gonlu guzel, kendi guzel, kalemi guzel yazar,oyuncu.
<bkz: hayat guzeldir>
#5853
· 11 ekim 2008 cumartesi disko krali zirvesi (10)
· mariachi (2)
· cumhuriyet (2)
· ozgu namal (3)
· bu gece (2)
· mehmet turgut (2)
· aysun kayaci nin teroru bitirme plani (3)
· disko krali (9)
· erekte vaziyette iken isemeye calismak (3)
· cenin (3)
· temel reis in safinaz i tatmin edememesi (3)
· yumusak g (9)
· gloria jean s coffees (2)
· lover you should ve come over
· dunyadaki tum homoseksuelleri toplayip sikmek (4)
· tanri (4)
· pezemenk (3)
· asik oldum yikilmadim ayaktayim
· sev dunyayi (3)
· arap yagi bol bulunca gotune surermis (2)
· ikikalasbihevesmishersey (3)
· gunah (3)
· oflas
· pezevenk cocugu (4)
· salka
· poset kolonya (2)
· insan (2)
· ben bir sira neferiyim sosyalizm yolunda
· yaran diyaloglar (2)
· isyan olsun (3)
· lafmacun yazarlarinin kan gruplari (4)
· grup yorum (5)
· erectus programiyla rusya ya giden ogrencinin erekte olup geri gelmesi
· erectus programiyla rusya ya gitmek (2)
· mirat (2)
· alo reis hatti (4)
gonlu guzel, kendi guzel, kalemi guzel yazar,oyuncu.
<bkz: hayat guzeldir>
tuna kiremitci'nin hikayelerini seslendirdigi albumu alip defalarca dinledigim muthis ses tonuna ve bir o kadar da muthis bir hayat arkadasina sahip insan. sevgiyle kucakliyorum kendisini..
karanlikta 14.05.2006 14:15gerek ses tonuyla,gerek hal ve tavrıyla ne zaman bir yerde görülse, duyulsa insanın sinirlerinin tavanda seyretmesine sebebiyet verecek şirinlik bik biki. *
beynim_zonkluyor 19.07.2006 09:49lirik uçurtma ilahesi, hep ağlak hep ağlak turşu. şirinlik muskalığında esra ceyhanla sidik yarıştırdığı da ayrı bi gerçektir.
psyche 22.07.2006 14:13bitmiş aşklar emanetçisi kitabı beni bayağı etkilemiş olan yazar insanı
ugokhan 30.08.2006 18:39geçmişinde son derece zor bir hayatı olan ve bugünlere gelmek için çok mücadele eden,yaşadığı o kadar şeyden sonra umudunu yitirmeyen ve umut dağıtmayı da seven güzel yurdum insanı...ekranlara yakışıyo..
tarpeia 30.08.2006 19:43sevgi kelebeği modunda hayat güzeldir diye beynimizi kemiren yapmacık kadın. bir diğeri <bkz: esra ceyhan>
bobo 11.10.2006 01:20dün itibariyle tuna kiremitçi ile evlenmiştir.
<bkz: tuna kiremetçi>
nedenini bilmediğim halde kendisini çok itici bulduğum tabiri caizse gıcık olduğum bir hanfendü neyse evlenmiş bakalım mutlu olsunlar
yagmurcukkusu 09.11.2006 22:16 ~ 09.11.2006 23:38<bkz: börtü böcek>
<bkz: lay lay lom>
.
.
.
<bkz: hayat güzeldir>
<bkz: seni seviyorum> siiriyle beni benden alan yazar.. sevgi kelebegi..
kiziLgunes 12.01.2007 23:18ağzından pozitif elektrikler akan , inanılmaz gamzeli insanımtrak...
HCB 18.02.2007 13:42kitapları;
-hayat güzeldir
-bitmiş aşklar emanetçisi
-yaz bitmesin
-gördüğüme sevindim
"sana baktığım zaman gördüklerim bir zamanlar sakladıklarıma çok benzeyen sıyrıklar aslında" dedi ansızın geçen gece.
iclal aydın.
kadere çok ilişmemek gerek galiba.
didişmek bir işe yaramıyor neticede. o yine bildiğini okuyor.
hepimiz “daha mutlu olacağımızı” sandığımız kararlar alıyoruz ama ne yaparsak yapalım, sonunda yine hiç ummadığımız bir kapıya çıkıyor o koridor.
acaba attığımız taşlar uçurduğumuz kuşlara değdi mi?
yıl biterken bütün mesele budur aslında.
yıl sonu yaklaşınca bende de başlıyor bir iç sayım...
envanter döküyorum yavaş yavaş...
belki bu yüzden, belki de koca yılın yorgunluğu nedeniyle garip bir halsizlik, tuhaf bir içe kapanma yaşıyorum.
***
ne cumhurbaşkanlığı seçimleri ne ahmet ertegün’ün yaşarken ermeni sorunuyla ilgili hangi tarafta olduğu ne de küresel ısınmanın derdi...
kendi küçük dünyalarımızın küçük sorunları ile haşır neşiriz bugün de...
taksit atlatan kredi kartları, yılbaşı gecesi, kaç dakika daha fazla uyuyabiliriz hesabı, bir başkasının kazandığı para, yine bir başkasının bizimkinden daha iyi olduğunu sandığımız hayatı...
sabah olmak üzere ben bu satırları yazarken.
hava soğuk.
salondaki masada pencereden gün doğumunu izleyerek, apartman kapıcımız ali osman’ın kalorifer dairesinde çıkardığı sesler eşliğinde zamansız uykumun gidişiyle bir iki satır toparlamaya çalışıyorum.
aslında satırlardan çok kafamı toparlama derdindeyim, pek
çoğunuz gibi...
***
yıl biterken aşağı yukarı benzer yazılar yazılır hep. en iyiler, en kötüler, yazarı en çok etkileyenler filan...
en iyiler, en kötüler...
en...
oysa o kadar değişken ki bu ‘en’ler...
geçen yılın en kötü olayı nedir diye düşünüyorum ama her yeni gün bir öncekinden daha kötü bir haberle geliyor. az önce internete girip baktığımda gördüm ki, 21 yaşında yedi buçuk aylık hamile bir tekstil işçisine iş çıkışı üç saldırgan defalarca tecavüz etmiş. çantasını, montunu, ayakkabılarını bile almışlar üzerinden.
hamile bir kadın, küçük bir bebek fark etmiyor artık...
gündüz kuşak programlarının çoğunun basit uyuşturucu etkisi altında kalanlar ekranları başında eğlence ile gerçeği giderek daha çok birbirine karıştırırken kötüler daha kötü, aptallar daha aptal oluyor. belki gazetelerdeki bu haberleri de o programlarda tartışılan ilişkiler gibi “kurmaca” zannediyorlar... “ayyy ne feci” diyor ve unutuyorlar belki de... bugün
en ilgi duydukları kahramanlar yarın hafızalarında en alttaki kişi olabiliyor. cenazesi neredeyse barış manço’nunki kadar kalabalık olan
ata gibi mesela...
kötülük kendi kapımızı çalmadan uyanmaya niyetimiz yok hâlâ...
***
kendi içime dönüp baktığımda aslında taşımaktan pek de hoşlanmadığım (kim hoşlanır ki) pişmanlıklarımın bu yıl da kendine
iyi bir yer edindiğini görüyorum.
neyse ki “en”lerim aşağı yukarı
aynı duruyor.
hayatımla ve içinden geçenlerle daha sert maçlar çıkarmışım; geçen yıldan farkım bu.
yine de düşünmeden edemiyorum;
attığım taşlar uçurduğum kuşlara değdi mi?
bilmiyorum...
iclal aydın.
hep ayni cümleler.babamlar nasıl? ilacını aldın mi? nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.bazen dalıp giderdin mutfakta yemek yaparken tahta kaşıkla tencerenin başında öylece.ne düşünürdün acaba? özlemek çok fena anne, anlamak seni daha da…omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.benim kızımın omuzlarını ovmasına daha çok var.gittikçe sanami benziyorum ben? ya da ‘annenin kaderi kıza’ dedikleri doğru mu? ‘baban eskitir herseyi kızım, ‘demiştin bir kez.anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.omzunu ovacak kalmıyormuş meğer ayni evin içinde.simdi duysan bunları, ne üzülürsün mutsuz mu kızım diye, çoktan vazgeçmiş bir sesle.mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, aksam çalan kapıyı açıyorum.açtığımı goren olmuyor.pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.cay demleniyor demleniyor, demleniyor.kederim mutfağın her yerine yerleşiyor.nasıl eskiyor hersey anne, nasıl eskiyor.eskilerimi atmaya kıyamıyorum. seni çok özlüyorum.
iclal aydın…