Son 400BugünDünRastgele

en buyuk tehdit laiklik

 

1.

papa 16. benedictus’un avrupa’da geçerli olan laiklik anlayışına getirdiği yorum. papa’ya göre avrupa’da algılanan laiklik anlayışına göre din hayattan çıkarılmak isteniyor. bu yüzden laiklik en büyük tehdit olarak görülüyor.

sanırım her şey kelimelerin anlamlarının opsiyonel kullanılmasından kaynaklanıyor. bu konuda despot bir tutum şart gibi. laiklik ifadesinin tam olarak net bir anlamı oluşturulursa herkes için çok daha iyi olur. laiklik din karşıtlığı mıdır yoksa dinin yaşanmasının teminatı mıdır ?
daha önce laikliğin tekrar tanımlanması gerektiğini vurgulayan bülent arınç’a yüklenenler bu açıklamadan sonra ne diyecekler merak ediyorum.
laiklik din karşıtlığı olarak tanımlanacaksa ve bu şekilde uygulanacaksa türkiye’de tutunması imkansız. yok eğer dini özgürlüklerin teminatı ise buna kimse karşı çıkmaz.

   ramiz   18.04.2008 - 09:52
  #896118
2.

kılıf hazır. orası avrupa. bizde durum çok daha farklı. ve hatta; bıdı bıdı bıdı.
e tabi önce lafı idrak etmek, sonra hazmetmek gerekir.
trajik olan şu; ısrarla girmeye çalıştığımız bir birlik için çok saygın, nüfuz sahibi biri çıkıp söyleyince imrenen gözlerle bakan biz, aynı şeyi içimizden biri fısıldasa darağacı aramaya başlıyoruz. hadi vuralım kahpeye.

- papa’yı da kapatacağız.
+ babayı kapatırsınız.

   infinitedreams   18.04.2008 - 10:01
  #896121
   ecetemelkuran   18.04.2008 - 10:03
  #896122
4.

katolik kilisesinden beklenicek bir ifade.
bende papa olsam.seleflerim zamanında fetva çıkarıp din uğruna(!) yüzbinlerce insanı maceraya sürükleyebilse ,sikinin keyfine istediğini cennete alıp istediğini çıkarabilse bende laikliği en büyük tehlike olarak görürüm.
şaşırdığım olay bizim ülkemizdeki bazı kesim (dindarmı islamcımı artık ne diyorlarsa kendilerine) bu görüşü destekliyor olması.ulan bu adam senin peygamberine hakaret etmedi mi?selefi zamanında senin coğrafyana gider yapmadı mı?..kendi komik ihtirasların üzerine bu adamı mı destekliceksin..

   uriel   18.04.2008 - 10:45
  #896142
5.

vatikan’in yapmasi mecburi olan aciklama.

gel bakalim kardes, rönesans bu "aksam düyansi"nin gelismeye basladigi dönem. reform, malum prostestan kilisesinin kurulumuna denk düser. o vakte kadar o topraklarin ilk sahibi tanri(!)= vatikan.
o güne kadar alternatif tip diyenler cadi diye asilik kesilip yakilmis, kopernicus’un düsüncelerine kahkaha atilmis, galileo dizleri üstüne cöktürülüp "lafini geri al! dünya evrenin merkezidir. cabuk söyle bakayim" demesi telkin edilmis, telkini birak; buna zorlanmis.

dünyanin döndügü, evrenin merkezinde olmadiginin kanitlariyla ancak 19 yy. da ciddi anlamda ortaya atilabilmis; cünkü galileo tarafindan bulunan teleskobun nasil oluyor da cisimleri büyültügü kanitlanamamis optik bilminin gelismemis olmasindan kelli, ona cadi aynasi denmis...gecilmis gidilmis.

o vakitler, bilimsel bir arastirma yapabilmek, bir kitabi basabilmek icin vatikan’dan izin almak gerekiyormus.
simdi gelelim fasülyenin faidesine.
sen olsan, senin otoriteni sarsacak bir kitabin basilmasina izin verir misin?
vermezsin, o da vermedi...

ee, simdi "laiklik" ile senin otoriten zayiflamis mi bölge üstünde? evet...

bu durumda, eski ihtisaminin yarisinin yarisini bile elinde bulundurmayan bir organizasyon(evvela kilisenin üce bölünmesi ve sonra fransiz ihtilali sebepleriyle) "en büyük tehdit laiklik" demesin de, ne desin?

daha gecenlerde yedi ölümcül günahi da degistiydi papa, dikkatinizi cekerim.

   kalihora   18.04.2008 - 11:04
  #896152
 
 

yazdır



etiket bulutu