çok zor iştir memleketimde diafona cevap vermek. tanımlayacak olursak; kendini tek kelime ile tanıtmaktır. baba mesleği şakacılık olan ve konuşma konusunda(kendini ifade etmek diyelim) bazı sıkıntıları aşikar olan memleketim insanının kendini zora sokmasıdır. zira kendinizi tanıtın sorusuna 5 dk cevap veremeyen, hatta yüksek baskı altında "isminiz nedir" sorusuna bile cevap veremeyecek hale gelen insanın bunu hele hele karşı tarafın yüzünü görmeden gerçekleştirmesi maalesef ki çok güçtür.
ben burda yine bir iki durumu gözünüze batırmaya çalışacağım.
birrr- "kim o ?"sorusuna ben diye cevap vermek.
-kim o?
+ben
-??????
asrın deliliklerinde biridir. aslında cevap veren (ben diyen) de haklıdır zira soru o kadar karmaşıktır kibeyin hücreleri algılamakta zorlanmaktadır. ya da kişi bu sorunun çook derininde yatan "sen kimsin" sorusunu algılayamamıştır ki "ben" diye patlatmıştır cevabı, iki kelime dört harften oluşan "kim o" sorusu o kadar kopmleks gelmiştir ki kişi yerle yeksan olmuştur.
tabi ben cevabının akabinde de davranışlar değişebilir.
beyin sağlığı yerinde olan ev sahipleri genelde "sen kimsin?" derler ya da kişinin kendisini daha yakından tanıtmasını isterler. fazla faydalı olmaz çünkü kapının diğer tarafındaki ikinci soruya da -ilk soruya olduğu gibi- hazırlıksız yakalanır ve artık olayı sertleştirmeye başlar.örnekse ;
-kim o?
+bennn.
-sen kimsin?
+aç artık ya benim işte...
"aç artık ya benim işte" tapılacak bir cevaptır. ve bir soru daha sorarsa gelmekten vazgeçeceği tehdidini içerir kendi içinde sessizce.bu süre içerisinide yukarıdaki ev sahibi, mal olma ihtimali yüksek arkadaşlarını gözden geçirir, zihnindebir ses taraması yapar, telefonuna mesaj, çağrı gelmiş mi, diye bakar. sonra da genelde kişinin deliliğine verir, kapıyı açar.
beyin sağlığından şüphe ettiklerim ise "ben" cevabından sonra kapıyı açarlar. he ben niye bu insanlara beyin sağlığı bozuk diyorum? zira bu hareketle kapıyı açma eyleminin artık bir refleks olduğu ve omurga ( ya da omurlu birşey) tarafından kontrol edildiği bilimseldir. kişi artık zaten bozuk beyniböyle küçük şeylerle yormak istemediği için omurgaya vekalet vermiştir ama omurgada piç 2. müdür kıvamında bi hareketle görevi kötüye kullanır kapıyı direk açar. şimdi derseniz ki adam kapıyı açıyor ama zaten sağlıklı olan da açıyor o zaman bu aradaki zaman kaybını önlüyor olamaz mı?
-hayır, olamaz. he ama sadece kaliteli bir deli olabilir. biliriz ki öyle deliler vardır, kırk akıllıya bedeldir. ama sonuçta beyin sağlığı bozuktur.
-ikiii; "kim o?" sorusuna espri yaparak cevap vermek.
bu da işte baba mesleği olan şakacılıkla alakalı olan kısımdır. for example;
-kim o?
+kilimci,(kalaycı,hancı,yolcu,oğlancı*)
-???
burada da yine amaç saptırılmıştır.kapıyı açan kişinin bu iğrenç lafı bugüne kadar ne kimsenin suratında bir tebessüm oluşturmuş ne de extra bir yaşam enerjisi katmıştır. yine giden kutusuna gitmiştir. ortama hiçbir pozitif enerji vermemiştir.
ve son olarak bana bu entryi girdiren diyalogu yazmadan geçemiyorum, en vahimi de bu sanırım.
-kim o?
+kilimciii,hauhuhuh
-ıygg, kimsin be?
+(sıcak bir ses tonu ile)benim benim aç.
-siktir be yeter kimsin.
+ (sinirlice) ben dedim ya a.q açsana göt .
-?? , (dıztt)*
- yorumsuz.
#979380