film

1.

-fotografcilikta, radyografide ve sinemacilikta resim cekmek icin kullanilan, selulozdan, saydam, bukulebilir serit.
-sinemalarda gosterilen eser.

   muque   19.05.2006 16:34
   #7580
2.

bir gülşen şarkısı.

buraya kadarmış
ömrü bu sevdanın
inceldi ve koptu
bizim bağımız
boşa arama yanlışlığı
yitirilen en mühimiydi
saygımız

alttan almadık birbirimizi
almadıkça birbirimize battık
hoş değildi sarfedilen sözler
sonunda parçalandık

dönüp başa bakmayalım aşkım
baktıkça bir yerlerden çıkar
eskiler

filmi başa sarmayalım aşkım
sardıkça izlenir aynı yerler...

   citlembik   05.11.2007 18:35
   #709091
3.

romantik olanını sevmiyorum ben. bünye işte, bazıları musakka sevmez mesela ben de romantik film sevmiyorum, mizaç.
ama geçende başımdan bir haside geçti, arkadaşın teki sayıyordu priti vumın, titanic, tırıvırı bisürü şeyi soruyo, onu izledin mi bunu begendin mi şunu izledin mi, ben de izlemedim onu da izlemedim onu hiç fragmanına bile bakmadım, onun ismini bile bilmem şeklinde adice cevaplar verirken, ayy sen hiç yabancı film izlemez misin demesin mi? ahaha yabancı film dedigi şeyi kadın ve erkegin, bazen kadın ve kadının bazen erkek ve off neyse öpüşmesinden ibaret sanan bir insana diyecek hiçbir sözüm yoktu. ama cevap verdim;
-izliyorum, fayt klab
sustu.


haside ne lan?

   enigmatic   30.04.2008 20:06 ~ 20:07
   #908523
4.

adı üstünde film. film değilmiş gibi hissettirebildiği ölçüde başarılı olur ama. lakin dürtebilirsiniz kendinizi.

   zuhurberk   23.11.2008 13:22
   #1093086
5.

büyüdür.

film denince aklıma françois truffautun day for nightta sorduğu soru gelir aklıma: film hayattan daha mı önemlidir?

hakikat dediğimizin her zaman filmlerin, multimedyanın, hadi multisini bıraktım medyanın ötesinde bir uzuvu vardır. buz gibi gerçektir bu.

shakespeare "köyüne" dönmek üzere yazarlık işini bırakmış.
kalmasını planladığı son yazıtı fırtına, tam anlamıyla önsözlerin ters köşesi son sözdü. ve bu eser teatral atmosferin dışını işeret eder bize.
fırtınada şöyle söyler shakespeare:

ne perilerim kaldı buyruğuma uyacak
ne de sanatım, kimseyi afsunlayacak
yani sonum perişanlık bu durumda
tabii, dualaınızın desteği olmasa
merhamet duaya hiç dayanamaz çünkü
hemen bağışlar kusurların tümünü


prosperonun shakespearein kurdukları buydu belki.
büyüden kaçış. prospero şöyle söyler:

ne kadar büyüm varsa
artık uçtu yok oldu
banaysa kala kala
kendi cılız gücüm kaldı

   heliumsunset   11.01.2009 20:14 ~ 20:16
   #1157338
6.

fotoğraf çekmek adına bütün paramı yatırdığım ve bundan zevk aldığımdır.

   baskaturlubirsey   11.01.2009 20:22
   #1157353
7.

film bir düştür-ama kimin düşü?
bruce kawin

   heliumsunset   21.01.2009 21:03
   #1168985
8.

oktay sinanoglu'na göre turkce yazılısı ve okunusu filim dir.

   maximumdrink   28.02.2009 15:13 ~ 15:14
   #1219194
9.

<bkz: film gibi>
<bkz: kısa film>

   vendetta   19.06.2009 17:54 ~ 17:55
   #1451105
10.

----- alinti -----
marey*'in tüfeğindeki cam plaka, «fotoğraf tüfeği»ni ağırlaştırıp yavaşlatıyor, resimlerin de çok küçük olmasına yolacıyordu. george eastman 1885'te jelatinli film yapınca. marey saniyede, her biri 9 cnr olan 60 poz çekmeyi başardı. bunlar, ilk gerçek sinema makinası filmleriydi: sürekli hareket eden film objektif önunde yalnızca bir an için duruyordu. marey'in sinema teknikleri konusunda yaptığı deneyler arasında, yavaş hareketleri hızlandırmak, için kullanılan, yavaş alıp hızlı oynatma tekniği de sayılabilir.
----- alinti -----

   henry flower   19.06.2009 17:55
   #1451106
 
reklamı kapat

yazdır

Paylaş