#7605
+ etegini kulotunun lastigine sikistiran kadin (3)
◊ bayrampasa ben fazla kalmayacagim
◊ nefesi kuvvetli hoca (3)
◊ adet donemindeki kizlarin milletvekili tavirlari
◊ adet donemindeki bir kizla seks yapmak (3)
+ haiti
◊ o evin altinda yatir varmis geyigi (4)
◊ kiz olsam verirdim erkekleri (4)
+ petra
◊ all wheel drive (2)
+ despot
+ reverb
◊ fwd
+ chuck
+ yazarlarin aslinda soylemek istedikleri
◊ merkaba
+ hickirik
+ yasamak istemem artik aranizda
◊ kayganak (2)
◊ awd
+ var misin yok musun (3)
+ cenin
+ mouse pad (2)
+ 8 agustos 2008 gurcistan in guney osetya yi isgali
+ tecavuz
hayatımın yarısı olmakla beraber fotoğraf paylaşım sitesi olarak www.fotokritik.com tavsie edilmektedir
ara güler gibi bir adamın sanat olarak nitelendirmediği şey.
foto gibi igrenc bir kisaltmaya magruz kalan kelime...
yaşımı yaşına kattım doksan çıktı
canımı canına kattım noksan çıktı
beraber bir fotograf çektirdik boktan çıktı
<bkz: bedri rahmi eyüboğlu>
dijital kameralar çıktıktan sonra asla eski tadı veremeyen şey. artık her yer fotograf, bilgisayarın her köşesi, herkesin saçma sapan abuk subuk fotografları.. eskiden böyle miydi halbuki, arkadaş fotograf çekmeden on saat şöyle dur böyle dur der, çeker, iki hafta yıkanması beklenir, bana da bir kopya çıkarttırsana denir, resimler tab edilince uzun uzun incelenir, en güzel köşelere konur idi. kalmadı o tat kalmadı.
6600 sanatçılığına verilen ad.
<bkz: fotoğraf sanat değildir>
kıymeti yıllar geçtikçe anlasılan, çok büyük zevk haline hatta tutku haline gelebilecek , şaraba da benzetebileceğim şey.
cemal süreya şiiri:
"durakta üç kişi
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel"
uzun yıllar sonra o anı yeniden, tüm canlılığıyla yaşatabilecek tek şey belki de.
anın realitesi.
pilli bebek şarkısı.
bir siyah beyaz fotoğrafım ben
tozlu raflardayım eski albümlerde
yağmurlu günlerde
alçak gönüllü bir su birikintisiyim
şehrin karanlık sokaklarında
donu düşük çocukların yaptığı
kağıttan bir gemiyim
yüzüyorum, yüzüyor muyum
bilmiyorum, bilmiyorum
bir günbatımıyım güneyde
bir akşam vaktiyim
ucuz bir şarabın şişesiyim denizde
yüzüyorum, yüzüyor muyum
biliyor musun,
bir gün bir yağmur sonrası
siyah beyaz bir fotoğraf
bulacaksın yerlerde
işte o an,
bir kıpırtıyım yüreğinde
ve iki damla yaş olacağım
güneşli gözlerinde, gözlerinde...
kazım öz ün yönettiği film.
yönetmen; kazım öz
senaryo; kazım öz
görüntü yönetmeni; ercan özka
oynayanlar; feyyaz duman, nazmi kırık, mizgin kapazan
müzik; mustafa biber
kurgu; kazım öz, özkan küçük, savaş boyraz, zülfiye dolu
sanat yönetmeni; özkan küçük
yapımevi; mezopotamya kültür merkezi
2001, renkli, 66 dk.
ödüller;
12. arıburnu ödülleri, jüri özel ödülü. 2001
17. valencia uluslararası genç sinema festivali, jüri özel ödülü. 2002
6. uluslararası milano film festivali, "en iyi film" ödülü
13. trieste film festivali, "en iyi film" ödülü
6. uluslararası milano film festivali’nde ‘en iyi film’ seçilen ‘fotoğraf’ kazım öz’ün yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi... ‘fotoğraf’, bir savaşın karşı saflarında yer almak üzere yola çıkan iki gencin tesadüfen çakışan öykülerini anlatıyor... 38. antalya altın portakal film festivali’nde de yarışan filmde feyyaz duman, nazmi kırık, mizgin kapazan, muhlis asan, zülfiye dolu ve mehmet ali öz rol aldı...
ikisi de aynı otobüsle, yan yana koltuklarda ve gidiş nedenlerini birbirinden gizleyerek yol alan iki gencin arasında, yolculuklara özgü bir tanışma, bir sıcaklık gelişir... yolculuk sırasında sigaralarını, sıkıntılarını paylaşırlar. ancak yolun sonunda bir savaşın karşı iki saflarında yer alacaklardır...
yönetmen kazım öz’ü, 1998 yılında ‘güneşe yolculuk’ adlı filmde yönetmen yeşim ustaoğlu’nun asistanı olarak hatırlıyoruz. filmin başrol oyuncularından mizgin kapazan da aynı filmde rol almıştı...
sinema nın vazgeçilmezi yapıtaşıdır. ayrıca ışığın kağıda hapsedilmesi olarak da tanımlanabilir.
brecht: fotoğraf realitenin yansıması değil, yansımanın realitesidir.