6.
$üphesiz bir çok yazarı "ben de onun gibi entry yazacağım" dedirterekten yazarın saatlerini ara$tırmaya kitaplara makalelere gömülmesine sebep olan ve bunun sonucunda yazılan bir kaç entryden sonra "eehh sikerim lan herkes immanuel tolstoyevski olmak zorunda mı" dedirterekten normale döndüren bir yazar. tanımımız bu. bu tanımdakileri ben de denedim, olmadı.
yalnız kutsadığımız tapındığımız immanuel tolstoyevski hatadan münezzeh midir?
misal immanuel tolstoyevski melek kara ba$lığına yazdığı bir entrysinde $öyle demi$ti;
----------alıntı------------
yalanmis efendim, herkes gerizekaliymis megersem. evet anladim ki benim disimda hemen herkesin ebleh oldugu bir deneydeyim. gorduklerim baska bir dunya olsa diyorum ama allah kahretsin ki bazi sabitler var, ben tv’yi ve turkiyenin en firlama ve yaratici olmasi gereken guruhuna da eninde sonunda hakim olmus bu sikik yuzeyselligi birakip amerikan yuzeyselligine yelken actigim gunlerde de oradaydilar, bunun hayal olmadigini tescilliyorlar: fizyolojik olarak 85 yasinda olan ama hala ilkokul esprileriyle ortaligi senlendiren mehmet ali erbil var mesela, reha muhtar denen o suzme...reha muhtar var. bunlara ek olarak her boka dalkavuk misali alkis tutan denek sempanzelerden olusmus bir studyo guruhu var. turkiye gundeminin yuzde 97sini olusturan magazin/futbol evreninin cok cok uzak bir galaksisinde, yuzundeki boyalari kafataslarinin icindeki etten daha agir cekenlerden olusmus bir klon ordusunun ust duzey bir generali var. bu generale laf sokmak amaciyla arayip, 10 dakika boyunca iki veya uc defa mahalle karisi cazgirligi yapabilecek seviyede cumleler kurabilmis ve klon ordusu generalinin genclere kotu ornek oldugunu iddia etmesinden 7.4 saniye once mehmet ali erbil gibi bir adami goklere cikarabilmis biri var. en sonunda da uc bes abuk cumleden olusan isyanini, sehirli turkcesiyle yaptigi icin cazgirliktan isik hiziyla ayarmatorluge terfi etmesinde emegi gecen zirzop surusu var.
bunlarin hepsinin imkanlari, aptalliklarina bahane bulunmayacak kadar genis olduklari icin ve buna ragmen birer oy hakkina sahip olduklari icin, platonun 2500 sene onceki isyanina ortak oluyorum koskume donerken ve okkali bir kufur savuruyorum "democracy is the worst form of government... except all the others that have been tried" diyen churchille. amerikada gordugumuz her boktan akimin iki sene sonra turkiyede moda olmasina zar zor alismistik ama her firsatta amerikalilar salak diye masturbasyon yaparak pratik zekasina guvenen genclerin "creme de la creme" tabakasinin bu kadar angutlastigini gormek son darbe oldu.
en bilgili, en politize, en enerjik olmasi gereken bu "kucuk burjuva" takiminin, lumpen kulturune tamamen esir olmus olmasi, toplumumuzda sivillesme, demokratiklesme, akilcilik gibi ideolojilerin ve cesitli kulturel akimlarin motoru olacak, bunlari tipki fransa burjuvasinin ihtilal sirasinda yaptigi gibi halk tabanina yayacak hicbir tabaka olmadigini gostermekte. bunun yerine tam tersi birsey oluyor, bayagilik ve gerzeklik, sosyo-ekonomik merdivenin yukarilarini ele geciriyor. bu igrenc duzende de, tepeye coreklenenleri dis etkiler disinda zorlayacak hicbir faktor olmuyor; turkiye ic dinamiklerinin bu kadar kisirlasmasi yuzunden, ab ve amerika ruzgarlarinda, halk tarafindan zorlanmayan statukocularin abuk manevralariyla, iki ileri bir geri giden bir yaprak gibi ucusuyor. nereye konacagimiz belli degil, konsak da sonrasinda kaderine kendi yon verebilecek adamakilli bir kusak gelecegi hic belli degil.
-----------alıntı---------
yani hakikaten bu entrysinden sonra ben de televizyondan bir süre uzak durmu$umdur. ama aynı immanuel tolstoyevski hemen hemen ek$i sözlüğün en bilgili en politize creme de la creme tabakasının en üstünde duran otisabi’nin pi$ti’deki durumunu bakın nasıl tasvir ediyor;
-----------alıntı----------
oh ne ala ulan, otis’in espri ortalamasi 150 iqnun altina dusmesin, her ortayi gogsunde yumusatip vole caksin istisnasiz ki anan baban arkadasin dalga gecmesin senle ertesi gun. hatta boyle acayip frp karakterleriyle programa ciktigi dusunulurse, voleyi cakacagi ortayi da kendi yapsin, pasa gonlumuz onun uzerinden birseyler basarmis olma mutluluguna erissin diye. muz orta yapsin yapmisken, ajdar anikin cikita muzunu, nanesini alip size bos hayatinizda 1 aylik muhabbet malzemesi saglayacak kadar saklabanlik yapsin, bu cunku adamin yukumlulugu. ama ajdar anik objesi "sozluk aptalca yaziyor" dediginde "sozluk ben degilim" tepkisini veriyorsun, cunku koyun olmak hosuna gitmiyor. yerilirken kendini farklilastiriyorsun, ovunmek icinse koyun kiligina giriyorsun bedavadan pay kapmak icin, coban senin havadan calmazsa da sikayet ediyorsun ustune. super olay.
tabii bu psikoloji, gozlem kabiliyetini de etkiliyor. baslarda elli tane tutuk entrysi okuyunca sandim ki herifin agzina tiktilar laflari, bu da saatlerce sacmaladi, arkadasim oldugu icin de uzuldum. yav yok, gayet duzgun hersey, otururken 3 saniyeligine deniz akkayaya kitlenmis, sonra normale donmus. ben mi farkli sey izlemisim nedir.
context demis, prank demis. gel sen abd’de alti sene yasa, geri dondugunde onun yarisi kadar konusabilirsen madalya takarim sana. ben yazarken turkcesini bulamiyorum ya, adam orada ajdar anikin aurasinda erimeden, radyoaktif bozuntuya ugramadan cumle kurabiliyor. "konusamiyorsa cikmasin" demeye de hakkin yok iste, senin padisah tugranla oraya cikmadigi icin.
-------------alıntı------------
immanuel tolstyevski melek kara konusunda sözlüğün bu kadar magazinel bir olaya kilitlenmesini gayet sert bi $ekilde ele$tirirken benzer ortama dahil olan otisabi’yi de aynı düzeyde ele$tirmesini beklemek doğru olmazdı, ama biz yine de ilk entrysini referans alıyoruz.
bunun yanında immanuel tolstoyevski’nin me$hur bir arthur schoppenhauer feti$izmi var. kar$ı cinsler arasındaki bütün durumlar için kendisine referans olarak arthur schoppenhauer’i alan immanuel tolstoyevski’nin taksim’de toplu taciz ba$lığında yozla$mı$ kadın erkek ili$kilerinden dem vurup günümüzdeki bu koku$mu$luğun ilkel toplumlardaki kadın erkek e$itsizliğinden bile daha kötü olduğunu vurgulaması da enteresan bir durum. kendisi de bunun farkında;
--------------alıntı------------
ben ki defalarca bu ask konularinda schopenhauerden dem vurdum, psikolojiden girdim, evrimsel biyolojiden ciktim, nietzschenin gelenekler tarafindan zincirlenmeme cagrisina hayran oldum. ama yine de uzuluyorum iste, cunku ask artik bir duygudan, bizi insan yapan bir rituelden cikip tuketilecek bir meta oldu. insanlar, onlari insan yapan o degerleri birakip, tatminsizce tuketen birer hayvana donustu.
--------------alıntı------------
söz konusu iki entry;
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=askin+metafizigi%2f%40immanuel+
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=taksim+de+toplu+taciz/@immanuel%20tolstoyevski
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kova+burcu%2f%40immanuel+tolsto
bunların yanında kendisi tabiki de sözlüklerin göreceği en iyi 3-5 yazardan birisidir, übermensch’dir, saygılar, sevgiler..
edit: evet, kıskanıyorum da..