Son 400BugünDünRastgele

enver pasa

 

1.

kendisi alman hayranligi sayesinde dunyada hazirlanmis en iyi askeri plani * katlederek 90.000 * sehit vermemize sebep omustur iktidari ele gecirmk icinde baya caba harcamasina ramen basarili olamamistir.

   masaimara   14.05.2006 - 15:41
  #5896
2.

aslinda kolaydir tarihteki sahsiyetleri kotulemek yada yuceltmek. orda degilizdir, ne dusunduklerini bilemeyiz ne yapmak istediklerini ancak tahmin edebiliriz.onyargida bulunuruz. onlar hakkindaki dusuncelerimizi sahibi oldumuzu dusundugumuz ideolojiler, kendimizi bagli hissettigimiz topluluklar belirler bizden daha cok. bizler sadece onlar hakkinda dusunulenleri desteklemnek kalir. ve tarihte bir cok sahsiyet iyi yada kotu sirf bu yuzden bugun kotu anilmakta veyahut goklere cikarilmaktadir. enver pasa sarikamis ta allah-u ekber daglarinda 30,000 ustunde askerimizin sehit olmasina sebeb olmustur. fakat burda tum sucu ona yikmak biraz haksizlik olur.elbetteki en buyuk hata ondadir fakat buradaki asil amac vatan mudafasidir. sarikamis olayinin ayrintilarina girmeyecegim. farkli spekulasyonlar farkli gorusler var onlari tartmak bana dusmez. ama bugun bizim hain diye adlandirdigimiz cogu sahsiyet, cogumuzun gostereceginden daha fazla vatanseverlik gostermislerdir. enver pasanin trablusgarpda, balkanlarda, orta asyada kafkaslarda yaptigi cogu faydali is goz ardi edilmistir bence. iktidar taleplerine gelince sanmiyorum ki hicbirinin iktidar talebi yada bu talepler, simdilerde ideolojilerimize yon verip bizi yonetmeye aday olanlarin taleplerinden daha asagilik, daha yerilemye deger olsun. sonucta bunlarin hepsi birer askeri deha ve liderlik vasiflarini ziyadesiyle tasiyanlardir. ziyadesyle insandirlar hatalarida olacaktir. onlar bir kac subaydi bu ulkeyi yabanci guclerinden ellerinden kurtarmak isteyen. kimilerini tarih yuttu kimilerini bizler yutmaya devam ediyoruz. kimileri hatalariyla kendilerini tarihe gomduler. bize dusen ise bence ders almaktir. artik fizikten matematikten basimizi ne kadar kaldirabilirsek.

   dwight   14.05.2006 - 16:51
  #5907
3.

turancigi hedefleyen bir hayalperest ugruna katledilenleri zaten herkes biliyo..

   erbuzeth   14.05.2006 - 16:55
  #5910
4.

tarihsel bilgi kitligi yada inkilap tarihinde sadece ataturke has bolumleri okumak yuzunden cehalete dusulen entry. alman hayranligi dogrudur. fakat adi gecen askeri operasyona karsi cikanlarin basinda ataturkun canakkaledeki komutani limon van sanders’dir. bir ali cengizdir gider. yilmaz oztuna’nin dedigi gibi "biz tarihi yazmadik, bize tarihi yazdirdilar." ataturkle alakali olan kisimlar disinda diger kumandanlar disinda pek kahramanlik yazilmaz bizim tarih kitaplarimizda :) buda ayri bir okuzluktur

   Stankovich   14.05.2006 - 18:42
  #5976
5.

<bkz: talat pasa>

   kingston   29.05.2006 - 19:53
  #8307
6.

evet bu adam hainlige yaklasan hatalar yanlislar yapmistir. ama asla hain degildir. itiihat ve terakkiden oluan subaylar icinde mustafa kemal ataturk ile birlikte tek mason olmayan kisidir.

omrunu bu vatan nasil kurtulura adamistir. cepheden cepheye kosmustur. diger pasalar kiclarini buyutmekle mesgul iken...



oldugunde servet namina hic bir seyi yoktu. cebinden bir kac kurus, kuran i kerim ve bayraktan baska bir sey bulunmamaistir.



bir hayal ugruna, bir mefkure ugruna kilicini cekip mitralyoz ustune atilmis ve vurulmustur.



ayrica unutulmamali ki milli mucadelede savasan ordunun temelini enver pasa atmistir. ordu daki kokusumus, yasli subaylari bir kenara cekip genclerin onunu acmistir.



enver pasa hain degildir, alman hayranligi vardir. evet ama kimsenin telaffuz etmek istemedigi bir gercekte, o donem icin almanlara yanasmaktan baska carenin kalmamasidir.



bunun disinda enver pasa atak ve sert gorunmesine, davranmasina karsin ozunde duygusal ve yumusak kalpli bir adamdir.

zevcesine yazdigi mektuplari okuyunca bunu anlamak mumkundur.



bu adamin hain diye damgalanmasi sadece siyasi fikirlerinden oturudur. eminim ki onu hain diye damgaliyanlar ondan cok daha vatansever degildir.

   ankakusu reloaded   30.05.2006 - 01:24
  #8366
7.

hainlikle suçlanmasına rağmen kesinlikle hainlik yapmayan ve o dönemde üst düzey yöneticiler içerisinde mason olmayan iki kişiden biri(diğeri mustafa kemal) olan enver paşa çok güvendiği mason büyük üstadı talat paşanın oyununa gelmiştir.talat paşa enver paşanın en sadık adamı ve silahşörü olan yakub cemil’i hainlikle suçlamış ve sahte belgeler ve tanıklarla bunu ispatlamıştır.mecburen yakub cemil’i astıran enver paşa’nın bu hamleden sonra beli doğrulmamıştır.nitekim bolşeviklere karşı türkmenistan’da yaptığı savaşda yakub cemil’i hainlikle suçlayan sadık adamları!!! enver paşaya ihanet ederek enver paşayı ateş ortasına atmış ve ölümüne neden olmuştur.zeki ve hırslı bir adam olan enver paşa vatanseverliğinden çok sarıkamış faciası ve turancılık düşüncesiyle hatırlanmaktadır.

   owencan   28.12.2006 - 19:28
  #159902
8.

çok sevdiğim bir arkadaşımın yazdığı bir yazıyı buraya kopyalayıp görüşlerinize sunmayı sözlüğe karşı borcum olarak bilirim. insanın görüşü ne olursa olsun karşıt , yandaş her türlü görüşü okuyup araştırarak ve düşünerek beyni özgürleşir ve kendi doğru görüşlerini bulur çünkü. en azından benim düşüncem bu şekildedir. bu güzel yazıyı hazırlayan gökşad’a da bir kere daha teşekkürlerimi sunarım sözlük aracılığıyla. <bkz: sözlük posta telefon telgraf hizmetleri>











turan orduları başkomutanı



1922 senesinin kurban bayramı gelmiştir..... günlerden 4 ağustos cuma... her zamanki gibi sabah erkenden kalkan enver paşa, askerlerine toplanmalarını emreder. bayramlaşacak ve harçlık dağıtacaktır. tam bu sırada ilerdeki nöbetçilerden biri ateş ederek baskın yediklerini haber verir.



plan bellidir. enver paşa’nın belcivan yakınlarındaki abidere köyünün bağları arasındaki karargahı bayram namazı kılınırken basılacaktır. ama enver paşanın bir gün önce, maiyetindeki 30 kişi ile birlikte bayram namazını belcivan bölgesi kumandanı devletmend beğ’in havalin civarındaki karargahında kıldığından haberleri olmamıştır.



enver paşa, hemen atına biner ve silahın atıldığı tarafa koşturur. başta bunun rusların hergünki saldırılarından biri sanılır ve pek önemsenmez ama kısa sürede çarpışmalar o kadar şiddetlenir ki, ciddi ve büyük bir tehlike ile karşı karşıya olunduğu anlaşılır.



enver paşa, bütün kumandan ve askerlerine savaşa katılmalarını emrederken kendisi de yanındaki hüseyin nafiz, eş muhammed, kerim bey, müslümankul ve askerleriyle ileri atılır. karşıdaki çegan tepesindeki mevzilere ulaşınca “hücummm!” diye haykırarak yalın kılıç rusların içine dalar. bu arada bir kaç da rus askerini haklar.



bu süratli ilerleyiş rus askerlerini şaşkına çevirmiştir. hatta, bazıları ellerini havaya kaldırarak “teslim!!!” diye bağırmaya başlarlar. ateş açan öndeki mitralyöz susturulmuştur ama daha arkadaki mitralyözler ateş kusmaya devam etmektedir. en önde ilerleyen enver paşa işte tam bu sırada kalbine isabet eden bir kurşunla vurulur. “allah” diye haykırarak atından düşer.



açılan ateş o kadar şiddetlidir ki, hiç kimse vurulan enver paşanın yanına gidemez. bir süre sonra çarpışma alanındaki derviş isimli atı da vurulur. ruslar, en büyük düşmanlarını katlettiklerinin farkında bile değildirler ama türk tarafında kara haber tez yayılır. bir gün önce birlikte bayram namazı kıldıkları devletmend beğ, bu sırada rusların ikinci bir koluyla çarpışmaktadır. enver paşa’nın şehadet haberi ona ulaşınca “bu intikamı almak bize farz oldu.” diyerek ileri atılır ve o da on dakika sonra şehit düşer.

bir süre sonra çatışmalar şiddetini kaybeder ve sonunda sesler kesilir. enver paşa’nın karargah mensupları, çegan tepesi’nin hemen aşağısındaki devletmend beğ’in köyünde toplanırlar. herkes, enver paşanın şehit oluşuna üzülmektedir ama hele cesedinin de rusların eline geçtiği düşüncesiyle herkes kahrolmaktadır.



ertesi sabah, ihtiyar bir köy imamı gelir ve “paşanın cesedini payan deresi’nde gördüm” der. hemen oraya gidilir. enver paşa, yarı çıplak vaziyette yerde yatmaktadır. onu tanımayan ruslar, üzerindeki elbiseyi soyup, ayaklarından çizmelerini alıp gitmişlerdir. üzeri bayrakla örtülür. etrafına nöbetçiler konur. arkadaşları yerde yatan cesedi adeta gözyaşlarıyla yıkarlar.



enver paşa’nın şahadeti inanılmayacak kadar kısa zamanda bütün türkistan’a yayılmıştır. şahadeti haber alan insanlar kadın erkek demeden seller gibi yollara dökülüp ağlaya inleye çeğan’a akın ederler. otuz binden fazla insan toplanır.



enver paşanın naaşı, onu dikmek uğruna can verdiği bayrağa sarılı bir tabuta konur. hafızların tekbirleri, halkın feryadı ve okunan mersiyeler yeri göğü inletirken tabutu eller üzerinde ilerler. devletmend beğ’in tabutu da yanındadır.



şehitler, bir pınarı gölgeleyen iri bir ceviz ağacının altında defnedileceklerdir. az sonra imam efendi cenaze namazı kıldırır. tekbir alınırken çekilen “allah u ekber” sesleri feryat olup bütün semayı kaplar. namazdan sonra cenazeler toprağa verilir. bugünden sonra enver paşanın mezarı türkistan halkı için mukaddes bir ziyaretgah olur. günlerce bu kabir etrafında kur’an okunur.



karargahtan paşanın şahadetini bildirmek için gerekli yerlere mektuplar yazılır. özel eşyaları ise paşanın hizmetini gören mirza muhiddin bey ile kumandanlardan halil bey eliyle afganistan’da bulunan osman hoca ve o’na yollanır.



paşanın tabancası, afgan harbiye nazırı olan nadir han’a, sultan isimli atı da miralay ali rıza bey’e verilir. bartınlı muhittin beğ, enver paşanın kalan bir kaç parça eşyasını ve üstünden çıkan kanlı çamaşırlarını ailesine vermek için istanbul’a hareket eder.



ve... aradan 74 sene geçer, enver paşanın naaşı tacikistan’dan türkiye’ye getirilerek, şehadet yıldönümü olan 4 ağustos 1996 tarihinde hürriyet’i ebediyye tepesi’ne defnedilir.





halk edebiyatında enver paşa

bu marş azerbaycan türkleri tarafından söylenirken, sonradan atatürk’e uyarlanmıştır.



hoş gelişler ola, kahraman enver paşa

askerin, milletin, bayrağınla çok yaşa

arş arş arş ileri ileri, dönmez geri, türk’ün askeri

sağdan sola, soldan sağa al da bayrağın düşman üstüne



cephede mitralyöz, ayna gibi parlıyor

türkistan türkleri bayrak açmış bekliyor

arş arş arş ileri ileri, dönmez geri, türk’ün askeri

sağdan sola, soldan sağa al da bayrağın düşman üstüne



özbek şairi çolpan’ın enver paşa’nın ölümü üzerine yazdığı şiirdir.



feryadım boğsun dünyanın bütün varlığını;

ümidim son ipini de koparıp atsın!

gazaptan titreyen genç yiğidin

dolmuş mermiler sinesine taş gibi,

dağlarda özgürlük diye gezen bir geyiğin

matemler inmiş kara gözlerine,

deryalar, dalgalar titreten bir yiğit,

yediği darbelerin kahrından yıkılıp kalmış,

kurtuluş yıldızı sanki hiçliğe karışmış

senin son canını da düşmanlar almış.

marmara boyları, edirne yolu...



çatalca ovası, boğaz geçidi,

karpat dağları, trablus çölleri

güzel selanik’in şirin bahçeleri.

şehitlerin yüzüne damlayan nurlar,

bizi kan ağlattı bu kara haber.



berlin sokakları yiğidin birini

dopdolu koynuna alıp sardı,

tiflis’in havaları da bir kurtarıcı yiğidi

kara kanlara boyayıp toprağa saldı.

tarihin rengini kanlarla karartıp dolduran

en son ümidinizi de kana boyadı o belçivan

ah nasıl uğursuz zamanlar gelmiş,

feryadım dünyanın varlığını boğup öldürsün,

kapkara bahtına şeytanlar gülsün!



ruhu şad, mekanı cennet olsun, inşallah.



gökşad özkaynar

04/08/2006

   DouqaN   17.03.2007 - 15:50 ~ 17.03.2007 - 15:50
  #269978
9.

"enver paşa

sıçtı taşa

taş yarıldı baştan başa."



adlı melodik şiirin kahramanı.

   engwareion   17.03.2007 - 15:52
  #269991
10.

alman hayranı , pantürkizmi gerçekleştiremeyen paşamız...

   utkan   17.03.2007 - 16:03
  #270059
11.

1907de eşkıya, 1908de hürriyet kahramanı, 1915te büyük devlet adamı ve 1923te vatan haini.

<bkz: vadi>

   edvayzir   23.05.2007 - 00:15
  #416168
12.

1880’de istanbul’da sıradan bir memurun oğlu olarak dünyaya gelen ismail enver için, yaşadığı dönemden bugüne kadar pek çok yorum yapılmış, her yönüyle inceden inceye işlenmiştir. “enver paşa” adlı eseriyle bu konuda inceleme yapan şevket süreyya aydemir, enver paşa’yı 1908-1914 arası döneme bakarak “1908’in hürriyet kahramanı binbaşı enver bey, işte bu kısa devrede enver paşa, daha doğrusu imparatorluğun tek söz sahibi olan, genç, inançlı, muhteris, daha doğrusu hem kaderci hem de kaderini yaratan adam olarak sahnededir.” tanımlar.



1908’de genç türkler ihtilali ile yıldızı parlayan enver’in hızlı yükselişi 1913’te yarbayken yine aynı senenin sonlarında albaylığa, 19 gün sonra 1 ocak 1914’te paşalığa yükselmesi ile başlar. kabineye harbiye nazırı olarak girer; genelkurmay başkanlığı’ndan bir süre sonra da başkumandan vekilliği yetkilerini de elinde toplar. naciye sultanla evlenip, saraya, padişaha damat oluşu da bu safhaya rastlar. enver paşa kendini zirveye ulaştıran basamakları yine kendi elleriyle döşemişti.



enver paşa’nın vatanseverliği ve bu topraklara olan bağlılığı gerçektir. bunun yanısıra hayal gücünün genişliği ve gerçeklerle bu hayallerin zaman zaman birbirine karıştığı da inkar edilemez. hayallerini süsleyen iran, hindistan, turan ve kafkasya’ya hakim olmak düşünceleri o günün şartlarında gerçek temeller oturmaz. örneğin cemal paşa anılarında “hakikati söylemek gerekirse, bu birinci kanal seferi yaptığımız zaman hiç kimse bu kanalın nasıl geçileceğini bilmiyordu...” der.



halbuki enver paşa bu görevi, ıv. ordu kumandanlığı’nı, cemal paşa’ya teklif ettiğinde, suriye’deki asayiş sağlama ve kanal seferini her ikisi de inanarak imzalamışlardı. bu sefer gerçekleştiğinde ise kanal türk cesaretiyle dolmuştu.



kanal’dan önce sarıkamış’ta yaşananlar ise tam bir felaketti. 90.000 askerden10.000’in sağ kalabildiği, özellikle de donmaktan ve açlıktan kurtulabildiği bu sefer, sonuçları açısından korkunçtu. hayatında alay kumandanlığı dahi yapmamış olan enver paşa tecrübeden ziyade gençliğinin getirdiği coşkuyla kumanda edecekti ordusunu. amaç 1878 berlin antlaşması’nda kaybedilen toprakları geri almaktı ve başarılı olacağına inanıyordu.



enver paşa ordu kumandanı hasan izzet paşa’nın hava şartları, soğuk, karın şiddeti gibi uyarılarına kulak asmaz ve taarruz emri verir. ııı. ordunun ölüm emridir bu.



enver paşa sarıkamış’ta “hükümete” başlıklı bir vasiyet bırakır.



hükümete



“planım, ruslara, hemen iki misli faik iki kolordu ile arkalarına düşerek ricata mecbur etmek ve bu suretle xı. kolordu ve süvari fırkasıyla takibolunan düşmanı karşılayıp, tamamıyla mahvetmekti. ıx. ve x. kolordu ve süvari fırkasını bekliyorum. gelir de yetişirse, düşmanı bozacağım. fakat gelmeden düşman zayıflamış kıtaatımıza taarruz eder ve taarruzda muvaffak olursa o vakit ordu mahvolmuş demektir.



şimdiye kadar asker ve zabitler hiç kusursuz harbettiler. her manevrayı yaptılar. eğer allah da yardım ederse, muvaffakiyet katidir. eğer muvaffak olmazsam, son neferimle beraber öleceğim. bu halde vasiyetim: ben vazifemi yaptığımı sanıyorum ve öyle ölüyorum. yaşasın dinim, vatanım, padişahım.



eğer geride kalanlarıma yardım etmek isterseniz, refikam sultan efendi hazretlerinin muhassısatı kafi değildir. kendisinin müreffehen yaşaması için hiç olmazsa, başkumandanlık muhassısatımın kendi muhassısatına zammı ve ebeveynimin temini refahı ile, rahmeti ilahiyeye mazhariyetim için birkaç hayır yapılmasını rica eder ve tealisine çalışmaktan başka bir maksat beslemediğim din ve milletimin tealisine dua eder, tanıyanlara selam ederim. yaşasın müslümanlık ve osmanlılık ve osmanlıların padişahı sultan mehmet han!”



enver



“servet namına bir şeyim yoktur. mamafih ne varsa, refikam sultan efendi hazretlerine bırakıyorum.”



enver



sarıkamış felaketinden sonra orduya katılıp görev almak için sofya’dan gelen m. kemal ile enver arasında şu konuşma geçer:



“biraz sonra enver paşa ile karşı karşıya bulunuyorduk. enver paşa, zayıf düşmüş, rengi solmuş bir haldeydi. söze ben başladım :



- biraz yoruldunuz.

- yok, o kadar değil.

- ne oldu?

- çarpıştık. o kadar...

- şimdi vaziyet nedir?

- çok iyidir!..



enver’i daha fazla üzmek istemedim. kendi işime sözü getirdim:



- teşekkür ederim. numarası 19 olan bir tümene beni kumandan tayin buyurmuşsunuz. bu tümen nerdedir. hangi kolordu ve ordunun emrinde bulunuyor?

- ha, bunun için belki genelkurmayla görüşürseniz daha kati malumat alabilirsiniz.

- pekiyi, o halde siz daha fazla rahatsız etmeyeyim. genelkurmayla görüşürüm...”



enver paşa için söylenebileceklerin başında onun duygusal ve aceleci kişiliği bulunur. ama şu gerçeği de belirtmek gerekir: enver paşa yetkili olduğu andan itibaren kimilerini de küstürerek bir çok subayı emekliye ayırmış ve orduya genç ve dinamik bir ruh getirmiştir. gerek siyasi hesaplaşmalar nedeniyle, gerekse yeniden teşkilatlanma çalışmaları amacıyla yapılan bu işlemde yaklaşık 2000 asker ordudan ayrılmıştı. balkan harbinden yenik çıkmış olan ordu, tüm yetersizliklere karşın başarı ve inançla mücadele etmiştir. osmanlı ordusu bütün bu şartlara rağmen tam 4 yıl 10 ayrı cephede aynı güçle savaşı sürdürmüştür. zaten bunun içindir ki yorumcular enver paşa’yı büyük kumandan olarak değil, güçlü bir ordu teşkilatçısı olarak değerlendirirler.



1.dünya savaşı ardından, almanya’nın yenilgisi ve osmanlı’yı sevr antlaşması’na sürükleyen çöküşün ardından kasım 1918’de enver paşa ülkeyi terk ediyordu. 1911 yılının 4 ağustosu’na kadar yurt dışında çalışmalarını sürdürdü. ve son gün orta asya’nın pamir eteklerinde çegan tepesinde vurularak öldürüldüğünde 42 yaşında yenik ve yalnız bir adamdı.



kaynak: http://www.geltag.com/databank.asp?text_id=45

   witchorexia nervosa   12.06.2007 - 12:28
  #462734
13.

hain olmadığını bildiğimiz bir şahsiyet ama kendi hedefinde başarısız olam bir askerbunu daekleyelim.

   kirkikindi   15.06.2007 - 01:20
  #468921
14.

bahtsiz bir vatanperver.

   pekmez   15.06.2007 - 02:59
  #469093
15.

$imdi bu adam hakkında ortak kanı bir vatansever olduğu ama hatalı tercihler yaptığıdır. zaten o dönemdeki ittihad terakkicilerin -atatürk de bir ittihad ve terakki üyesiydi- hepsi ciddi derecede vatansever ki$ilerdi.

ben daha çok yaptığı alman tercihinin alman hayranlığı olarak yorumlanmasına kar$ıyım. tarihi bilmeyen ama bunu atatürk-enver pa$a kutupla$masında istediği gibi kullanabileceklerin bu konuda enver pa$ayı vatan haini olarak göstermeleri de açıkçası tarihe saygısızlıktır.

ilkokulda bize gösterilen yüzlerce yalanın içinde bir doğru varsa o da rusya’nın yüzyıllar boyunca bir sıcak sulara inme isteğinin bulunduğudur. 1878 yılında istanbul’u ku$atan ruslar ingiltere ve fransa’nın araya girmesi ile ye$ilköy antla$masını imzalayarak geri çekilmi$lerse de halen istanbul boğazını ele geçirme arzuları mevcut idi. $üphesiz bu durum birinci dünya sava$ı’ndan önce de böyle idi.

gelgelelim 5 ya$ındaki çocuğun bile anlayabileceği bir $eyi enver pa$a mı göremeyecekti? birinci dünya sava$ı’nın tarafsız kalınamayacak bir sava$ olduğunu bilen enver pa$a tarafsız kalmasızın (bu tarafsızlığı $öyle ifade edelim, milli duygularınızı kabartmadan objektif bi $ekilde yorumlayın ama, resmen hamisiz korumasız rusya’ya yem kalmaktır) rusya’nın i$ine geleceğini bilerek bir ittifak aramı$tır.

$imdi sıkı durun, 1914 yılının temmuz ayında ittihad ve terakki’nin triumvirasından bahriye nazırı cemal pa$a ingiliz ve fransız yetkililerle görü$mek üzere quai d’orsay’e gider ancak bir sonuç alamaz. sebep tabiki de rusya’dır. rusya’yı yanında tutmak isteyen ingiltere ve fransa osmanlı devleti ile ittifaka yana$maz. dikkatinizi çekmek istediğim nokta ise 1914 temmuz’unda avusturya-macaristan veliahtı franz ferdinand bir sırp milliyetçisi tarafından öldürülmü$ (28 haziran 1914), yani sava$ fiilen çoktan ba$lamı$tı. yani biz sava$ ba$ladıktan sonra bile ingiltere ve fransa ile müttefik olmayı denedik.

peki bu minvalde enver pa$aya ili$tirilmi$ alman hayranı damgası nedendir?

o dönemde bir çok ülke prusya (alman) askeri ekolünü örnek almı$tır. hatta günümüzde bile askeri strateji kitaplarında prusya ekolünden övgü ile söz edilir.

enver pa$anın da bu durumu kanıksayıp hayran olması normaldir.

haa diğer yandan bizim müttefik olarak almanya’yı bulmamız da kolay olmamı$tır. 22 temmuz 1914’te enver pa$a alman büyükelçisi von wangenheim’a ittifaklık teklifini kabul etmemesi halinde üçlü antla$ma devletleri olan ingiltere fransa ve rusya ile anla$acağı tehditinde bulunurken sadrazam halid pa$a da avusturya-macaristan büyükelçisi marki pallavicini’ye benzer bi tehditte bulunmu$tu. alman imparatoru kaiser ikinci wilhelm bu ittifakı osmanlı halifesinin ingiliz ve fransa sömürgelerindeki müslüman halk üzerindeki etkisi gibi bir dizi sebeplerle ikna edilerek kabul etmi$tir.

yanisi bizim almanya ile ittifak olmamız bile sanıldığı kadar kolay olmadı. o yüzden devri siyasi konjonktürünü göz önüne katmadan bi$eylere mecbur kalmı$ osmanlı’nın en boktan zamanında ya$amı$ bir devlet adamını hain ilan etmeden önce iyice dü$ünün.

   elaijsa   27.03.2008 - 17:25
  #880696
16.

cahil cesur olur sözünü ispatlayan kariyerin sahibi olan kişidir. tarihçilerin üç beyinsizler dediği kahramanların(!) birincisidir.
ihanet sadece düşmanla işbirliği yapmak değildir, cehaletine bakmadan yetki almak da ihanettir.

   m0ll4   27.04.2008 - 20:31
  #906038
17.

dünyaya erken gelen saygıya değer...

   farafirlo   19.06.2008 - 20:44
  #951106
 
 

yazdır

etiket bulutu