fransiz dusunur, yazar...
<bkz: bulanti>
<bkz: duvar>
<bkz: ozgurluk yollari>
<bkz: uyanis>
<bkz: bekleyis>
<bkz: tukenis>
#4739
◊ costun yine (3) …
◊ yepeclemek …
+ eksi sozluk (4) …
◊ gay gay pozlar vermek (2) …
+ kovusturma …
+ sorusturma …
◊ muhtemelen tanri yok (5) …
+ ihsas i rey …
◊ ergenekon operasyonlari karsisinda askerin tavri (3) …
◊ eksi sozluk un tasariminin igrenc olmasi (3) …
+ yusuf simsek (9) …
+ ironiden anlamayan nesil (3) …
◊ okey olimpiyatlari (2) …
◊ disi kus icgudusu (2) …
+ eski sevgiliyle mesajlasmak …
◊ gune tangoyla baslamak (4) …
◊ herkesin calisiyor oldugu bir alemde issiz gucsuz gezmek (3) …
+ lafmacun yazarlarinin siirleri …
+ isin mi yok …
◊ kuslarin sevdigi bir balkonun ev sahibi olmak (2) …
+ talat pasa nin evrak i metrukesi …
◊ muhtasar beyanname (3) …
◊ buz yagisi (2) …
· jean paul charles aymard sartre
· sartre
· dostoyevski den sartre a varolusculuk
· jean arp
fransiz dusunur, yazar...
<bkz: bulanti>
<bkz: duvar>
<bkz: ozgurluk yollari>
<bkz: uyanis>
<bkz: bekleyis>
<bkz: tukenis>
varoluşçuluk akımı sartre'ın adıyla anılmaya başlanmıştır.dinci olmayan,tanrıtanımaz varoluşçulardandır.
BoO 19.07.2006 00:05iş işten geçti adlı kısa ama harika bir senaryo-romanı yazmış yazar,düşünür.
saglam 01.07.2007 17:49varoluşçuluğun kurucusu olan çağdas fransız filozofu. 1905-1980 yılları arasında yaşamış olan sartre'ın temel eserleri: l'etre et le neant (varlık ve hiçlik), la transcendence de l'ego (benin aşkınlığı), la nausee (bulantı), les chemins de la liberte (özgürlügün yolları), l'existentialisme est un humanisme (varoluşçuluk), critique de la raison dialectique (diyalektik aklın eleştirisi)'dir. o, akademik bir kurumda profesyonel bir filozof olarak çalismak yerine, zaman zaman popüler birtakım eserlerle geniş halk kitlelerine ulaşmayı denemiş olan ünlü bir düşünürdür. *
ilelebetmuhalefet 16.07.2007 09:38saptırılmış normlara sırtını dönerek, fransız toplumunun keskin bir eleştirisini yapan felsefesiyle, felsefik aydınlanmayı etkilemiş fransız filozof. sartre' ye göre tanrı yoktur, insan dünyaya gelir ve kendini yaparak varoluşur. devlet ya da başka bir ototritenin ötesinde, insan sorumluluk bilinci içerisinde özgür seçimle hayat yolunu çizer. bulantı' da roquentin bir ağaç köküne bakarak kendi varoluşmasının verdiği bulantıyı damarlarında hisseder.
abberline 07.08.2007 14:2421.06.1905-15.04.1980, fransız.
lakin olaylara fransız kalmamış büyük adam.
zamanlamanin ekmegini yemis filozof. varolusculuk felsefesi ikinci dunya savasindan yeni cikmis avrupa'ya ilac gibi gelmistir. olusan dinsel bosluga cuk oturmustur. uzerine bir de tum dunyayi devrimci hareket sarmistir, politik ongoruleri konusunda yanilsa da varolusculugu alenen kabul eden ilk kisi olmasinin ekmegini cok yemistir. bu sebeptendir ki gectigimiz yuzyilin rakipsiz filozoflari arasindadir.
zekidir ayrica, ortadoks felsefeciler tarafindan karsi cikilan goruslerini catir catir savunabilmistir. gerektiginde "neysen o'sundur."gibi bir cumle ile yuzeysellestirilebilecek bir gorusu o kadar guzel bir derinlikle savunmustur ki, goruslerine hala tapilabilen insan olarak kalmayi basarabilmistir. ustelik kisiye kendi eylemlerini gercege donusturme olaganagini sunacak kadar bireylerin ihtiraslarini durten bir gorustu varolusculuk. avrupa burjuvazisinin, bugun burjuvazi olarak kalmamasini saglayan, onu icten cokerten yegane ideolojilerdendi.
hayatina ve hayattayken dunyayi kasip kavuran olaylara gelirsek;
1905 - 21 haziran'da paris'te dogdu. bu sene, einstein'da izafiyet kuramini tum dunyaya tanitti, rusya'da basarisiz bir devrim girisimi oldu.
1906- sartre babasini kaybetti.
1912- batilmaz denilen titanic... *
1914-1918- birinci dunya savasi.
1917- annesi ikinci evliligini yapti, rusya'da bolsevik ihtilali gerceklesti.
1920- lise ogrencisi vasfi kazandi.
1922- ulysses * ve corak ulke * romanlari tum dunyada yanki buldu.
1925- universiteye adim atti.
1927- varlik ve zaman * yayimlandi.
1929- mezun oldu, simone de beauvoir ile tanisti. wall street coktu, buyuk buhran basladi.
1931-1945- akademisyen olarak hayata atildi. 33'de berlin'e gecti. 38'de bulanti ve benim askinligi'ni yayinladi. 39'da askere alindi, 40'da esir dustu, 1 yil sonra serbest birakildi ve varlik ve hiclik'i yayinladi. bu donemde 1933'de hitler iktidara geldi, 38' de husserl oldu, ikinci dunya savasi cikti. atom bombasi kullanildi, bm kuruldu.
1946- modern zamanlar dergisini kurdu, varolusculuk bir humanizmadiri yayinladi.
1950- kore savasi
1951- wittgenstein'in olumu.
1954- sscb, iskandinavya, afrika,abd ve kuba'ya ziyaretlerde bulundur.
1959- kuba devrimi.
1960- diyalektik aklin elestirisini yayinladi.
1960-1971- gustave faubert uzerine 4 ciltlik inceleme kitaplari yazdi. bu esnada 1965'de abd vietnam savasina katildi, 67'de che olduruldu, 68'de sscb prag'a girdi.
1973- abd vietnam'dan cekildi.
1967- kendi agzindan sartre asli belgesel hazirlandi.
1977- heidegger'in vefati.
1980- sartre'in vefati. 15 nisan'da paris'te oldu, cenzasine 25bini askin insan katildi.
zamanlamayi goruyorsunuz.
ölümüne yakın bi zamanda görme yetisini kaybetmiştir.
nickyforenko 15.11.2007 17:31 ~ 11.01.2008 23:42de beauvoir'la zorunluluk olarak nitelendirdigi enteresan bir iliski yasamistir.
yasakani 23.11.2007 22:53"insanlar kahramanları oynuyorlar; çünkü korkaklar. azizleri oynuyorlar; çünkü kötü ruhlular. suikastçiyi oynuyorlar; çünkü yanıbaşlarındaki komşularını öldürmek için yanıp tutuşuyorlar. insanlar oynuyorlar; çünkü doğuştan yalancılar."
"varlığında,varlığın var olmasının söz konusu olduğu bir varlık olarak var olan bir varlığım"
"insan kendini nasıl yaparsa öyle olur"
"hayatta en büyük tembellik, insanın istediği şeyi yapmasıdır."
"düşünce özgürlüğünden yoksun olmak düşündüğünü söyleyememek değil hiç düşünememiş olmaktır."
"yaşamaya mahkumuz"
"en büyük günah pişmanlıktır"
"insan olmanın ilk koşulu,bir şiddet eylemine katılmayı dolaylı ya da dolaysız reddetmektir..."
''aşk; iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. boşuna bir çaba, çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.''
sözlerinin sahibi filozoftur.
politik yönü ağar basan varoloşçu düşünürdür. nobel edebiyat ödülünü de reddedecek kadar ilkelerine bağlıdır.
okuze bakan tren 10.01.2008 23:48'duvar' isimli kısa hikayelerden oluşan kitabı mutlaka okunmalıdır.insanoğlunun karanlık yönlerinde gezinmeyi çok sever.yaptığı ruhsal durum analizleri onun sadece bir yazar veya filozof olduğunu değil aynı zamanda bir insan sarrafı olduğunun da en büyük göstergesidir.
pedesa 18.01.2008 01:50"les chemins de la liberte " üçlemesini $iddetle tavsiye ettiğim dü$ünür.
egzistansiyalist 05.05.2008 00:25"baudelaire" isimli kitabındaki çözümlemesi taktire şayandır. baudelaire’e dair varoluşçuluk perspektifli okumalarının isabetli ve etkileyici yansımalarını incelerken, kendi ne’liğimiz hakkında düşüncelere dalarız. (dalmayız belki de. en azından grup dalışına karşı olanlarımız bireysel dipsomanlıklar yapabilirler. serbesttir. patlayınca kadar içsinler kendilerini)
amma ve lakin,
hazretin, “aziz genet” isimli kitabındaki çözümlemesi, jean genet hakkında sağlam bir çuvallamadır. kitabın adı dahi, genet’nin, hırsızlığının, eşcinselliğinin ve politik duruşunun inkarıdır. sartre safdil bir biçimde genet’yi aklamaya çalışarak ayıp etmiştir. savunulduğu zaman suçluluğunun kendinden ayıklanacağını düşünen, suçluluğuna sahip çıkan bir adam savunulamaz! sanırım sartre bunun ne demek olduğunu öğrenemeden öldü.
iyi adamdır, has adamdır. sohbeti iyidir filan ama mevzu içre gerçek bir salaktır.
sartre, salt kötülüğü, salt suçluluğu anlamamıştır. toplumsal sebep-sonuçlar düzleminde suçun aklanabilirliği meselesinin konuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. genet’nin eylemlerinde bir protesto mantığı aramak da fahiş bir hatadır. hayır, genet rimbaud gibi "kendini bir keman olarak bulan odun için ne yazık" demez! onun kötülüğü bilinçlidir. bilinçli bir tercihtir. ve kesinlikle sartre’ın anladığı manada bir mesaj içermez. kendi namı hesabına "kötü"dür o. edilgen olmayı reddeder bu açıdan. yerleşik değerler sistemi skimde değil, demez; sistemi tam olarak yok sayar. varlığını kabul etmez. onun için iyi ve kötü ayrımı bir adlandırma meselesinden ibarettir. kadim bir hafızadan kaynaklanır. kadim bir unutkanlığın ürünüdür.
özetle, genet “kötü”dür. tam burada, kötü neden kötüdür diye sormak elzemdir. onun kötülüğünü, melamilik isnat ederek, veliliğini izhar etmemek çabası olarak algılamak, bizi kendimize getirmek için kendini yaktı sanmak tam bir salaklıktır. sartre salaktır. uludur falan tabii aynı zamanda.
nobel edebiyat ödülünün prestijine, parasına, havasına takmadan; "alın götünüze sokun ödülü" der gibi reddetmiştir. kanımca sartre’ı bu kadar ünlü yapan, varoluşçuluk fikriyatını ortaya atması değil, onun edebi güzelliğidir.
edit: sartre daha sonra nobel için başvuru yapmış, nobel kurulu bu kez sartre'a: "naaah" demiş. bicaklanan brutus'un yalancısıyım.
"yazmak bir ayiklamadir" buyurmu$ pipolu fransiz.. nobel bari$ odulu'nu once reddetmi$, sonra "verin lan verin" demi$ ama bu kez de reddedilmi$tir juri tarafindan..
denemeler'inden bir pasaj geceyim size, $u ayiklama mevzuundan:
.tadimlik.
sekiz ya$imda, doga bile iyi bir kitabin cikmasina duygusuz kalmaz sanirdim: bir yazar bir kitabin sonuna son sozcugunu yazdigi zaman gokte bir yildiz agar, derdim, icimden. bugun yazarligi ba$kalarindan farksiz bir sanat olarak goruyorum. ama, onemli olan bu degil. butun insanlarin -bilerek bilmeyerek- istedikleri, caglarinin taniklari, ya$antilarinin taniklari olmak, herkesin onunde kendi kendilerinin taniklari olmak. bir de $u var: duygular, davrani$lar ikircikli, dumanli; birtakim tepkiler, takintilar, cati$malar oluyor. insan trajigi ya$arken trajik olmuyor, hazzi ya$arken haz duymuyor. yazarin yaptigi, trajigi de, hazzi da temizlemektir. yazmak, bir ayiklama cabasidir.
..tadimlik..