beşiktaş'ın teknik direktörü. kürdanlı teknik adam.
ugokhan 18.09.2006 16:11#46743
◊ moderator pozisyonu (4) …
◊ facebook a face demek (4) …
◊ muge anli ile tatli sert (3) …
◊ kadinlari idare etme yontemleri …
◊ gay gay pozlar vermek (4) …
+ eksi sozluk (5) …
◊ costun yine (3) …
◊ yepeclemek …
◊ silgi kullanmayi yasaklayan ogretmen …
+ kovusturma …
+ sorusturma …
◊ muhtemelen tanri yok (5) …
+ ihsas i rey …
◊ ergenekon operasyonlari karsisinda askerin tavri (3) …
◊ eksi sozluk un tasariminin igrenc olmasi (3) …
+ yusuf simsek (9) …
+ ironiden anlamayan nesil (3) …
· tigana
· jean arp
ardarda gelen maglubiyetlerden sonra topun agzina gelmiş ,gonderilmesi an meselesi olan teknik direktor.
faten 19.09.2006 00:00beşiktaş futbol kulubünün teknik direktörü.
mali li bir ailenin çocugu.
siktir etmek, kovulmak ve tigana basliklariyla beraber sol frame'de görünce sahsimi 'yoksa?' diye düsündürmüs kürdan canavari, kirmiziyi severler, etsiz yemek yemezler insani. e o kadar etten sonra kürdan eksik olmaz tabii.
<bkz: hakkinda bu kadar cok entry girilince kovuldu sandim>
ağzındaki kürdanın birgün biryerlerine kaçacağını düşündüğüm teknik diraktör.
shadowman 07.02.2007 16:37<bkz: hakkinda bu kadar cok entry girilince sampiyon oldu sandim>
kacubet 07.02.2007 16:42beşiktaş da başarısız olduğunu düşünsemde yaptığı en güzel şey, kendi futbol düşüncesini futbolculara uygulatmasıdır.defansa ileri çıkma diyor.defans çıkmıyor.ön liberolara topu kesin ve hemen ayağınızdan çıkarın diyor aynen yerine getiriyorlar.gol yememek için oynayın belki gol atarız maçı kazanırız diyor aynen dediği gibi yapıyolar.
ama tutmadı.
yaptığı taktik bir işe yaramadı.bunun için tiganayı suçlamanın doğru olduğunuda düşünmüyorum.belli bir futbol felsefesi var.düşüncesi var en azından taktik üzerine.zico ve gerets gibi bireysel yetenekle maç kazanmaya çalışmıyor.takımca birşeyler yapmanın ve kazanmanın peşinde. ayrıca kazandırdığı türk futbolcuları saymıyorum bile.
peki tigana kötü bir teknik direktör müdür?
şahsi fikrim hayır...
ama beşiktaşa şampiyonluk yaşatmaktan çok uzak olduğu da aşikar.
en güzeli sezon sonunda yolların ayrılması.
pasif bir teknik adam. beşiktaşı yakan demeyeceğim ama bunda bir payı olan kişi.
duman 13.05.2007 21:46bjk ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesh etmiş ve son iki lig maçında takımın başında olmayacak teknik adamdır. gerçi hem tekniği, hem de adamlığı tartışılır o ayrı... son olarak çok yürekten ve içtenlikle söylemek isterim ki;
siktir git!
platini ile oynadığı dönemde fransa milli takımını zirveye taşımış,futbolculuğu iyi olan ama teknik direktörlüğü yok olan kişi.
coccori 15.05.2007 05:08 ~ 15.05.2007 05:08tigana'nın ne yetiştirdiği futbolcular önemlidir benim gözümde ne de keşfedeceği oyuncular..beşiktaş oyuncu yetiştirme ve keşfetme yeri değildir. yetişmiş oyuncularla başarı elde etmeyi amaçlayan bir klüptür.tigana iyi bir antrenördür.fakat iyi bir hoca değildir...beşiktaş'ın ağırlığını kaldırması mümkün değildi.kaldıramadıda.insanlığı bakımından ise beşiktaş'a çok yakışan bir adamdı...
gitmesine 1 gr bile üzülmedim.ama yerine samet aybaba gibi tırışka adamlar gelirse çöküş ozaman başlayacaktır..
şimdiye kadar beşiktaş için yaptığı en güzel şey beşiktaş'tan gitmek olan teknik direktör sanılan kişi. aynı başarılı hareketi başka kişilerden de bekliyoruz. <bkz: tüpçü anladın sen beni>
never neverland 21.05.2007 01:31beşiktaş'ın malzemecisinin, kendisinden daha çok futbol bilgisi olduğunu gün gibi ortaya koyan adam...
paleface 30.05.2007 11:35son yaptığı açıklamalardan sorra icene gözümden düşen anca yaptığı iyi transferlerden bahseden ama mercimek belasından hiç bahsetmeyen kişiliksiz teknik adam...
tafooo 08.02.2008 12:221955 yılında mali'de doğdu. 3 yaşında fransa'ya geldi.
ilk gençlik yıllarında teninin renginden ötürü kaliteli bir işte çalışması imkansızdı ve bir spagetti fabrikasında çalışmaya başladı. daha sonra postacılık yapmaya başladı.
her mahalle maçının dünya kupası maçıymışçasına oynandığı marsilya'nın arka sokaklarında futbolu keşfetti.
20 yaşındayken marsilya'nın en hızlı postacısıyken hemen yakınındaki toulon şehrinin sporting takımında forma giymeye başladı. 3. lig'deki performansı dikkat çekmeye başlamıştı. o, marsilya rüyaları kurarken dönemin ortalama takımlarından lyon kendisine talip oldu. 1980 yılında play-off maçlarıyla ligde kalmayı başarabilen lyon takımının en etkili ismi şüphesiz ki tigana'ydı.
kendisini lyon'a getiren aime jacquet'in sürekli işaret etmesi sonunda ilk kez mayıs 1980'de sovyetler birliği'ne karşı milli formayı giydi. milli maçlarda üstüste sergilediği etkili oyunuyla durumu gittikçe kötüleşen lyon'un aksine yıldızı her geçen gün parlıyordu.
ve derken sembol futbolculardan birine dönüşeceği bordeaux'un kapıları açıldı kendisine.
tigana'yı bordeaux'a da aime jacquet getirmişti. 1989'a kadar bordeaux 3 kez lig, 2 kez de kupa şampiyonluğu yaşadı. bu süreçte tigana 2 dünya kupasında boy göstermiş, buradaki performansıyla dünya çapında bir yıldız oluvermişti.
fransa'nın, çeyrek finalinde almanya'ya kaybettiği 1982 dünya kupasına damgasını vuran "sihirli kare"deki dört isimden biri tigana'ydı. diğerleri ise platini, fernandez ve giresse'ydi.
----- spoiler -----
karenin sağ içindeki tigana topu sürmeye başladığında, koskoca stadyum adeta uçsuz bucaksız bir afrika çölüne dönüşüyor, sahile vuran dalgalar gibi sahada bastığı her yerde güzel bir iz bırakıyordu.
----- spoiler -----
orta sahaların gol yememeyi düşünmekten gol atmaya zaman bulamadığı dönemler değildi o yıllar ve socrates - zico - falcao'lu brezilya'dan sonra tigana'lı sihirli kare o yazın en iyisiydi. tigana, platini ve giresse'nin gerisinde guardiola'yı andıran süpürücü görevini başarıyla ifa ederken sekiz yıl önceki hollanda orta sahası gibi topu kestiği anda hücuma başlıyor, yüksek temposuyla fransa ataklarını organize ediyordu.
1984 avrupa futbol şampiyonası'na ev sahipliği yapan fransa, gol yollarındaki sorunun çözebilmek için platini'yi ileri sürerken sihirli kareyi bozmamak adına tigana'yı da aynı bordeaux'daki gibi orta sahanın ortasına aldı. bu haliyle hidalgo yönetimindeki fransa, sepp piontek'li danimarka'yla beraber avrupanın en hücumcu takımı olmuştu. bu turnuva tarihinde ilk kez bir kupa kaldırırken portekiz'le oynanan yarı final maçının 120. dakikasında sanki oyuna yeni girmişçesine büyük bir enerjiyle topu taşıyıp platini'ye asist yapan tigana, ten rengine rağmen ülkede büyük bir saygı kazanmıştı. milli takımda zenci istemeyen bir çok kişi artık koyu renkli renkli komşularıyla yavaş yavaş selamlaşmaya başlamıştı.
o yıl france football tarafından yılın futbolcusu seçildi ve toure'den zidane'a giden yolu bir hayli kısalttı. artık le pen çizgisindeki iflah olmaz birkaç ırkçı dışında herkes göçmenleri milli formayı giymesine sıcak bakmaya başladı.
marcel desailly, ilk kez tigana'nın karşısında oynadığında heyecandan ne yapacağını bilemediğini otobiyografisinde belirtmiştir. ayrıca tierry henry bir dönem çantasını taşıdığı tigana'yı, dünya çapında bir yıldız olduğu zamanlarda unutmamış, her hafta kendisine formasını yollamayı ihmal etmemiştir.
1988 yılında, yugoslavya'ya karşı milli formayı son kez giydi. bu maçtan sonra kendisi devlet nişanına layık görüldü.
1989'da bernard tapie marsilya'ya başkan olur olmaz 34'lük yıldızı hemen renklerine bağladı. iki sezon boyunca 56 kez giydiği marsilya formasıyla iki şampiyonluk yaşadı.
futbolu bıraktıktan iki yıl sonra eski takımı lyon'a teknik adam olarak geri döndü. başta giuly olmak üzere bir çok genç yeteneği keşfeden tigana bugünün lyon'unun temellerini ufak ufak atmaya başlamıştı. hatta tigana'lı lyon, 1995'te nantes'a uzun süre kafa tutarak şampiyonluğu son ana kadar kovaladı.
lyon'u şampiyon yapamasa da bu onun fransa'nın en zengin takımı olan monaco'ya gidişine engel olmadı. göreve gelir gelmez alt yapıdan henry ve trezeguet'i keşfetti. 1997 şampiyonluğu kutlanırken herkes henry-trezeguet ikilisinin ligin en genç olduğu kadar en etkili forvet hattı olduğunda hemfikirdi.
1998 yılında monaco'ya şampiyonlar ligi yarı finalini oynattı ve görevi bıraktı.
2000 yılında büyük umutlarla fulham'ın başına getirildi. ilk yılında takımı premiership'e çıkarttı. takımı intertoto'dan uefa'ya yükseldiğinde artık kulüp tarihine adı yazılmıştı. keşif konusunda orada da boş durmadı ve o yıllarda kimsenin tanımadığı louis saha'yı futbol dünyasına hediye etti.
stat restorasyonunda yaşanan sorunlar ve kulüp tarihinin en pahalı transferi steve marlet'in yarattığı hayal kırıklığı patronla arasını açtı ve tigana'nın görevine son verildi. bu sırada fulham patronu el fayed, marlet transferinde yolsuzluk yaptığı iddiasıyla tigana'yı mahkemeye vermişti.
tam bu sıralarda adı fransa milli takımı için konuşulmaya başlanmıştı ama fransa federasyonu onu seçmedi. ülkede yeni bir tartışma alevlenmişti; "sadece ten rengim yüzümden beni seçmediler!"
seçilmeme nedeni, daha sonra aklanacağı o davaydı. her ne kadar aklanmış olsa da, adı çıkmıştı bir kere. 1998 yılında aldığı futbolcu menajerliği lisansı 2006 yılında fifa ve fransa futbol federasyonu tarafından iptal edildiğinde 6 aylık beşiktaş teknik direktörüydü. türk basının spekülasyon aşkıyla beraber gelen bu haber üzerine burada da sıkıntı yaşamaya başladı. 2006 ve 2007 yıllarında beşiktaş'ı kupa şampiyonluğuna taşıyıp istifa etti. kendisinin beşiktaş üzerindeki en büyük delili de takıma zorla zorla kazandırdığı delgado ve bobo olsa gerek.
not: derlemedir.