1.
1967 yılında kurulan ingiliz müzik grubu. progressive rock türünü benimseyen grubun önde gelen üyeleri daha sonra solo kariyelerinde de önemli başarılar kazanan peter gabriel ve phil collins’tir.
genesis, 150 milyonluk albüm satışı ile tüm zamanların en çok satan 30 grubu arasında yer alır. grubun iki ayrı döneminden söz etmek mümkündür. erken dönemde çıkardıkları kompleks, detaylı enstrümantasyon içeren parçalar ve sahne üstünde yarattıkları görsel şovlar, 1970’lerde tanınmalarını sağladı. 23 dakika uzunluğundaki supper’s ready adlı parçaları ve 1974 tarihli the lamb lies down on broadway albümleri, bu döneme damga vuran çalışmalarıdır.
1980’ler sonrasında tarzları pop ’a kaydı ve grup daha geniş bir dinleyici çekti. bu değişiklik onlara duke albümüyle ingitere’de, ınvisible touch adlı parçalarıyla da abd’de birinci sırayı getirmiştir.
ilk olarak peter gabriel’in öncülük ettiği grup, onun 1975’te gruptan ayrılmasıyla beraber phil collins’in önderliğine geçmiştir. collins 1996’ya kadar bu görevine devam etti. daha sonra bir sene ray wilson’ın öncülüğünü yaptığı grup, son olarak ekim 2006’da bbc’den yapılan açıklamaya göre tekrar bir araya gelip dünya turuna çıkma kararı almıştır. tony banks, phil collins ve mike rutherford son olarak bir araya gelen grup üyeleridir.
<bkz: wikipedia>
exnihilo 31.12.2006 - 06:29 ~ 25.04.2007 - 15:06
#162391
2.
yaradılış:büyük sır.
microcosmos belgeselinin yapımcılarından 2005 yapımı belgesel.
anlatıcının ağzından biraz dinleyelim :
"yaşamak , hatırlamadığımız bir anda başlayan ve ne zaman biteceğini bilmediğimiz bir öyküyü dokumaktır.
her öykünün bir başlangıcı var . benim öykümün başlangıcıysa masumların tarafında yitip gitmiş.
sizin gibi , hepimiz gibi. ben de doğumun anısını yitirdim . annemin beni dünyaya getirdiği gün mü doğdum yoksa annemle babamın seviştiği gece mi . ve o andan öncesinde bir gün beni ben yapacak madde neredeydi. önce milyarlarca ama milyarlarca atomdan oluşan galaksi sonra da ben olacak madde nereye yayılmıştı¿ beni oluşturmadan önce hangi bitkiye hangi taşa hangi hayvana hangi yüze yerleşmişti ¿ hatta hayat başlamadan hatta dünya yıldız tozundan bir şekil haline bile gelmeden önce neredeydi ¿ bu bilmecenin parçaları nerdeydi ¿ bir gün ben olacak bir şey var mıydı , boşluktan oluşan evrenin özünün özü var mıydı ¿benim öyküm evrenin öyküsüyle birlikte gelişti.ikisi birlikte yol aldılar.bütün başlangıçların başında özlerin özünde hiçbir şey yoktu.
zamanın olamadığı bir zaman için bir zamanlar diye başlayamam. olamayan biyerden sözederken bir memlekette diyemem .herşey her şey bir hiçlikti.karanlıktı. aysız bir geceden daha karanlık ,bir mezardan daha sessiz ,çölden daha boş.
birden bire boşluğun içinde minicik bir enerji ,bir madde beliriverdi.uzay ve zaman doğdu birden…. çocuk evren büyük bir hızla genişledi.sanki dev bir bal kabağına dönüştü .evreni oluşturan hamur ilk başta yumuşak ve pürüssüzdü..sırf gazdan oluşan bulutlar galaksi oldular.bu galaksilerde dünyamızı da oluşturan maddelerden meydana gelen ateş topları yıldızları oluştırdular.bu mini mini madde tohumları yayıldı tıpkı rüzgarla yayılan toz gibi uzayyın dört bir yanına dağıldılar.atomlar bulutları ,dağları ,kelebekleri ,kaplanları, çiçekleri ve bizleri oluşturdu. o kadar sayısız ki bunlar burada sayılmayla bitmez.
evrenin bi köşesinde boşluğun karanlığında tıpkı bir süt damlası gibi samanyolu şekillendi .yüzmilyarlarca yıldızın doğduğu yerdi bu.
bu galaksinin uzak bi köşesindeyse dünya doğdu zerreler bir araya geldi ve yepyeni bir yıldız olan güneşten koptu.çocuk dünya tıpkı fırından yeni çıkmış bir yemek kadar sıcaktı.başlangıçta dünya dünya değildi.sadece ateşti.ateşten bir gezegen…
sonra erimiş kaya soğudu ve buharından yağmurlar oluştu dünyaya yağdı.denizleri yarattı.binlerce yıl yağmur yağdı.ateşten gezegen,okyanus gezegen oldu.
ancak okyanusları dolduran su hala duman tüten nehirlerin akmasını sağladı.bu hiçbirşeye benzemiyordu.her şekle girebilecek şekilsiz bir kaostu.bu evrensel bir bağlayıcıydı.herşeyden oluşan bir sostu.içinde her tür varolabildi.bu karışım şükürler olsun ki dünyayı oluşturan madde onun atılganlığını varetti.tuz ve suyla kaplı olan ve güneşin iyice ısıttığı kaplarda sıcacık bir yemek pişti.işte bu ilk yemekti.ilk çorba.madde yeni bir varoluş şekli buldu.zamanın yok edici gücüne direnecek bir şekil.tıpkı birçok hermetik dünya gibi içe ve dışa hareket edebilen kum tanelerinden bile küçük kendine yeterli kapalı kabarcıklar.bunlar hayatın ilk yavrularıydı.
eğer suya bir damla süt katarsanız bir dakika sonra şekil aldıklarını göreceksiniz.canlı olduklarını anlayacaksınız.
ama bu hayat değil.biçimler yavaş yavaş kırılıyor ve kaos galip geliyor. duman bile biçimlenebilir.doğdukları kadar kolay bir biçimde yok oluyorlar.
hayat süregelen bir biçimdir; zamana karşı duran bir biçim.bütün düzenli şeyleri düzensizliğe ve kaosa sürükleyen evrensel yasalara karşı durabilen bir biçim yine de bu çok garip .biçim aynı kalıyor ama onu yaratan madde sürekli yenileniyor.yatağındaki su sürekli akar ama nehir hala nehir olarak kalır.bizler maddenin yaratıları değiliz bizler madde tarafından tazelenen biçimleriz.bizler zamanın içinde kıvrıla kıvrıla akan nehirleriz.
hayat tıpkı bir girdap gibi kendi hareketini yineler yineler.
hayat koskoca bir okyanustur ve 3 milyar yıldır böyle var olmuştur.ama bir koyun için çitin diğer tarafındaki otlar her zaman daha yeşildir . ve kara kütlelerinin el değmemiş dünyayı çevreleyen kıyıların ötesi de.
yeni bişey ortaya çıktı.
bu dünya cennetine yarışır birşeydi bu herşeyi değiştirecekti …balık…
sonra bacaklı hayvanlar doğdu.dünya yaratıklarla doldu milyarlarca pençe tırnak ve toynak kıtaların toprağına ayak bastı.suda seni saran bir sıvının içinde keyifle dansettin.bir gün toprağa çıkınca gezegeni değiştirdin.dans bitti artık yürüme vaktiydi."
bilinc6 29.03.2007 - 19:26 ~ 29.03.2007 - 19:36
#290880
3.
hizli hizli; cingene cingene cingene cingene deyince genesis genesis genesis oluyor bakin deneyin.
<bkz: luzumsuz bilgiler>
bosveeer 13.06.2007 - 16:28
#465553
4.
heroes’un, abd’de 14 milyon kişinin seyrettiği, ilk bölümü.
metallicblack 08.08.2007 - 23:19
#597534