içeriğin orjinalini görmek için buraya tıklayınız.

lafmacun.org - yazdırılabilir versiyon

ittihat ve terakki cemiyeti

1.

türk siyasi tarihinde onemli yeri olan bir olusum .

2.

kurtuluş savaşı zamanlarında ve yeni bir türk devleti'nin kurulması aşamasında ayak bağı olan düşünce.

3.

bunyesinde bulunmus olan butun subaylarin mason oldugu cemiyet. iki subay haric. bu subaylar, enver pasa ile mustafa kemal ataturktur.

4.

1889 yılında gizli olarak askeri tıbbiyede kurulan ve zaman içerisinde devlet bürokrasisini de içine alarak yeni bir yapılanma ortaya çıkarmış ve jön türklerin başlattığı bu muhalif hareketi devralarak devam ettiren siyasi ve fikri oluşum. bir kısım tıbbiye öğrencileri kullanılarak dış güçlerin önderliğinde bu cemiyet kurulmuştur.

bir yandan avrupa devletleri, öbür yandan yahudi ve ermeni' lerin abdulhamid' i tahttan indirmek, osmanlı' yı yıkmak ve islamiyeti ortadan kaldırma faaliyetleri yetmezmiş gibi, bizim işbirlikçi hainler de, o zaman adına jön türkler ve ittihatçılar denen kişiler, bütün gayretleri ile abdulhamid' i devirip osmanlı' yı dağıtmak için çalışıyordular. karbonari mason locasının tüzüğü örnek alınarak kurulan bu gizli cemiyet, önceleri askeri öğrenciler arasında yayıldı. sonra da, toplumun bütün kesimlerine inmeye başladı. bu cemiyetin asıl hedefi, önce sultan abdulhamid' i tahtan indirmek, osmanlı devletini ortadan kaldırmak, bilahare islam dinini yıkmaktı. bununla beraber aynı amaç için çalışan mason locası ve siyonistler de, öncelikle sultan abdulhamid' in tahtan indirilmesine çalışıyorlardı. bu iki örgüt de, ihtilalci bir amaca yönelik çalışıyordu. bu gizli örgütlerin faaliyeti ihtilal zeminini hazırlamış ve 31 mart ihtilali olmuştu. sultan 2. abdulhamid han tahtan indirildikten sonra yönetimi ele geçiren ittihatçı masonlar, devleti korkunç bir maceraya sürükleyerek, birinci cihan harbine sokmuşlar ve on sene gibi kısa bir zamanda 3 kıta 7 denize hükümran olmuş koca bir cihan hanedanlığını tarihten silmişlerdir. ayrıca mondros mütakeresi ile ülkeyi düşmana teslim ederek, milletimizi esaret altına sokmuşlardır. avrupalılar ile işbirliği halinde abdulhamid' i tahtından indirerek bu ihaneti ve cinayeti işleyen bu kanlı çete, ülkeyi düşmana teslim ettikten sonra kendileri de yurt dışına kaçmışlardır. her biri emanuel karasso' nun kurduğu mason locasında eğitim gören bu işbirlikçi hainlerin yaptığı, avrupa' lılara hizmet etmekten başka bir şey değildir. masonlar ile işbirliği yaparak osmanlı' yı tarihten silen bu ittihatçı kanlı çete, tarihimizin yüz karasıdır.

5.

türkiye'de kurulan ilk siyasi parti.

6.

zamanında mustafa kemal atatürk'e suikast planlayan türkiye'de kurulan ilk siyasî parti.

7.

<bkz: ÅŸiÅŸli terakki lisesi>

8.

dis mihraklarca durtuklenmeyip, kurulus amaclari dogrultusunda, prensiplerinden odun vermemis olsalardi , tarihin akisini ,uzun vadede ciddi boyutlarda degistirebilecek donanima sahip olduklarini dusundugum, turk siyasi tarihinin ilklerinden. *

9.

devletin parasıyla eğitim için yurt dışına gönderilen ve oranın kültürüyle yetiştirilip devlete karşı görşülerle yurda gönderilen jön türklerin oluşturduğu cemiyettir.

10.

öncelikle bakınız: (bkz:#829395)

konu ile ilgili erdal şafak'ın yazısı:
http://www.sabah.com.tr/...e0895766da29c32b22.html

olur da link ölürse diye yazıyı da alayım:

"geçen bir yılda ittihat ve terakki'nin, teşkilatı mahsusa'nın kendileri için tehlikeli gördükleri kişileri öldüren, öldürten kadrolarının 85 yıl sonra bile devletin derin birimlerinde varlıklarını sürdürdüğünü ürpererek, dehşetle gördük."
sevgili meslektaşımız hrant dink'in öldürülmesinin birinci yıldönümünde, türkiye'nin tablosunu böyle çizmiştik.
işte o "derin" kadroların bir bölümü (33 kişi) dün birçok ilde düzenlenen operasyonla toplanıp gözaltına alındı.
aslında ne derindi o kadrolar, ne de gizli. kendilerini de, hedeflerini de hiçbir zaman saklamadılar. tam tersine iyice pervasızdılar. çünkü dokunul(a)maz olduklarına inanıyorlardı.
"milli güçler" diye örgütlendiler, "kızıl elma" koalisyonu kurdular, "ergenekon" adını aldılar, "kuvayı milliyeciler" tabelasıyla dernekleştiler.
sadece grup olarak değil, bireysel olarak da hep ortalıkta dolaştılar. tv'lere çıktılar, gazeteleredergilere demeçler verdiler, konferanslarda konuştular. hep meydan okuyarak.

önce o, sonra kurşun geldi
örneğin dün gözaltına alınanlardan biri karanlık ve kabarık sicilinden "devlet yap dedi, yaptım, hiçbir şeyden pişman değilim. devlet istesin gene yaparım" diye gurur duyuyordu. hrant dink'in kardeşi orhan dink ve avukatı erdal doğan ondan ürpererek söz ediyorlardı: "hrant dink öldürülmesinden 5-6 ay önce onun tarafından birkaç kez telefonla tehdit edildiğini anlattı. bir gün mahkeme salonunda gördük onu. ağabeyim çok huzursuz oldu. çünkü ondan sonra kurşun gelebilirdi. geldi de." ardından kurşunun geldiği o emekli tuğgeneral, jitem'dendi. ya da kendi ifadesiyle, "istihbarat gruplar komutanlığı"ndan.
bir diğeri kurduğu "kuvayı milliye derneği"nde üyelerine kur'an, bayrak ve silah üstüne el bastırıp "türk anadan, türk babadan doğmuş, soyunda dönme olmayan türk oğlu türküm ben. vatanım için ölmeye de, öldürmeye de hazırım" yeminleri ettiriyordu. "hıyaneti vataniye kanunu'nun zamanı geldiğinde yeniden yürürlüğe girmesi için çalışacağını" söylüyordu. "11 kasım 1938'den bugüne kadar ihanet eden her şahıs, kurum ve kuruluş hesap verecek" diyordu. 13.500 hain kişi ve kurumun listesini çıkardığını anlatıyor, hedefini gözünü kırpmadan "bizim amacımız kelleleri çuvala doldurmak" diye açıklıyordu. o da emekli bir kurmay albaydı. nato özel harp dairesi'nde, yani gladio'da görev yapmıştı.

gizli birimlerin açık oluşumu
bir ayrıntı daha: gladio'nun türkiye'deki biriminin bu eski yöneticisi, derneğinde yaptığı o ünlü "bizim amacımız kelleleri çuvala doldurmak" konuşmasından sonra yakınında oturan bir kişiyi işaret etmişti"benim genelkurmay başkanım bile belli. işte karşınızda."
gösterdiği kişi de bir emekli tümgeneraldi. o da muvazzaf subaylığı sırasında kara kuvvetleri psikolojik harekât şube müdürlüğü, genelkurmay istihbarat ve istihbarata karşı koyma daire başkanlığı görevlerinde bulunmuştu.
ümraniye soruşturması kapsamında beşiktaş ağır ceza başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alınan bu kalabalık grup, "devletin gizli bilgilerini ele geçirmek", "devletin gizli bilgilerini ifşa etmek" ile suçlanıyor. çünkü evlerinde hükümet üyelerinin bile ulaşamayacakları belgeler, yani "çok gizli" damgaları sırlar bulundu.
nasıl ulaşmasınlar? kurdukları derneklerin, örgütlerin kilit noktalarında hep devletin veya derin devletin en hassas, en gizli birimlerinde görev yapmış kişiler bulunuyor.
uluslararası güvenlik uzmanı davut şahin'in "zehirli sarmaşıklar" diye tanımladığı ve devletin kalbine kadar uzanmış bu yasadışı oluşumlar, bu çeteler, bu teşkilatı mahsusa artıklarının kökü kurutulmadıkça, türkiye ne demokratikleşebilir, ne de normalleşebilir.

11.

"iyi çocuklar"ın ataları olurlar kendileri.

12.

çok uluslu osmanlının fiilen çöküşü ile ortaya çıkan boşlukta, ulusa dayalı devlet kurma amacı ile iktidarı ele geçiren siyasi partidir. ermeni tehcirinin fikir babası ve uygulayıcısıdır. teşkilat-ı mahsusa ile birebir ilişki içerisinde olsa da, üyelerinin pekçoğu aynı zamanda teşkilat üyesi olsa da (bu noktada 'teşkilat-ı mahsusa niye kötüleniyor?' sorusu sorulmalı), kuruluş savaşının yerel örgütlenmesi noktasındaki hayati fonksiyonu nedeniyle 'resmi tarih'imizde daha fazla yer bulmayı haketmektedir. başlangıçta birlikte olan mustafa kemal ile parti önderlerinin yolları daha sonra ayrılmıştır. bu yol ayrımı ittihat ve terakkiye tarihten silinip gitme şeklinde geri dönmüştür. kemal tahir'den okumak gerektir.

13.

tarihçiler tarafından üç beyinsizler olarak bilinen, enver,cemal,talat üçlüsünün dahil olduğu, "cahil cesur olur" önermesinin tartışmasız ispatı olan, halkın "harekat ordusu lahana turşusu" diye dalga geçtiği çapulcu sürüsüyle ulu hakan abdülhamid’i sâni hazretlerini tahttan indirme akl-ı evvelliğini göstermiş ve devletimizin yıkılmasında dahili bedhah rolü oynamış kısa adı "it" olan masonik oluşumdur.

14.

osmanli devletini yikmak icin buyuk caba sarf etmis siyasi partidir. yaptiklari her i$ osmanli’ya zarar vermistir. en basitinden 1. dunya savasina girmemiz, 1. dunya savasina almanya’nin yaninda girmemiz hep bunlarin yuzundendir. cennet mekan abdulhamid han’i hic sevmezlerdi. cunku ulu hakan bunlarin oyunlarin bozmustur. hatta nefretleri o kadar fazladir ki, bunlardan tevfik fikret, merhum ulu hakan abdülhamid han’a suikast tesebbusunde bulunan (ermeni asilli) belçikalı suikastçi terörist için yazdığı "ey şanlı avcı attın ki vuramadın" dizeleriyle bu nefretini belli etmiştir.

bu alcak $air der ki;

ey şanlı avcı dámını bihude kurmadın (ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın!)

attın fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!(attın... fakat yazık ki, yazıklar ki vuramadın!)

simdi bu alcak $airin zihniyetinde olanlar diyorlar ki; "turkler ermenilere soykirim yapmislardir" ve maalesef bunu diyen alcak oglu alcaklar turkiye cumhiriyeti kimligi tasiyorlar ve bu sozleri sayesinde nobel edebiyat odulu aliyorlar. ve bizde seviniyoruz "bir turk nobel aldi" diyerek. gobek atiyoruz adeta. acaba gercekten turk mu?

anlasilan o ki; ittihatcilar hala aramizdalar...

15.

kuruculari
abdullah cevdet: kürt
ishak sukuti: kürt
ibrahim temo: arnavut
mehmet resid: cerkes
olan turk milliyetcisi cemiyet. halen ayaktadir.

16.

öncelikle türk devriminde çok önemli bir yere sahip olan cemiyet çok ağır ve anlamsız eleştirilere maruz kalmaktadır.şunu belirtmek gerekirki itc çoğunlukla vatanserver insanların oluşturduğu bir cemiyettir.en büyük eksiklikleri siyası tecrübeden ve bilgiden uzak oluşlarıdır ve bu yüzden ilk dönemde uzaktan kontrol şeklinde çalışmışlardır.

17.

http://pazar.zaman.com.tr/?bl=14&hn=2548

18.

ıı. meşrutiyet döneminin önemli bir kuruluşudur. cemiyet, "ittihad-ı osmani" adıyla istanbul demirkapı'daki (bugünkü sirkeci), askeri tıbbiye mektebinde kuruldu (3 haziran 1889). kurucuları, askeri tıbbiye öğrencilerinden ohrili ibrahim temo, arapgirli abdullah cevdet, diyarbakırlı ishak sukuti, kafkasyalı mehmet reşid, bakülü hüseyinzade ali'dir. cemiyet, çeşitli kişi ve kuruluşlarla münasebetleri sonucu, kısa zamanda ülke içinde ve dışında şubeler kurarak örgütlendi. bu şubelerin en önemlisi paris şubesiydi. osmanlıca "meşveret" ve fransızca "mechveret supplement françaiş� (meşveret'in fransızca eki) gazeteleriyle, yüksek öğrenim gençliği üzerinde etkin oldu. cenevre şubesinin mizan ve osmanlı gazeteleri, kahire şubesinin kanun-ı esasi ve hak gazeteleri aynı görevi yerine getirerek, cemiyetin büyüyüp, yaygınlaşmasını sağladılar. ülke dışındaki jön türkler, sayıca fazla değildi. aralarındaki fikir ayrılıkları, sultan ıı. abdülhamid'in bu rahatsız kitleyi kolaylıkla bölmesini sağladı. sultanın ser hafiyesi ahmed celaleddin paşa, cenevre grubu lideri mizancı murad bey'le anlaşarak istanbul'a dönmesini sağladı. aynı girişim 1899 yılında da tekrar edilerek, ahmet rıza bey'in çevresi hemen hemen boşaltıldı. bu sırada ıı. abdülhamid'in eniştesi damat mahmud paşa, iki oğlu prens sabahattin ve lütfullah beylerle paris'e kaçtı. bu sayede, biraz olsun maddi problemlerini halleden jön türkler, kişisel rekabetler yüzünden gelişen fikir ayrılıklarını bertaraf edemediler. paris'teki 1902 kongresi, cemiyet'i ikiye böldü. ahmet roza bey'in başkanlığında toplananlar "terakki ve ittihad cemiyeti"ni kurdular. ideolojik çizgileri, auguste comte taraftarı ve pozitivizm yanlısıdır. prens sabahatin bey'in başkanlığında toplananlarsa, "teşebbüs-i şahsi ve adem-i merkeziyet cemiyeti�ni kurdular. ideoloik çizgileri le play taraftarlığıdır. bu iki grup, aralarında bitmek bilmez mücadelelerle didişirken 1906 yılı eylül ayında, selanik'te, 3. ordu subayları tarafından "osmanlı hürriyet cemiyeti" kuruldu. kurucuları: bursalı tahir bey (yarbay), naki (yücekök) bey (binbaşı), edip servet (tor) bey (yüzbaşı), kazım nami (duru) bey (yüzbaşı), ömer naci bey (yüzbaşı), ismail canbolat bey (yüzbaşı), hakkı baha bey (yüzbaşı), mehmed talat bey (posta ve telgraf idaresi başkatibi), rahmi bey, midhat şükrü bey. cemiyet, ordu içinde hızla yayıldı. kısa sürede asker ve sivil üyeleri artarak, gizli, ihtilalci bir güç oldu. gizlice selanik'e gelen ahmet rıza bey grubunun temsilcisi dr. nazım bey birleşmeyi sağladı ve "osmanlı hürriyet cemiyeti", "terakki ve ittihad" adını aldı (27 eylül 1907). 9 haziran 1908 sabahı reval'de bir araya gelen ingiltere kralı vıı. edward ile rus çarı nikola, rumeli'nin paylaşılmasını görüştüler. aralarında imzaladıkları mürszteg anlaşması'nı şereflerine hakaret sayan subaylar harekete geçerek, rumeli'de ıı. meşrutiyet'i ilan ettiler. (23 temmuz 1908) sultan ıı. abdülamid yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı. böylece 3. ordu yeni bir devir açtı. selanik'ten istanbul'a gelen ittihad ve terakki (merkez-i umumi) üyeleri, fiili bir iktidar ve başvuru makamı oldu. 1908'de yapılan genel seçimi büyük bir ağırlıkla ittihad ve terakki namzetleri kazandı. 1911 seçimlerinde hürriyet ve itilaf fırkası'nın adayı bir oy farkla seçilince 1912 seçimleri ittihad ve terakki baskısıyla yapıldı. ezici bir çoğunlukla seçimin kazanılmasına rağmen meclis feshedildi. halaskar zabıtan hareketi ile kısa bir süre iktidarı terk eden ittihad ve terakki, "babıali baskını" ile yeniden iktidarı elde etmiştir. 1914 genel seçimlerinden sonra, tek parti olarak, 1918 yılına kadar iktidarı sürdürdü. bu tarihten sonra bütünlüğünü kaybetmeye başladı. cemiyet, 1908-1918 döneminde dokuz kongre yaptı. genellikle ağustos-ekim aylarında toplanan kongrelerin ilki, 1908 yılında gizli olarak yapıldı. yayınlanan 13 maddelik kararla cemiyet'in fırkalaştığı ilan edildi. 1909 kongresi'nde, cemiyet'in siyasi hayattan çekildiği ve halkın yükseltilmesi için kulüplerin aracılığıyla çalışacağı açıklanmıştır. bu kongre de gizli olarak selanik'te yapıldı. 1910 kongresi'nde muhalefetin suçlamaları cevaplandırıldı. 1911 kongresi, tartışmalı geçti. merkez-i umumi üyelerinin sayısı yediden on ikiye yükseltildi. 1912 kongresi'nde cemiyet- fırka ikiliği üzerinde duruldu. bu kongre, ittihad ve terakki'nin muhalefete geçtiği zaman, istanbul'da yapıldı. 1913 kongresi'nde cemiyet iktidardadır ve muhalefeti susturmuştur. bu kongrede, cemiyet'in siyasi partiye dönüştüğü kesin olarak açıklandı. ittihad ve terakki ı. dünya savaşı sebebiyle 1914 ve 1915 kongrelerini yapamadı. 1916 kongresi'nde ittihad ve terakki, muhalefetsiz bir meclisle ülkeyi yönetmektedir. bu kongrede ideolojisini değiştirdi. osmanlıcı niteliğini terk ederek, türkçü ve milliyetçi görüşü savunmaya başladı. siyasi programda yapılan değişiklikle dini ve şer'i mahkemeler birbirlerinden ayrıldı. laiklik ilkesi kabul edildi. milli iktisadı geliştirecek önlemler alınması kabul edildi. 1917 kongresi'nde belirtilen gayelere doğru ilerlendiği vurgulandı. 1918 kongresi'nde ittihad ve terakki kendisini feshettiğini açıkladı.

kaynak:
orda ittihad diye geçiyor ama
http://www.e-tarih.org/...p?sd=sozlukdetay&id=276