anlama efekti. algıların açılıp, dış dünyanın oksijeninin o beyninin kalın duvarları arasından sızmaya başlaması. bakışlarına yerleşen viki şıklatması. evraka. kavrayış, hükmediş; o gerizekalılıktan sıyrılıp kamil insan kıvamına geçiş.
algılarındaki, gözlerini kıstığın an fire verdiğin o bozukluk; hani kafan kazan gibi oluyor, stadyumda bir adam anana küfrediyor da o sesi seçmeye çalışan hakem gibisin, ses yokla var arası ama sen ipucunu yakalamışsın işte o an gideriliyor. "ha öyle mi"ye yarım metreden az kalmış.
cümle sonuna yerleşmiş, anladın mı bakışından sonra, şapşal gibi ekstra açıklama beklediğin o an; sabırsız, bir hikayeci hikayenin kalan kısmını anlatıp da, aydınlandığında, yüzüne yerleşen o aydın, nurlu ifadeden sonra dudaklarından dökülüyor bu cümle, bir nevi teşekkür cümlesi aslında, fakat sen ben geri zekalı değilim, aslında anladım da o şekilde anlamadım, çok çakalsın corç imajı vermeye çalışıyorsun, malım diyemiyorsun; ha öyle mi diyorsun.
sen beni kandıramazsın, sen beni yiyemezsin. bilirim, mallıkta benimle yarışırsın fakat bu artist tavrından hiç vazgeçmezsin. ha öyle değil mi?
#977590