<bkz: bilinç>
olayın bilincinde olma . mal mal bakmama durumu.
sigaradan aldığınız nefesi içinize çektiğiniz sırada "lan sigara ciğerleri altüst ediyomuş, sigarasını içerken deli deli öksüren bi ihtiyar vardı geçen, hatırladın mı " şeklinde monologlara girip dumanı öksüre tıksıra gözler yaşara yaşara dışarı attığınız andır. olmayın lan farkında falan olmayın. kötü bir şey. oh be.
osho adlı mistik kişinin sezgi; cesaret; yaratıcılık gibi devamı da bulunan kitap serisinin bir parçası.
zihni açan; diğer pskolojik kitaplarla kıyaslanmayacak kadar ilginç ve dikkat çekici bir kitaptır.
<bkz: iç görü>
düşünün ki içinde yaşadığınız anda zihninizden geçen herşeyi izliyorsunuz. her an zihninizden onlarca düşünce, his, hayal geçer; bunların hepsi sizin ürettiklerinizdir ayrıca. işte düşünün ki bunların hepsini film izler gibi izliyorsunuz. yüzlerce tv üstüste yanyana ve hepsinde başka kanal açık... bu tv lerden her anda yalnızca birine bakabilirsiniz ve bunun gibi, aslında her an yaşadığınız da bir önce ki andan farklıdır *. her an, kendinden önceki anların, "her an" değişen bir denkleminin sonucudur. farkındalıksa her an yaşananı farketmektir, ağır çekime almaktır. anı zannedilenden daha uzun yaşamak, zamanın göreceliğini iyiye kullanmaktır.
bu iki şekilde mümkündür:
1: ot çekmek
2: meditasyon
ot çeken insanın "olm sıçtığımdan bile zevk alıyorum lan!" demesi farkındalığının yüksek olmasından gelir. çünkü aslında hakkını vererek gerçekleştirilern "sıçma" eylemi bile çok zevklidir.
ot zararlıdır, meditasyonun ise tek yan etkisi ağrıları kesmektir.