1.
veli veya peygamberdir. ruhu, darda kalana yardım eder.
ibrahim aleyhisselamdan sonra yaşamış bir peygamber veya veli. avrupa ve asya kıtalarına hakim olan zülkarneyn aleyhisselamın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğludur. isminin, belka bin melkan, künyesinin ebü’l-abbas olduğu ve soyunun nuh aleyhisselamın sam isimli oğluna dayandığı bildirilmiştir.
bazıları da hızır aleyhisselamın israiloğullarından olduğunu söylemiştir. hızır lakabıyla meşhur olmasının sebebi, kuru bir yere oturup kalktığı zaman, oranın yeşerip yemyeşil olmasından dolayıdır. sahih-i buhari’de bildirilen bir hadis-i şerifte peygamber efendimiz; ’’hızır (aleyhisselam), otsuz kuru bir yerde oturduğunda, o yer birdenbire yemyeşil olur, peşi sıra dalgalanırdı.’’ buyurdu. musa aleyhisselamla görüşüp yolculuk yaptı. fakat vefatından sonra ruhu insan şeklinde gözüküp, gariblere yardım etmektedir.
hızır aleyhisselam, allahü tealanın sevgili kullarındandı. doğdu, büyüdü ve vefat etti. ancak allahü teala onun ruhuna insan şeklinde görünmek ve kıyamete kadar yardım isteyen müslümanların imdadına yetişmek, yardım etmek, konuşmak, ilim öğrenmek ve öğretmek özellikleri verdi. bazı alimler ’’nebi’’ (peygamber), bazı alimler de’’veli’’ dir dediler. hızır aleyhisselamda, yaşayan insanlarda görülen haller bulunduğu için yaşıyor zannedilmektedir.
hızır aleyhisselam, güzel ahlak sahibi, cömert ve insanlara karşı çok şefkatliydi. allahü tealanın izni ile keramet ehli olup, kimya ilmini bildirdi. hak tealanın bildirmesiyle ledünni ilme sahipti. hızır aleyhisselam musa aleyhisselam ile buluşması, görüşmesi ve yolculuk yapması kur’an-ı kerim’de kehf suresi 60 ve 80. ayetlerinde ve hadis-i şeriflerde bildirilmiştir.
peygamber efendimiz eshab-ı kiram ile tebük harbindeyken ikindi namazını kıldıktan sonra iki beyit işittiler. fakat şiiri söyleyeni göremediler. resulullah efendimiz; ’’bu iki beytin söyleyicisi kardeşim hızır’dır. sizi övüyor.’’ buyurdu. hızır aleyhisselam bir çok zatın tasavvufta yetişmesinde rehberlik etmiş, feyz vermiştir. hızır aleyhisselamın tasavvufta yetiştirdiği en meşhur alim ve velilerden biri abdülhalık goncdüvani hazretleridir.
hızır aleyhisselam, ilyas aleyhisselamla birlikte peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatında hane-i saadetlerine gelip ehl-i beyt için sabır ve tavsiyesinde bulundu. onların geldiklerini ve sabır tavsiye ettiklerini hazret-i ebu bekr, ehl-i beyte bildirdi.
www.huzuradogru.com adresinden alınmıştır.">*
muselem 18.05.2007 - 17:03
#404539
3.
efendim bu zat-ı muhteremin peygamber olduğuna dair kuran’da bir bilgi bulunmamaktadır.esasen kuran da adı da geçmez.yanlızca kehf suresinde musa ile yolculuğa çıkan esrarengiz kişinin hızır olduğu diğer tali kaynaklarda anlatılır ama bu bilginin kuran la sağlaması yapılamaz.o hikayede kuran isim vermez.ve zaten hikaye de geçen gizemli ve bilge kişinin bir insan mı yoksa bir melek mi olduğu da net değildir.yanlızca bir kul olduğundan bahsedilir.ama yahudi kaynaklarından devşirilmiş bilgilerle hızır bir peygamber statüsüne yükseltilmiş bu da yetmemiş hıdırellez şenliklerinde kemdisinden ev arabaçocuk hatta hayırlı nasip dilenir olmuştur.yanlıştır.
etson arentesto 20.07.2007 - 15:53
#558016
4.
evvela rabbin bir peygamberidir, ismi kuranda peygamber diye zikredilmemiş olsa da her kavmin paygamberi olduğu bilgisi / geleneği bağlamında peygamber olduğu kabul olunur. kuranda "katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul..."(18:65) olarak nitelenenin hızır (a.s.) olduğu islam alimlerince bildirilir. rab, özel bir yetenek, özel bir bilgi ve emirle donattığı hızır kulunu dardaki kullarına yardım ve ihsan elçisi olarak gönderir.
rivayete göre hızır (a.s.) yaşamaktadır. kul sıkışınca gelmesinden de belli olan bu durum, rabbin hikmetinden sual olunmaz prensibi çerçevesinde ve üstelik şu geçimi zor fani dünyada kalbe bir ferahlık olarak kabulümüzdür.
pervin 17.03.2008 - 13:12
#871962
5.
efsaneye göre ab-ı hayat ’ı bulmuş ve içmiş biridir. yani ölümsüzdür.
her insanın ölümsüzlüğe kavuştuğunda yapacağı gibi o da kendini hayır işlerine adamıştır. darda kalanın yanında biter; dertlere derman, gönüllere sultan olur ölümsüzleştiğinden beri. kapı kapı dolaşarak dilendiği ve bi başparmağının kemiksiz olduğu söylenir. bi zaman, doğu toplumlarında, kapıya gelen dilenciye kötü davranmaktan çekinilmesinin sebebinin bu olduğunu duymuştum ya da okumuştum bi yerlerden. dilenciye kötü davranmamak gerek kısacası, denk gelir de kapımızdaki hızır olursa, göte geliriz vallaha.. ayrıca kimi psikopat bünyelerde, dilencilerin başparmaklarını ellemek gibi bi hastalıkta peyda olmuş zaman içinde. "kapımıza gelen belki hızır ’dır; böyle bi bardak soğuk suyla, bi parça kuru ekmekle yollamak olmaz, adam gibi bi ağırlamak gerek" diye düşünüyordur bu psikopatlar muhtemelen. hatta bi keresinde bi arkadaşımdan, bi akrabasının evine geldiğini duymuştun hızır ’ın. şöyle ki; dilenciye sadaka veren kişi, başparmağının kemiksiz olduğunu farkediyor*, dilenci de bu durumun anlaşılması üzerine aceleyle çıkıp gidiyor. bizimki şaşırıyor tabi kemiksiz parmak olayına -bu arada bizimki bilmiyor bu efsaneyi- ve ev ahalisine anlatıyor durumu hemen, "ne yaptın lan salak, hızır ’dır o" diyor ev ahalisi de ve hemen peşine düşüyorlar dilencinin ama bulamıyorlar tabi. ve hızır bir kez daha kaçmayı başarabiliyor hızır avcılarından. ve yüzyıllar geçiyor böyle kaçarak, saklanarak ve darda kalanlara yardım ederek...
hamlet 12.05.2008 - 16:01
#918897