jonathan swift'in satire tarzında yazdığı misantrophy'sini gözler önüne seren müthiş romanı. güliver ismi ingilizce'de saf, enayi anlamına gelen gullable kelimesinden gelmektedir. maddi olarak sıkıntıda olan güliver hem iş hem de macera olsun diye geniş yolculuklara başlar. roman dört ayrı bölümden oluşur.
ilk yolculuk çok küçük insanların yaşadığı liliput ülkesinedir.
ikincisi dev insanların yaşadığı brobdingnag ülkesinedir.
üçüncüsü birkaç adayı kapsar. bunlar laputa, balnibarbi, lugnagg, glubbdubrib ve japonya'dır.
dördüncüsü ise houyhnhnmlerin ülkesinedir.
o zamanlar ingiltere'de kraliyeti eleştirmek yasak olduğu için swift bu ülkeleri tasarlamıştır. bu ülkelerde yaşananlar ingiltere'de yaşananları sembolize etmektedirler ve hep bir nefret vardır. kişiler de kendi zamanın da yaşamış kişileri vurgular. ama açık açık isim veremez.
roman önce sansürlü bir şekilde bastırılır ancak yıllar daha sonra asıl haliyle dağıtılır.
cüceler, devler, havada uçan bir toprak parçasında yaşayan yönetici kısmının yerde yaşayan halka olan uzaklığı, salatalıktan güneş enerjisi elde etmeye çalışan bilimadamları, evleri çatıdan başlayıp yapmak isteyen mimarlar, yumurtanın büyük kısmından mı yoksa küçük kısmından mı kırılması konusunda savaşan halklar hepsi o zamanlarda yaşanan olaylara göndermelerdir.
birçok insan bu romanı çocuk masalı olarak görse de kesinlikle bir alakası yoktur. devlet işlerini, insanları, topluluk hayatını, bilimadamların saçmalıklarını, romanlarda çok karışık dil kullanan yazarları kısacası birçok şeyi alaya alıp anlatmıştır. tepkisinin dışa vurumudur.
romanın sonunda güliver insanlardan nefret eden bir deliye dönüşmüştür.
1.