bir işi başarabilme yetki ve yeteneği. *
chuck 16.09.2006 17:22#44641
· ghostbusters (4)
· seks (2)
· anlamsiz (2)
· kalpsiz (2)
· cinsel yolla bulasan hastaliklar (9)
· baba mimikleri (2)
· 15 ekim 2008 estonya turkiye maci (3)
· uzun entry (4)
· matematikte sayidan cok harfin olmasi (2)
· cemalim
· cok guzel hareketler bunlar (2)
· dizi repliklerini gercek hayatta kullanmaya calismak (3)
· yaygara
· tuvaletten mesaj atinca yanki yapar mi sorunsali (3)
· lloyd s (2)
· bira
· soz vermek (3)
· pipini goster amcalara oglum (2)
· brusk
· busos
· hadi oglum goster amcaya pipini (2)
· hadi oglum amcaya pezevenk de (4)
· naringergedan (2)
· kamuflaj
· nargile
sahip olduğunuz gücü kendi çıkarlarınız doğrultusunda başkasına dayatmaktır. bu güç fiziksel ya da cemaat,toplum gücü olabilir.
kubik 22.12.2006 01:43penisin ereksiyon olabilmesidir. tersi halinde;
<bkz: iktidarsızlık>
sahibini kirleten olgu, güç sizdedir, sizle aynı yetkilere sahip olmayanları yetkilerinizle aklınız sıra cezalandırabilirsiniz ve bundan dolayı kimseye açıklama yapmak zorunda da değilsinizdir, ama unutmamak gerek ki ;
mazlumların zalimlerden intikam alacağı gün, zalimlerin mazlumlara eziyet ettiği günlerden çok daha acı olacaktır.
yönetme gücünü elinde bulundurmak. meşruiyete sahip olması gerekir.*
tiki_avcisi 12.06.2007 15:30eş anlamları son derece manidar durmakta, utanmasa binlerce yıllık tarihi, yani erkeklerin şekillendirdiği tarihe örnek teşkil edecek kadar cüretkar olabilir.
poisonous clam 01.05.2008 18:51ezen ve ezilen üzerinden non sequitur saikle bir iktidar değillemesi, mazlum edebiyatı yapılmış ona da çomak sokacam ama önce başlığı şey ettirmem lazım. sahibini kirleten olgu asdşalskdals pardon abi pardon şey ediyorum:
noberto bobbio’ya göre iktidar; ekonomik iktidar, ideolojik iktidar ve siyasi iktidar olarak üç farklı şekilde/kategoride var olabilir.
ekonomik iktidar, ender bulunan bazı malların ya da fazlaca bulunmasına rağmen belli kesimlerin elinde yoğunlaşmış mallara sahip kişilerin veya grupların bunlara sahip olmayanlara istedikleri davranışları yaptırabilme gücüyle bağlantılıdır. ideolojik iktidar, toplumda otoriteye sahip bazı kişilerin, geliştirdikleri düşünceleri diğer bireylere kabul ettirebilmeleriyle ve onları istedikleri davranışlara yönlendirebilmeleriyle bağlantılıdır. siyasal iktidar ise, fiziksel şiddet araçlarına sahip olanların toplumdaki hakimiyetleriyle ilişkilidir.
devletin, vatandaşlarının haklarını güvence altına almak için çıkardığı yasalara uyulmadığı durumlarda bu yasalara uymayan kişiler üzerinde zor kullanma yetkisi vardır. bu yetki tutuklamadan, hapsetmeye, para cezasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar; siyasal iktidarın güç kullanımı bü yüzden şaşırtıcı gelmesin.
ha şimdi "iktidar" ile "güç"ten soyutlayarak eş tuttuğunuz "adalet" ve adalet kümesinin elemanlarından saydığınız eşitlik ve tarafsızlık ne kadar eş ve alt küme sayılmaya layık onu şey edicem. benden önce az şey edilmiş onları da katarak trialog kurayım, hırpalıyım. #876662 #886370
modern yaşamda davranışlarımıza araçsal rasyonel eylem -yani kanunların belirli bir rasyoya işaret etmesi- yön vermekte ve otoriteler eylemlerini yasalara ve kararların akılcılığına dayanarak meşrulaştırmaktadırlar. yine aynı şekilde insanlar da, otoritelerin emir ve kararlarına, yasalara ve aklın gösterdiği ilkelere uygun oldukları için riayet ederler.
modern öncesi toplumlarda ise siyasi iktidar dinsel konulara bireylerin inanışşlarına kadar varabilecek bir egemenlik alanına sahip iken bugün bunu savunacak adam bulmak zor. ne oldu da bu içiçelik rasyosunu kaybetti? iktidarsız bir toplum tahayyülü neden mantıksız? neden bireyler devamlı bir çatışma haline ihtiyaç duymakta?
ha bunun temeli nerede yani misal siyasal iktidarın ekonomiye ne oranda müdahale etmesi gerektiği sorusu ve cevaplardaki çeşitlenmeler: liberal ve marksist ideolojiler. liberaller için, devletin herhangi bir şekilde, üretim faaliyetine katılmaması, kamu kuruluşları aracılığıyla mal üretmemesi şartı, uzlaşıya dayalı toplum, iktidarın ademi merkezi bir şekilde topluma yayıldığına ve toplumun bireyler tarafından paylaşılan değerler nedeniyle bir arada durduğuna olan inanın rasyonalitesi; marksistler için ise piyasa mekanizmalarının eşitsizliklere neden olduğunu, devletin ekonomiye aktif katılımının savlanması...vs.
foucault’nun da dediği gibi "her iki doktrinde iktidarın yarattığı kötülüklerden, karşı kutbu sorumlu tutmaktadırlar. liberaller, marksizm’i totaliter yönetimlerin ortaya çıkışına neden olmakla eleştirirken, marksistler kapitalist ülkelerdeki yönetimleri sınıf tahakkümüne yol açmakla itham ediyorlardı. her iki akımda, iktidarın “içyüzünü”, hakimiyet sağlamakta kullandığı mekanizmaları, teknikleri araştırma zahmetine girmiyorlardı" yani asıl olana, "iktidara" aşağıdan yukarı olması gerekir iken tam tersine evrilmesine bakmak gerekir. iktidarın meşruiyetini nereden aldığına, yani "çatışma" kavramına bakmak değil zaman kaybı zira ama sizin için kaybedilecek bir yığın zamanı göze almışım ben canolar feda olsun lan dediyimsiniz.
çatışma, farkı oluşturan bireylerin kendi varoluşsal alanlarının kesişim kümesinin toplamı, toplum olabilmenin ön koşuludur. aksi mantıksız, hayali, boş, herkesin aynı olabilmesi de değil birbirine girinti ve çıkıntıların uyumlu bir yapboz olması demek. kafa alıyor mu hayır, ee ne oluyor yine rahmetinden sual olunmuyor mu? açıklanması elzem olandır.
birilerinin iktidar uygulaması başkalarının iktidarını azaltır mı? sıfır toplamlı bir kavram mıdır iktidar? yoksa iktidarın uygulanması toplam iktidarı aynı düzeyde mi tutar ya da bunu arttırabilir mi? bir mülk müdür iktidar da burjuvaziye atfedilen zenginliğin ve gücün bir simgesi eşittiri olarak görüyoruz? tam da burada foucault’da bunu diyor.
ne diyor? "marksistler, iktidarı, burjuvazinin sahip olduğu zenginlik ve güçten kaynaklanan bir mülk gibi görmüşlerdir. liberaller ise sözleşmeye dayalı bir iktidar modelini benimsemişlerdir. onlara göre insanlar haklarının korunmasını bir sosyal sözleşmenin neticesinde egemen güce, hükümrana devretmişlerdir. daha net ifade edersek, iktidar, toplumun elindedir. hukuksal yönden egemen güce devredilmiştir. eş deyişle liberaller de iktidarı bir grubun mülkiyetinde olan ve devredilebilen bir hak gibi algılamışlardır. iktidar mülkiyet terimleriyle değil, savaş metaforu aracılığıyla kavranmalıdır." bu anlayışın bir sonucu olarak, foucault iktidarın ne olduğundan çok nasılıyla, hangi stratejilerle iş gördüğüyle ilgilenmektedir. "kirleten bu olgu"nun doğanızın tam da göbeğinde yer aldığından ve bu işin mekanizmasına inebilmekten, hegemonik durumlarını ortaya çıkartmaktan bahsetmektedir.