gerceklerin hayallerle harmanlandigi noktada yasiyoruz aslinda. hafiften sizofrenlik var hepimizde, kendi soyledigimiz yalanlara bile inaniyoruz. gun geliyor gercekten daha cok yalandan zevk almaya basliyoruz. hayaller ister toz pembe olsun ister yagmur bulutu kasvetinde, ne farkeder ki? hayllerimizle icini bosalttigimiz insanlardan medet umuyoruz, beklentilerden dogan citayi hep daha yukariya cekip aci cekiyoruz. bizden yuksekte olanlara bakabilme yurekliligini hepimiz gosteriyoruz ama kacimiz altimizdakilere bakip sorguluyoruz hayati? baska biri rahatsiz olunca muzigin sesini kisar gibi kisiyoruz hayallerimizi, denge denilen noktada dengesizlikler icinde ilerlemeye calisiyoruz. aslinda hepimiz mpd yuzunden surunuyoruz. bir biz var bizim bile tanimadigimiz, bir biz var bizim oldugumuzu zannettigimiz, bir de biz var disaridan gozuken. kisisel gelisim kitaplariyla bogulmus durumdayiz ama kacimiz gercekten gelistirebiliyoruz ki kendimizi? sahte amaclarla kitalararasi seyahatlere cikiyoruz oturdugumuz yerden sonra gecip hayalleri icin var olanlari asagiliyoruz. kacimiz homojen bir karisim elde edebiliyor ki hayalleri ile gerceklerinden? heterojen dunyanin, heterojen insanlari olmusuz haberimiz yok...
witchorexia nervosa 17.10.2007 21:53#679048