sabancı üniversitesi’nden akademisyen hülya adak, ayşe gül altınay ile doktora öğrencileri esin düzel ve nilgün bayraktar'ın hazırladığı bir kitap..
http://www.ntvmsnbc.com/news/449091.asp
uzun bir konusmadan dertlesmeden sonra, soylenilecek baska bir soz olmadiginda soylenir. goz goze gelinir kisa bir sureligine. ortaligi derin bir sessizlik ve anlasma alir. her sey sonunda ortaya dokulmustur, soylendikten sonra, kahveden, rakidan, votkadan artik ne iciliyorsa ondan bir yudum alinir, uzun bir sekilde ic cekilir.aslinda guzel bir duyguya yol acan obektir. yoldasliktir...
havada atıp , attığını kendi bile tutamayan cinsel yönden spastik tüm engellere sahip genç adam, karşısındaki afeti devranı sözleri ve gözleriyle yemektedir.
diyaloğun alası hayal gücü denen meretle gelişmektedir..
daha 20 imde bile değilim ama kızlar etrafımda pervane, o sıralar arkadaşlarla bir ev tuttuk . yurt hayatı olmuyor biliyorsun ; ağız kokusu ayak kokusu ve gece devrilen kamyonlar sonucu meni kokusu falan olmuyor...neyse güzelim.. tabi takdir edersin ki kızları eve atmak konusunda özgürüz artık..sarışın mı esmermi tam hatırlamıyorum dedimya, çok kız geçti hayatımdan..attım ben bu çıtırı eve, başladık öpüşmeye kızın dudaklar kerpeten mübarek, yavaş diyorum olmuyor , ahhhh diyorum olmuyor zat_ı şahane resmen yiyor...kız ,onu alaşağı etmem için tüm kusurlu hareketleri sergiliyor.tam ben yumuluyorum, işte orda dur diyor. ne oldu diyorum. ben üste olucam diye hayıflanarak gömlek düğmelerimi çözüyor.itiraz edermiyim ,yelkeni yırtılmış tekne misali koyveriyorum kendimi ellerine. üzerimde çift dikiş gel git diyorum...kız dünden razı tabi..verdikçe veriyor kendini .işte böyle be güzelim gerisini anlatmak bana yakışmaz. şimdi gidip spermen bankasına bağışta bulunmam gerek diyor...ortamdan, vahim şekilde erekte olmuşorganıyla uzaklaşıyor..kız ise arkasından baka kalıyor tek bir kelime etmeden...sonra genç adam ise; iktidarsızlığa çarenin bulunduğu ilk gün kapına dayanıp senden vermeni dileyeceğim be güzelim diyen iç sesiyle uzaklaşıyor..
intikamdan alınan hazzın verdiği şevkle birlikte ağızdan sarfedilen cümleciktir.
gözgöze gelinir, bunu bana sen mi yaptın diyen o aciz bakışların arkasındaki zavallıya pis pis sırıtarak bakılır ve işte böyle güzelim denilir. eğer bu cümle sarfedilecekse tam burada sarfedilmelidir.