi emilmeyi...

   ortada sican   03.01.2008 11:39
   #799262
16.

yeni nesilin badem le tanıdığı üstad.

incecikten bir kar yağar,
tozar elif, elif deyi...
deli gönül abdal olmuş,
gezer elif, elif deyi...

elifâin uğru nakışlı,
yavrı balaban bakışlı,
yayla çiçeği kokuşlu,
kokar elif, elif deyi...

elif kaşlarını çatar,
gamzesi sineme batar.
ak elleri kalem tutar,
yazar elif, elif deyi...

evlerinin önü çardak,
elif’in elinde bardak,
sanki yeşil başlı ördek
yüzer elif, elif deyi...

karac’oğlan eğmelerin,
gönül sevmez değmelerin,
iliklemiş düğmelerin,
çözer elif, elif deyi...


<bkz: elif>

   hakkat   15.05.2008 21:26 ~ 15.05.2008 21:27
   #921578
 

yazdır

etiket bulutu

ekşi sözlük  sözlük