alan kişinin sonunda bilgi edinmiş olması amaçlanan hede.
#55131
◊ 1 eylul 2008 besiktas konyaspor maci
◊ ugly (2)
◊ the lord of the rings the fellowship of the ring
◊ adi nevin (2)
+ gunesh
+ istanblue (20)
◊ hata yapmaktan korkmamak (2)
◊ turkiye de suc ve aksiyon filmi cekmek (2)
+ rapido
+ petra
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (9)
+ marmara universitesi guzel sanatlar fakultesi
+ anlamsiz (2)
◊ artos dagi (2)
+ sevda demirel (2)
◊ lemony snicket s a series of unfortunate events
+ tek kas
+ entry nick uyumu (2)
+ alisan in sosyeteye girmesine yardimci olmak
+ istetmek
+ ihsaniye
+ of dedirten turk dizisi kliseleri (5)
◊ ismi buyuk kendi kucuk meslekler (5)
+ emre aydin (3)
+ sakala boncuk takmak (2)
◊ web kameradan kiz kesmek (2)
+ cana gelecegine mala gelsin (2)
◊ fatih portakal (2)
◊ fruko portakal (4)
+ manavgat (2)
şu an çalışmam gerekli olan ama bu siteyi bırakıp çıkamadığım bir şey.
derdinden kurtulmanın en iyi yolu derste mantığı kavramaktır.
öğrenci, sıcak yatağından günün mahmur saati kalkıp, tepeler aşıp geldi derste zevkle (biraz imkansız gibi) anlamak, dinlemek ister. yok gideyim evde tekrar edeyim, bomba gibi olsun gibi bir laf aklından dahi geçmez. günü gününe çalışmakmış, yalan. zaten bu aklı olan adamın tabiatına aykırıdır.
zaman kaybı. sen otur çalış, sonra kesin unutacaksın. he diyelim unutmadın 1x15 gün desen 15 saate değer mi bu? kesinlikle hayır. sınav öncesi 3-4 saat yeter herkese.
yeter ki hoca dersi anlatabilsin, öğretmesin ama. öğrenme ezberdir, önemli olan olayın mantığını, temelini kavramaktır. şahısa temeli verdin mi satırlar süren formülleri, denklemleri ezberlemek yerine zaten kendi çıkartır bulur.
fıkralarla desteklenince daha bi tatlı olan. güzel bir mail ile anlatmak isterim ;
ders 1.
adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar. kapıya kimin
bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes eder.
üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşağı iner ve kapıyı açar.
gelen eşinin arkadaşı x’tir.
kadın daha selam veremeden x ’havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 euro veririm’ der.
kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun düşmesini sağlar. x ona bakar ve 300 euro verir ve söze devam eder:
’antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 euro daha verebilirim, hem de derhal’ der.
önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder.
yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner.
hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar. ’arkadaşın x’ diye cevap verir kadın.
’çok iyi, ona borç verdiğim 800 euro’yu getireceğini söylemişti, onu
getirdi o zaman.’
1. hikayeden çıkartılacak ders :
eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. karar mekanizmasında belirleyici olabilir. böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.
ders 2 .
aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar.
rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ
elini rahibenin bacağı üstüne koyar. rahibe ona bakar ve şöyle der :
’rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?’
utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar.
bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile
karşılık verir :
’rahip
129. ayeti hatırlıyor musunuz ?’
utancından yine kızaran rahip elini çeker ve ’afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor’ der.
kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.
rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir incil alarak 129. ayeti açar okumak için 129. ayet şöyle demektedir : ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayınız.
orada güzellikler bulacaksınız.
2. hikayeden çıkartılacak ders :
görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.
ders 3.
pazarlamacı, şef sekreter ve personel müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli
bir lamba bulurlar. lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar.
’aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım’ der cin.
şef sekreter arsızca atılarak ’önce ben’ diyerek sıranın önüne yerleşir.
’bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin’ diye dileğini ifade eder.
ve hoop, ortadan kaybolur.
şimdi de pazarlamacı atılır ve ’şimdi sıra bende’ der.
’hayallerimdeki kadınla tahiti sahillerinde pina colada içmek istiyorum’ der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
’şimdi sıra sende’ der cin personel müdürüne.
’ikisini de öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum’ der personel müdürü.
3. hikayeden çıkartılacak ders :
üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin...
negzel dimi ? vapurlar felan...
kitaptaki konuları
oğretmiş olsanız,
yerinize başkası gelince
görmedik, der bütün sınıf,
okutmadı, öğretmedi.
meslek cilveleri..
sonraki, yerinme!
oğrenciler
hep yeni ağızdan duymak ister,
yinele aynı şeyleri!
<bkz: behcet necatigil>