1.
eskiden beş, şimdi sekiz yıl eğitim veren; genelde ilk beş yılında aynı öğretmenin tüm dersleri anlattığı (müzik, ingilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi gibi branş dersleri hariç, bazen dahil) yedi yaşında gidilmesi zorunlu olan okuldur.
<bkz: baba beni okula gönder>
sherry 05.10.2006 08:56
#70564
2.
kızların eteklerinin açıldığı, yerden yüksek oynanan, beden, müzik dersleri yerine matamatik dersi yapılan, aynı hocayla beş sene geçirmek zorunda olunan ve asla unutulmayan yer.
Kaka 09.12.2006 00:14
#136050
3.
bizim zamanımızda önlükleri siyah olan hede.
ugokhan 09.12.2006 00:15
#136052
4.
temel egitim veren resmi kurum.
hypnotic 09.12.2006 00:16
#136053
5.
kurtlar sofrası,ilk işkence yeri,çıkarcı manyaklar bence dünyayı sallayan psikopatlar ilk kararlarını bu sıralarda veriyolar hani şu dünyayı ele geçirme planları yapan büyük fantazi kralları...ahh ahh harcandım harcandımm..
ainamelfgn 28.04.2007 19:22
#357525
6.
genellikle çocuklar arasında bir olay çıkınca çocukların suçu birbirine attığı yer. her insan bu okulu okuduğu için de bu olay içinde kalır. en ufak olayda hemen karşı tarafa atar suçu, pek de güzel olur.
pul koleksiyoncusu 01.07.2007 11:55
#513064
7.
insanın büyüyünce ne bok olacağı belli olduğu yer,
eğer öğretmenin gözdesiyse, ilerde şımarık bir tiki
yok efendim, arka sıra eziklerindense, iddaalı bir kıro
ya da 90 alınca akşam azar işitense, tescilli bi inek..
*
ohabukadarolur 01.07.2007 11:59
#513067
8.
ilköğretimin 1. kademesi.
rebellious 01.07.2007 12:24
#513108
9.
beton griliğine katılmış kurşun kalem siyahlığında geçen yılların şuurlarımızda yer alan anısıdır. vasıfsız müteaahhitlerin ellerinden çıkmış klasik çizgilerin arasına mahkum olmuş betonarme binalarda geçmiş eğitim süreciydi.
sıralarında geçen yılların ahmet'leri, murtaza'larının çıt çıtlı kalemlerle kazınmış isimleri, duvarlarında her yeni müdürün zevksizliğini gösteren sidik sarısı boyasının üstüne bu seneki müdürün fanatik lacivertinin sırıttığı renkleri, koridorlarında periyodik olarak değişen üniforma cümbüşüydü.
ilk heyecan, büyük adamlığa atılan ilk adımların adresiydi ilkokul sıraları o zamanlar. kurşun kalemler, silgiler, defterler... hayat bilgisi derslerinde sınıf öğretmenimizden tutumluluğa dair dökülen cümlelerin etkisiyle babamızın verdiği harçlıkla aldığımız simiti böldürmeye başlardık. yaptığımız bu hareketin üniversite yıllarında ekonomi dersinde marjinal fayda olduğunu yıllar sonra öğrenicektik. o zamanlar sıraları kaplayan masa örtülerimiz cuma günleri bir ton defter ve kitabın yer aldığı çantalarda evlerimize gelirlerdi. annelerimizin yumoş kokuları sıralarımızı kaplardı pazartesi günleri. okul aidatlarıyla 3'erli otururduk sınıflarda. sabahçı veya öğlenciydi öğrenciliğimiz o zamanlarda.
küçük bedenlere yüklenen büyük anlamlarıydı eğitici kollar. iyi hatırlarım ki yeşilay koluydum ilkokulda küçükken, ama ben sevdim duman ve alkolü adam olurken. bu kollar bizi eğitmiyeceğini bilemezdik. kollarımızın misyonuna ters gelen şeyleri büyürken sevicektik. bu kollar tek tek sarmalardı küçük bedenlerdeki büyük hayatları.
iktidar kavgalarının başladığı yıllara da tekabül eder. sınıf başkanlığı, statüsü ve popülerliği ile gözde bir konumdu. sınıf başkanların çok konuşanları tahtada çarpılarla işaretlediği o küçükler, ileride konuşmaktan aciz vatandaşlar olarak yer alacakları yılların başlangıcıydı. bir paradoks olarak kalıcaktı bende ilkokul yılları...
sein 02.11.2007 15:25
#704316
10.
özlenilen okul.yakalarımız güzeldi.sabah süt içmek,çizgifilm.başkan olmak istemek ancak olamamaktır.
teletabipatisi 27.11.2007 23:21
#743987
11.
kavga edildiği zaman sıranın ortasına çizilen kalemden sınırlar,kopmak bilmeyen önlüğün arka bağı,simit ayranla geçirilen nefis öğle tenefüsleri,silgi kaybolmasın diye silgiyi boyuna bağlamalar,sınıf maçlarında yenilen tarafın karizma yapmak için ağlamaları...ilkokul günleri.
the jetsons 07.12.2007 23:43 ~ 10.12.2007 16:14
#760946
12.
allah'ın izniyle bu sene bitireceğim okul..
cilgin buzdolapci 04.02.2008 03:27
#849544
13.
kolalanmış kolluk ve yakaları vardı. silginiz kaybolmasın diye ortasından delinip iple boyuna asılmaları birde. sevinçle beklediğiniz kırmızı kurdale günlerini, kan kardeşliği yeminlerini ve okul sonrası boğazda kalınacağını bile bile ayva çalma serüvenini de unutmamak gerek .soba önünde ısınmak için feda edilen naylon siyah önlükleri. çift örüklü saçların ucunda kocaman beyaz kurdaleleri , iple çekilen pasta şenlikliyerli malı günleri. masal satan adam yerine konulan duru sesli öğretmenleri vardı.en çocuk halinizi bahçeye saldığınız teneffüsleri, dil dışarda top peşinde koşulan yedi kulesi, kendizi halka içine hapsettiğiniz çelik çomağı vardı. ben, ben, ben demeden parmak kaldırırken öğretilen sabırvardı.okul çıkışlarında karı kızaklarla buza çevirme telaşı vardı birde...dişinizle silgiyi ikiye bölebileceğiniz arkadaşlıkları , yıllar sonra hala aklınızda kalabilecek kadar güzel aşkları vardı .
NuN 06.05.2008 21:52 ~ 06.05.2008 21:56
#914383
14.
12 eylül darbesi ve etkisiyle geçen yıllarıma denk gelen okul dönemi.
yazar ne yazar ne yazamaz 06.05.2008 22:12
#914395
15.
öğrenciler kadar öğretmenlerin de gitmekten hoşlanmadığı, eğitememe-öğretememe faaliyetlerinin yapıldığı, erkek öğrencilerin her birinin kendini miroğlu sandıkları, kızların ise birer çağla şikel olma yolunda ilerledikleri, yakında liselerin 4 yıla çıkmasıyla beraber daha da kalabalık sınıfların oluşacağı, ileride siyasete atılmayı hedefleyen müdürlerin oy potansiyeli yaratmak için en uzak ilçelerden dahi öğrenci kaydı yaptıkları, iğrenç renklerle boyalı ve projeleri kim tarafından çizildiği belli olmayan kullanışsız binalardır...
killandim ama gercek 08.05.2008 16:15 ~ 09.05.2008 11:16
#915665