Son 400BugünDünRastgele

john locke

 

1.

lost’un klasik kahraman tipine pek de uymayan ve fakat "bu adamda bişeyler var" izlenimi uyandıran, flashbacklerde gösterilen adadan önceki yaşantısı bir nevi acıların çocuğu emrah izlenimi uyandıran karakter.

   exnihilo   25.01.2007 - 22:26
  #192014
2.

29 ağustos 1632’de somerset’te bir köy olan wrington’da doğmuştur.

görüşleri ile deneyciliğin (emprism) genel hatlarıyla sınırlarını çizmiştir. rasyonalizme (özellikle de descartes’ın rasyonalizm anlayışına) karşı emprist felsefenin en önemli savunularının temellerini atmıştır. ingiliz filozof locke, bilişsel yetilerimize ilişkin doğalcı kavrayışın hep ön planda tutulduğu, dikkatli gözlemlerle deneysel verilerin toplanıp sistemli bir şekilde betimlenmesinin, felsefe araştırmasının başlıca görevi olarak görüldüğü deneyci yaklaşımıyla avrupa düşünsel yaşamına yepyeni bir yön vermiştir.

locke, geleneksel metafizik sistemlerle görüldüğü üzere, duyulara aşkın birtakım yollarla şeylerin özüne sızılacağı düşüncesine kuşkuyla yaklaşmıştır. bu türden bir varsayımla yola çıkan felsefe yaklaşımlarına da karşı çıkmıştır. din felsefesi alanında da her türden dogmacılığa tamamen karşıt bir tutum sergilemiştir. siyaset felsefesinde de, dönemi için oldukça devrimci sayılabilecek görüşleri savunmuştur: kilisenin egemenliği altındaki bir devlet modeli yerine, temelde halk egemenliğine dayalı, “özgürlükçü bir devlet modeli” önermiştir.

insanın anlama yetisi üzerine bir deneme (an essay corcerning human understanding, 1689-1690) adlı eseri, locke’un başyapıtı olarak kabul edilir. bütün kavramlarımızın deneyden türetildiğini ileri süren john locke, buna karşın bütün bilgilerimizin deneye dayanmadığını savunur.

doğa yasası üzerine denemeler (essays on the law of nature, 1664) adlı eserinde locke bütün idealarımızın ya deneyde verili olduğu ya da deneyde verili olan ‘yalın idealar’ca oluşturulmuş ‘bileşik idealar’ olduğu saptamasında bulunmuştur. locke’a göre deneyim, her durumda kendi içinde ‘düşünüm’ barındırmaktadır. yani deneyimlerimiz zihinsel işleyişlerimiz üzerine düşünmekle edindiğimiz bir farkındalık aracılığıyla meydana gelmektedir. locke bu farkındalığı ‘iç duyum’ olarak adlandırır.

locke, şeylere ilişkin bilgimizi doğrudan onların duyularımızı etkileme güçleri dahilinde, onların etkileme güçleri aracılığıyla edindiğimizi; şeylerin özlerinin bilgisine gerek duyulmaksızın salt şeylerin varoluşlarının bilgisine ulaştığımızı dile getirmektedir. şeyler, duyularımızı etkileyerek belli bir niteliğe ya da nesnedeki bizi etkileme gücüne karşılık gelen görüngüsel bir yalın ideaya neden olur. bu yalın idealardan sertlik, devingenlik, durağanlık, nicelik gibilerini “birinci nitelikler” diye adlandırır. renk, koku, tat gibi geride kalan diğer ideaları da “ikincil nitelikler” olarak tanımlar. maddesel varlığı bulunan her türlü nesneye ilişkin idealarımızın, o nesneyi gördüğümüz zaman tanıyıp tanımlamamızı olanaklı kılan nesnenin bütün nitelikleri yanında etkileme güçleriyle oluşturulmuş ‘bileşik idealar’ olması zorunludur.

sonuç olarak geçmişteki metafizik kurguların bütün varlığın açıklanması amacıyla başvurdukları tinsel dayanak tanımı yerine, locke tözü (varlık/substance), nesnelerin taşıdığı bütün nitelikleri bir arada tutarak o nesnenin birliğini veya özdeşliğini olanaklı kılan metafizik yapıştırıcı olarak temellendirmektedir. böylece locke, bir yandan geleneksel felsefenin varlık sorununu duyular dünyasının duyulur nesnelerinin varlıkbilgisel statüsü düzlemine taşırken, diğer yandan şeylerin ancak duyularla algılanabilen nitelikleriyle anlaşılabileceğini savunarak “nitelikler” ile “niteliklerin taşıyıcısı olarak töz” doğrultusunda yeni bir varlıkbilgisinin de temellerini atmıştır.

locke’un sezgiciliği, platoncu-augustinusçu-descartesçı düşünme çizgisinde görülen, doğuştan birtakım idealara sahip olduğumuz anlamına gelen doğuştancılığa (innatism) karşı öne sürülen deneyci bir görüştür. ona göre zihin tüm ideaları deney yoluyla, dünyaya geldikten sonra edinir. locke zihnimizin doğuşta boş bir levha (tabularasa) olduğunu düşünür. insan doğuştan ne kavramlara ne de önsel (a priori) bilgilere sahiptir. insanın tüm bilgisi sadece dıştan gelen, sonradan edindiği duyu izlenimlerinden oluşur.

locke’a göre deneyim iki katlı bir yapı sergiler:

gözlemlerimiz, ya dışımızdaki duyulur nesneler üzerine kurulmaktadır ya da içimizde, daha doğrusu zihnimizin içsel işlevleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

birincisi olan dışımızdaki nesnelere yönelik gözlemlerimize dayalı olarak edindiğimiz idealar, bütünüyle duyularımıza dayandığı için locke bu idea edinim sürecini ‘duyum’ (sansation) diye adlandırmaktadır.

buna karşı ikincisine, yani her insan tekinin dışarıdaki nesnelere ilişkin duyumlamasıyla edindiği kendi içindeki idealardan belli zihinsel yetilerini kullanarak yeni idealara, bir anlamda içsel duyumlara ulaşmasına ise ‘düşünüm’ adını verir.

locke’a göre ‘duyu izlenimleri’ bilginin edinilmesindeki tek yol değildir. zihnin kendisi de duyumlarla aynı ölçüde bir bilgi edinme kaynağıdır.





john locke, ilimleri sınıflandırırken, işaretleri inceleyen bir bilim dalı kurmuştu ve ona “sémeiotique” adını vermişti. böylece bu terim ilk defa 17.yy.da deneyciliğin babası john locke tarafında kullanılmıştır. insanın anlama yetisi üzerine bir deneme adlı yapıtında, yalnızca doğal diller bağlamında değil, genel gösterge sorununa eğilerek kendi ‘göstergeler öğretisi’ne “sémeiotique” adını vermiştir.




   ederleziavela   07.03.2007 - 02:40
  #251910
3.

<bkz: tabula rasa>

   nemepiyel   07.03.2007 - 05:20
  #251990
4.

bir de bunun kardeşi vardır jean jaques rousseu

<bkz: kuvvetler ayrılığı>

   yavanna   07.03.2007 - 05:21
  #251992
5.

spoiler



11. bölüm itibariyle tekrar en zayıf halka olduğunu kanıtlamıştır.

   triad   14.03.2007 - 01:11
  #262440
6.

allah belanı versin isimli şarkıyı huzurlarınızda bu bünyeye istiyorum.

gerizekalı herif, madem bi bok yedin, neden naaptın john diye sorulunca pişmiş kelle misali sırıtarak cevap veriyosun? ölsen ya sen artık.

   pap   14.03.2007 - 04:55 ~ 25.03.2007 - 08:58
  #262649
7.

seri gerizekalılıklarının derlendiği bir video için:



http://www.dailymotion.com/related/2554802/tag/3x11/video/x1i6nk_lost-

   pap   25.03.2007 - 09:04
  #283606
8.

bacakları yalama olan karakter.

bir bakıyoruz koşuyo zıplıyo, bi bakıyoruz bi yerde öylece sırtüstü uzanmış eliyle bacaklarını hareket ettirmeye çalışıyor.

adam 9 canlıysa bacakları ondan da canlı.

<bkz: bacak>

   pire sutu   06.06.2007 - 20:55
  #452611
9.

gözündeki yara izi çok karizmatik duran lost karakteri. * *

   seinfeld   06.06.2007 - 21:00
  #452619
10.

insan zihni boş bir levha gibidir der locke. ona göre doğuştan getirilen hiçbir bilgi yoktur. biz zihnimizdeki bilgileri sonradan kazanırız der.

   tiki_avcisi   06.06.2007 - 21:19
  #452660
11.

ismini duyduğumda direk aklıma trafik levhalarını getiren kişi. serbest çağrışım bu olsa gerek. tam da çağrışım yapacak adamı bulduk gerçi.

   Gmnd   06.06.2007 - 21:36
  #452690
12.

gözündeki çizik nedeni ile sürekli aslan kralda ki scar karakterine benzettiğim yaptığı hareketleri görünce de yanılmadığımı anladığım lost karakteri.

   CeaSeR   12.08.2007 - 12:14
  #604959
13.

1632-1704 yılları arasında ya$amı$ ingiliz filozofu..



ampirizmin temsilcisi..her türlü bilginin temelinin deney olduğunu ileri sürer.."an essay conscerning human understanding" adlı eserinde bilgi problemini çözmek için, deney prensibinden yararlanır..doğu$tan fikirlerin varlığını reddeder ve zihnin bütün tasavvurlarını $u iki kaynaktan çıkarır;



dı$ duyular ve iç duyular..



dı$ duyumları e$yanın üzerimizdeki etkisiyle açıklar hatta ya$adığı devir için cüretkar bir hipotez olan, maddenin (tanrı’nın izniyle) dü$ünebileceği hipotezini ileri sürer..ama buna kar$ılık cevher-ruh ve tanrı idelerine bağlı kaldığı ölçüde, bir düalisttir..ingiliz teizminin geli$me sürecini ba$latmı$tır..bilgi teorisinin karakteristik yanı; insan zihnin "atomlara ayrılması"dır..sosyal politik görü$lerinde burjuva çıkarlarının kararlı bir savunucusu olmu$tur..liberalizmin teorisyeni olarak locke, vicdan meselelerinde ho$görüden yana çıkar..



ba$lıca eserleri;



"insan zihni üzerinde bir ara$tırma"

"ho$görü üzerine mektuplar"


   alwayssleepy   16.08.2007 - 01:36
  #613535
14.

spoiler



bunun bir babası var düşman başına *. onun bunun karısıyla yatar, saf bünyeleri dolandırır, organ mafyası işine girip oğlundan böbreğini çalar. bu da yetmezmiş gibi camdan aşağıya atar oğlunu. ibnetorun evladıdır yani. sonunda o da cezasını bulmuştur sawyer ’ ın elinden zaten.



spoiler

   zibidigibi   20.10.2007 - 15:06
  #682851
15.

youtube üzerinden yayınlanan bir videoda portresinin nasıl çizildiği gösterilmektedir. grafik tasarımı açısından olağan üstü bir çalışma : http://www.youtube.com/watch?v=8k_nqe57c-k

   ugokhan   03.02.2008 - 17:56
  #848651
16.

turkcell reklamlarında kardeşi rol oynuyor, peruklu hali ama ;

<bkz: erol evgin>

   zibidigibi   20.04.2008 - 21:05
  #898694
17.

günümüzde rölativite diye adını koyduğumuz şey hakkında da vaktiyle iki kelam etmiş adam. ki verdiği örnek göreliliğin anlaşılabilmesi için verilmiş en güzel örneklerden biri bence. tabi ki bu sözleri daha farklı amaçlar için söylemiş. kendisi nesnelerin özelliklerini ve algılarımızın bunların üzerindeki etkileri üzerine söylemiş bu sözleri.

"satranç taşları satranç tahtasının karelerinde bıraktığımız şekilde duruyor; satranç tahtası başka bir odaya götürülmüş olsa bile, biz taşların aynı yerde olduğunu ve oynatılmadığını söylüyoruz. satranç tahtası odanın aynı yerinde kalıyorsa, odanın bulunduğu gemi hareket ediyor bile olsa, satranç tahtasının aynı yerde olduğunu söyleriz. gemi de yakında kara parçasına aynı uzaklıkta kalıyorsa aynı yerde olduğu söylenir. oysa dünya dönmüş olabilir. bu demektir ki satranç taşları, satranç tahtası ve gemi daha uzak cisimlere göre yerini değiştirmişlerdir."

düzenleme
bir de film karakteri varmış, valla tanımam etmem abiler. şu ışığı da çekin allah rızası için. ben bir şey bilmiyorum.

   meczup   22.05.2008 - 17:35 ~ 24.05.2008 - 00:34
  #927158
18.

losttaki gizemli bir karakter. *

geçen gün eve bir adet mr muscle aldım. birden üzerindeki o kel, gülen adama bakarken buldum kendimi. aynı bu adam lan. vallahi bak.

   waLking away   23.05.2008 - 00:58 ~ 23.05.2008 - 00:58
  #927489
 
 

yazdır



etiket bulutu