genellikle doğu ülkelerinde hükümdarlara verilen ünvan.
painseeker 14.10.2006 20:09#78996
+ tarih boyunca soylenmis ilginc ve guzel sozler …
+ adalet ve kalkinma partisi …
◊ bilgisayarin basindan kalkiyorum (2)
+ kafa izni alma zamaninin gelmesi …
◊ oglan olursa leon kiz olursa mathilda (5)
◊ kiz guzel ama gogus yok (3)
◊ su terbiyesiz kemalistler (6)
+ turkey in angola dilinde pipi anlamina gelmesi (4) …
◊ 2010 yilinda zeka yasiyla ilgili espri yapip zeki gecinenler
◊ dicle irmagi kiyisinda oturdum agladim (3)
◊ gaybana gecelerin esaretinde
◊ dolmabahce sayayi (2)
+ pideciye kiyma goturulup pide yaptirilmasi …
+ tavuk sikmek (4) …
+ gay bara gidip gayda calmak …
◊ r leri soyleyememeyi komik sanan kitle (2)
◊ gotveyenley (3)
◊ homososyal (2)
◊ atatuyk olmedi kalbimizde yasiyoy
+ asrin bulusunun doner robotu ilan edilmesi …
+ atatuyk yuydumuzu dusmanlaydan kuytaydi …
+ ataturk olmasaydi bugun yeni raki degil uzo icerdik …
+ 18 mart 2010 sporting lizbon atletico madrid maci …
+ butun komik kadinlarin cirkin olmasi
+ apaytheid yejiminde biy zenci
+ japonya
eski zamanlarda uzun yolculuk yapan insanların konakladıkları yer
themofrak 14.10.2006 20:15 ~ 20:15osmanlı padişahlarının ve bazı türk beylerinin kullandıkları unvandır. "devlet başkanı, hükümdar" anlamındadır.
eski türklerde "kan" şeklinde olan bu unvan, "kağan" ve daha sonraki çağlarda da "bakan" şeklinde kullanılmıştı.
osmanlılarda mehmed han, selim han gibi kullanılan bu unvandan türkçe'deki "hanım" kelimesi türemiştir. bağımsız bir han'ın idaresi altında bulunan devletlere "hanlık" adı verilirdi.
mimaride ise bu kelime, tüccarların, iş adamlarının yolcuların seyahat yolları üzerinde hayvanları ve eşyaları ile birlikte kalabilecekleri ve onlara yatacak güvenilir bir yer ve yiyecek sağlayan yapılara verilen addır. ana yollar üzerinde inşa edilen bu yapılara "kervansaray" da denmektedir.
osmanlılar devrinde selçuklulardan kalan yol şebekeleri genişletilip han ve kervansaray kuruluşları arttırıldı, fethedilen yerlerde yeni hanlar inşa edildi. çeşitli devirlerde, şehirlerde ve yollar üzerinde tuna nehrine kadar uzanan osmanlı topraklarında birçok hanlar yapılmıştı. bu hanlar çoğunlukla taş ve tuğladan inşa edilmiş, kale gibi sağlam yapılardı. bazen kerpiç ve ahşap hanlar da yapılmıştır.
han bir şehrin kalesi sayılabilirdi. içinde genellikle develiği, at ahırı, harem odaları, haremin ortasında büyük bir havuzu, kileri, imareti bulunurdu. her akşam han kapısı mehter çalınarak kapanırdı. bekçiler kandiller yakıp kapı dibinde yatarlardı. bir handa oda tutmak için hanın odabaşısına, başvurulurdu. hanı odabaşı yönetir ve bütün anahtarları elinde bulundururdu. odabaşı denilen görevliye bir çeyrek kuruş veya yarım kuruş verilirdi. buna "açım parası" denirdi. oda kiraları da gün üzerinden hesaplanır, odanın değerine göre gün üzerinden bir iki akçe verilirdi.
türklerin yapmış olduğu hanlar başlıca üç tiptir. bunlar birinci ve ikinci hanlar çoğunlukla büyük yollar üzerinde kurulmuştur. buna göre bu hanlarda daha çok geçici yolcuların ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuştur. üçüncü tipe giren hanlar tamamiyle osmanlı devrinde yapılmış şehir içi han ve kervansaraylardır. bunlar sundukları hizmet bakımından çeşitlilik gösterirler. iki katlı olan bu hanların zemin katlarında depo ve ahırlar vardı. birinci kat ise iki bölüm halinde odalara ayrılmış, alt ve üst kat odalarının önlerinde birer sütunlu galeri bulunurdu. bu çeşitli hanlar iki katlı sütunlu ve kemerli bir galeriyle çerçevelenmiş, kare veya dikdörtgen bir veya birkaç avlu çevresinde toplanmış yapılar olarak görülürlerdi. bunlar ikamet anlayışı bakımından osmanlı halkının yaşadığı evlerden farksız idi. bugün bunların bazıları yarı harap bir halde ayakta durmaktadır.