Son 400BugünDünRastgele

doktorlarin yabanci terim kullanma takintisi

 

1.

-doktor bey kocam iyile$ecek mi?

-hanfendi kocaniz hebele bubele olmus yani daha acik konusmak gerekirse kandaki celfin sayisi kromozon sayisiyla birlesip iliklerdeki tum mineralleri somurmu$.kisaca anlatmak icap ederse kalpten gelen damarlarin bir tanesindeki hucre akisi fasa fiso komito olup diger damarin yolunu kesmis..

-????

-...

-yani?

-kanser ulan kanser!!!!



tarzinda diyaloglar cok sik rastlanir durumlardir.oysa ki durust bir sekilde sonucu soylese olay bitecek.ama yok beyimiz 45 yil tip okudu ya butun hunerlerini ve masterini hasta yakinlari ustunde deniyecek.**

   diesel   30.06.2007 - 13:45 ~ 30.06.2007 - 13:46
  #511310
2.

-hastam nasıl doktor bey?

+hastanız halk dilinde "burusella difterya" mikrobu almış.

-halk dilinde adı buysa tıp dilindekini sormak istemiyorum doktor bey.*

   senaristanbul   04.07.2007 - 19:22
  #520772
3.

hiçbir doktorda olmayan ama olduğu iddia edilen takıntıdır. ha inanmayan varsa çağırın yanınıza ilkokul birinci yada ikinci sınıf öğrencisini onun anlayacağı şekilde trigonometriyi anlatın, osmanlı tarihi anlatın, izafiyet teorisini anlatın, ışık hızını anlatın, termodinamiği anlatın vesaire vesaire... yiyosa tabi.



tabi bütün bunların zorluğunu görmezden gelip olaya takıntı gibi bakan bir takım insanlar mevcut memlekette. ayrıca ömrümce hiç tıp fakültesine gitmeğimi de belirtmeden geçemeyeceğim.

   aksak kurbaa   04.07.2007 - 19:34 ~ 07.07.2007 - 03:28
  #520794
4.

iletişim anlaşabilmektir. ortada bir problem vardır, kişiler sıkıntılarını, çözümlerini düşünürler ve anlatmaya başlarlar. anlatmak nedir ? düşüncelerini karşı tarafa aktarmaktır. aktarmak nasıl olur ? karşındakinin anlamasını sağlayarak.



jargon kelimeleri kullanmak toplumumuz tarafından matah birşeymiş gibi görülüyor maalesef. sebebi eğitimsizlik değil. ego tatmini ve kültürel eksikliktir. en basit örneği doktorlarımız.



bir hastalığınız olur, gidersiniz doktora haliyle. tahliller yapılır, sonuçlar alınır. sıra sorunu karşı tarafa açıklamaya ve tedaviye başlamaya gelmiştir. peki doktorumuz ne yapar, daha doğrusu ne yapmalıdır ? net bir şekilde hastalığın sebeplerini açıklamalı ve çözümünü sunmalıdır. ama bunu yapanların sayısı çok azdır maalesef.



- doktor bey neyim var ?

+ fermantolojik testler sonucu glörbiye merinas bölgesindeki harmantoist etkiler yüzünden nurolema tedavisi görmeniz lazım. hebele böbala ilaçlarını günde 2 kez almanız gerekli.

-????



not : terimler tamamen sallamadır.



eee. ne anladı hasta bu açıklamadan ? hiçbirşey tabiki.



bir doktor jargon terimleri kullanarak başarılı olamaz, olmamalı. sadece tıbbi eğitim görmemeli. türkçesi çok iyi olmalı. nabza göre şerbet verebilmeli.



aslında bu basit sorun sadece küçük bir örnek. ülkemizin en büyük dertlerinden biri iletişimdir. bunu çözmek için gittiğimiz doktorlar bu şekilde davranmaya devam ederse varın siz düşünün halimizi.



avrupalı da biliyormuş ki bizi, zamanında "hasta adam" lakabını takmışlar.



daha da ayrıntılı bilgi için;



<bkz: jargon>

<bkz: iletişim>

   hubede   01.01.2008 - 18:27
  #796993
5.

en altı seneden oluşan eğitimin olağan sonucudur. zaten doktorlar da abartıldığı gibi ağır kelimerden oluşan cümleler kurmaz, kursalar bile hemen ardından açıklamasını yaparlar. ama tıpkı doktor yazısına getirilen eleştiri gibi doktorların ağırlıklı kullandığı latince kelimelere de takılmıştır insanlar. bir bakterinin adı ya da hastalığın adı insanların insiyatifinde değildir ve değiştirilemez. açıklamalara da o şekilde geçilmek zorundadır. doktorların büyük bir kısmı zaten hastasına anlayabileceği dille anlatmaktadır.

   Dua   01.01.2008 - 18:35 ~ 01.01.2008 - 18:40
  #796999
6.

kendinizi karşınızdakinin yerine koyabilme becerisi gerektiren bi olaydır bu;şöyle ki:



adam yıllarca okumuş etmiş,kasmış,olmuş bi doktor..buraya kadar tamam heralde..

sonrasında, okul yıllarında gördügü dersleri ne biliyim yaptıgı stajları ve de muhatap oldugu kişiler genelde meslektaşları oldugu için onlarla hep tıp dilinde konuşmaya alışmış ve meslegine adapte oldugu sürede de bunu devam ettirmiş..evet,24 saat meslektaşlarıyla beraber değil ama bi hasta gittikten sonra o hasta hakkında konuşurken veya başka bi doktora hasta hakkında bişey sorarken tıp dilindeki tabirleri kullanıyor..



e dolayısıyla bunda o kadar da garipsenicek bi durum olmuyor..yani biraz da alışkanlıgın getirdigi bi durum anlıycanız..siz de kendinizi düşünün bi kere yaptıgınız işte kullandıgınız sözcükleri herkes biliyo mu bakalım ya da okulda mesleginizle ilgili ögrendiklerinizi mi kullanıyorsunuz yoksa halk arasındaki tabirlerini mi??

   hicbisee   01.01.2008 - 18:46
  #797011
7.

uzmanlıkla beraber en az 10 yılı bu mesleğe sahip olmaya çalışan kişinin boşu boşuna okumadığını göstermek ve farklılığını hissettirmek için yaptığı eylem.latinceye hakimim,bokuna okumadık ulan manasıdır.

   hadigari   01.01.2008 - 18:54
  #797019
8.

hemen hemen tüm doktorların sahip olduğu takıntıdır.



takıntılı doktorları bir kaç grup altında incelemekte fayda var.

bir kere tüm grubların ortak özelliği bu takıntıya sahip olabilmeleri aldıkları latince terimlerle dolu tıp eğitimidir elbette.



burdan sonra, olaya zeka, dinginlik ve iletişim becerisi faktörleri giriyor.



doktor efendi, taşhis sırasında sürekli latince düşünmekte, önüne gelen tahlil sonuçları latince, organlar latince, bilgiler latince, tedavi için kullanılacak çözümler latince, tanı ve tedaviyi hastaya bildirme fazında doktorumuzun iletişim becerileri devreye giriyor, bazısı karşı tarafın anlayıp anlamamsıyla ilgilenmiyor vedahi anlamamasından sadistik bir zevk duyduğunu bile düşünmüyor değilim,



bir kısmı amaçsızca bir latince saldırı yapıp, anlamayınca bıyık altından gülümseme şeklinde görülen bir ego tatmini yaşayıp, türkçe kısma geçiyor,



kimisi amaçsızca hastasının karşısında teşhisini latince tekrar ediyor bir kez daha gözden geçirmek için belkide, hemen akabinde de türkçe cümlelerle aktarıyor, söyleyeceklerini.



kimisi ise, tam bizim istediğimiz gibi mükemmel adam, herşeyi latince biliyor, fakat tüm ulusçu duygularıyla kasıp türkçe düşünüyor, ağdalı türkçesiyle, bize algımızı kastırmayacak bir şekilde anlatacaklarını anlatıyor.



ben 2. ve 3. tip doktorlardan memnunum 1. ve 4. tip daha çok sinirimi bozuyor.

   commensalist   01.01.2008 - 18:54 ~ 01.01.2008 - 19:03
  #797020
9.

-sırtınız cılk yara olmuş.

+bu mu yani bilimsel açıklaman?

-cılk,yani cronic indepence local klorant.

+ooo.pardon...

-yaa...löpcük gibi kaldın di mi?

+löpcük?

-lineer öbeleyşin pört...

+hassireleee...!





ya yukardaki gibi bir doktor hasta diyaloğumuz olaydı...yabancı teriminde bu kadarı...al sana bilimsel açıklama...

   psykhe   01.01.2008 - 19:22
  #797048
10.

klasik doktor takıntısıdır,uzatırda uzatırlar latince hat safhaya ulaştığında ise karşıdaki hasta veya yakını olaydan tamamen kopmuş demektir.

   esgi   01.01.2008 - 19:24
  #797049
11.

sorun şu ki her meslegin kendine özgü bir jargonu vardır ve bazılarında bu kalıcı olabilir ve günlük hayata sarkabilir.

havalardan kaynaklandıgını sanmıyorum,zira sen onun önünde kuzu gibi oturan bir hasta iken ve gözünün içine bakıyorken zaten havadan civadan bahsedecek konumda degilsin.

evet mesela ben de çorba tarifi verirken;

unla suyu homojen olana kadar kaynama sıcaklıgında yüksek basınçta pişireceksin,akabinde adi veya mavi bantlı süzgeçten çözünmeyen partikülleri ayıracaksın şeklinde bir beyanatta bulunuyorsam bu da benim işimin kaçınılmaz sonucudur.

sık kullandıgımız deyim ve tabirler zamanlar hayatımızın tam ortasına girer,herkes için olmasa da kimisi için bu böyledir.

   enigmatic   01.01.2008 - 19:31
  #797057
12.

küçük kardeş deli gibi kaşınamaktadır her tarafında kırmızı kırmızı yaralar oluşmaya başlamıştır. bunu gören anne telaştan ne yapacağını bilmez. hemşiredir fakat bugüne kadar böyle bir şey görmediğinden ne olduğunu anlayamaz. derhal bir üniversite hastahanesine gidilir. bir prof. bulunur. tahliller yapılır. anne heyecan içinde çocuğunun nesi olduğunu sorar ve doktorumuz teşhisi koyar " pityriasis rubra pilaris" (!)

- yani doktor hanım nesi var.

+ az önce de dediğim gibi pityriasis rubra pilaris olmuş sizin çocuk.

- peki nasıl bir şey bu pitriyasis? alerjisi falan olmasın.

+ bu hastalığın reaksiyonları kaşınma, deride kırmızılık ve pul pul dökülmedir.

- evet anladım. ( anne burda bozuntuya vermiyor ama içinden bu yüzden geldik salak diyor muhtemelen)

+ siz bu yazdığım ilaçları kullanın. geçmezse takrar gelin.



doktorun söylediklerinden hiçbirşey anlamayan anne internet denen yüzyılın buluşunu açar ve bulur ne demek olduğunu pityriasis rubra pilaris denen hastalığın.

anlamı şudur; kızarıp kaşınan pul pul dökülen deri anlamındadır. anne şaşkınlığını gizleyemez. yahu koca prof. gördüklerimizin latincesini söyleyip hiçbir açıklama yapmadan bizi başından savmıştır.

   siyah kelebek   01.01.2008 - 19:45
  #797070
13.

insnlar anlamadığı konuları daha bir matah sanır. hele bir de bir uzmanın dilinden çıkıyorsa bu yabancı ve de bilimsel duran sözcükler, kesin bir bildiği vardır uzmanın, inanmamak elde değildir.



konuyla ilgili bir de hikaye anlatılır:



greater ıdobo falls bilim fuarında bir lise öğrencisi, yöre halkını,hazırladığı bir projeyi imzalamaya davet etti. delikanlı, "dihydrogenmonokside" adlı maddenin kullanımının tümüyle yaaklanmasını,buna olanak olmayan durumunda ise maddenin, çok sıkı biçimde denetlenmesini istiyordu.söz konusu maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişte açıklıyordu:



1. yoğun terleme ve kusmalara neden olabilir.

2. doğaya büyük zarar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.

3. gaz biçimine dönüşmüş durumuyla, çok ciddi yanıklara neden olabilir.

4. kazara solunması, ciğerler dolması, ölüme yol açar.

5. erozyonun önemli bir nedenidir.

6. otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.

7. ölümcül kanser tümörlerinin tümünün içinde bulunduğu saptanmıştır.



bir saat içinde tam 50 kişi, delikanlının kampanya açtığı bölümü gezdi. 43 kişi, bu maddenin yasaklanması isteğini şiddetle desteklediklerini bildirdi. 6 kişi kararsız kaldı. yalnızca 1 kişi yasaklanması istenen "dihydrogenmonokside"in h2o olduğunu, yani canlı yaşamın can damarı "su" dan başka birsey olmadığını söyledi. delikanlının projesi "ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" konulu yarışmanın 1.si ilan edildi. delikanlı "kolayca saptırılmış, ama bilimsel tümcelerle kişilerin nasıl yanlış koşullandırılabildilerini göstermek istedim" dedi.



not: alıntıdır.

   sherry   27.01.2008 - 12:10
  #836104
14.

türkçe konuşunca pek tatmin olamayan doktorların yaptığı eylem.
napsınlar böyle yapınca daha bir göz dolduruyorlar(?).

halbuki söylediği kelimenin karşılığı türkçemizde de vardır..

   duman alti   17.05.2008 - 16:17 ~ 17.05.2008 - 16:19
  #922823
15.


doktor:
-kızım kalçanda kas spazmı olmuş.
hasta:
-neeee! şıpazım mı?

   duduklu tencere   17.05.2008 - 16:20
  #922827
 
 

yazdır

etiket bulutu