birinin arkasından atıp tutmak,hakkında yorum yapmak.
#20137
◊ davulcuyu tokmaklamak (4)
+ bosuna yasayan kadinlar (2)
+ yarrah (2)
+ yazarlarin aslinda soylemek istedikleri
◊ ramazan davulcusuna diss atmak (3)
◊ dolu olan tuvaletten gelen cevap ile irkilmek (2)
+ bilgi
+ acikmak
◊ kizlarin benzincide unutulma korkusu (4)
+ internet yokken yapilanlar (7)
◊ islam hosgoru dini degildir (4)
◊ bebeklerin babalara bayilip anneden nefret etmesi (3)
◊ islam hosgoru dini diye bazi yavsaklarin hosgoru beklemesi (2)
◊ ramazan xi (2)
◊ davulcu esliginde kasap oynamak (3)
+ erkan ogur (3)
◊ psikopat ramazan davulculari (4)
◊ ask yatagi (3)
+ yaran fikralar (4)
◊ pony (2)
+ recep tayyip erdogan aydin dogan kavgasi (8)
◊ reha muhtar klasikleri (2)
+ ufuk uras (2)
+ 21 grams
+ kutsal damacana (4)
+ gsm operatorunden karakter tahlili (9)
+ trexxxxx
◊ haydi hayata don kampanyasi (4)
+ pink floyd (2)
◊ 6 eylul 2008 rafael nadal andy murray maci
+ tespih
<bkz: yerin kulağı vardır>
yapılması hoş olmayan bir davranış türüdür. öğrenildiğinde insanların iki yüzlü olduğu gerçeğini tekrar yüzünüze çarpmaktadır.
<bkz: levent yuksel>
<bkz: gec bunlari>
<bkz: gıybet>
<bkz: türklere özgü tiksinc adetler>
bir orhan veli şiiri sezen aksu da bir besete yapmış ki tadından yenmez. tabi levent yüksel yorunumuda unutmamak lazım.
kim soylemis beni
suheyla’ya vurulmusum diye?
kim gormus, ama kim,
eleni’yi optugumu,
yuksekkaldirimda, gupe gunduz?
melahat’i almisim da sonra
alemdar’a gitmisim, oyle mi?
onu sonra anlatirim, fakat
kimin bacagini sikmisim tramvayda?
guya bir de galataya dadanmisiz;
kafalari cekip cekip
orada aliyormusuz solugu;
gec bunlari, anam babam, gec;
gec bunlari bir kalem;
bilirim ben yaptigimi.
ya o, mualla’yi sandala atip,
ruhumda hicranin’i soyletme hikayesi?
doğal bir ihtiyaçtır , bayanların daha çok yaptığı söylenir, hiç yapmadım diyen yalan söylüyodur.
üç kişinin bildiğini, bütün köy biliyor demektir! (alman atasözü).
<bkz:>sırrını söyleme dostuna, dostunun da dostu vardır o da söyler dostuna.
özellikle dişi bünyeler tarafından yapılan ama son zamanlar da erkeklerinde altda kalmadığı durum.
-aaa biliyomusun dün ayten’le karşılaştım pek çirkinleşmiş
-aman ben onuı bildim bileli öyle
uzar gider.
’bak ben dedikoduyu sevmem’ ya da ’benden duymuş olma da’ diye başlayıp devam eden cümleler sinsilesi.
’dedi’ ve ’kodu’ şeklinde bir açılımı olduğuna inandığım eylem. kişinin arkasından hoş olmayan ne varsa söylenir,gunun yorumu v.s. eklenir,eğer ki o gun içerisinde ilgili kişiyle herhangi bir olay yaşanmışsa kişi mevcut durumda göt altına verilir ve ordan ayrılınca da ’ne has kodum ama’ dye bir cümle sarfedilir.
kadınlar arasında yaygın olan erkek cinsinin de bi hayli ilgisini çeken spor dalı.
kadınlar arasında yaygın olan erkek cinsinin de bi hayli ilgisini çeken spor dalı.
orhan veli’ nin levent yüksel’ in de şarkısını söylediği şiir. geç bunlarııııı diye nakaratı vardır.
<bkz: fiskos>
bir müslümanın veya zımminin ayıbını, onu kötülemek için arkasından söylemek.
kişinin gıyabında, duyduğu zaman hoş karşılamayacağı bir şekilde konuşmaktır. derler ki" ama biz olanı söylüyoruz". olmayanı söylemek zateniftiradır ki bildiğim büyük günahlardan biridir. * ** *
bir de hikayesi vardır:
bilge, karşısında duran iki adamı ilgiyle süzerek, "sorun nedir?" diye sormuş.
adamlardan biri diğerine işaret ederek,"o, yaptığı dedikodularla sadece benim şöhretimi mahvetmekle kalmadı, bu köydeki pek çok insanın da canını yaktı!" demiş.
öteki hemen atılmış: "üzgünüm... böyle olsun istememiştim. tüm söylediklerimi geri alıyorum."
"yaa... bunun gerçekten her şeyi düzelteceğini mi sanıyorsun?" diye söze katılmış bilge, "yarın köy meydanına kuş tüyü yastığınla gel."
"nasıl yani?..."
"dediğimi yaparsan anlayacaksın."
ertesi gün köy meydanında buluşmuşlar. bilge, adamın eline bir makas vermiş ve yastığı kesip içindeki tüyleri boşaltmasını söylemiş. yastıktan boşalan tüyler rüzgarla birlikte etrafa savrulunca, "şimdi," demiş bilge, "bunların hepsini toplayıp bana getir."
adam saşkınlıkla, "ama bu mümkün değil!" diye cevap vermiş. "baksanıza, duvarların ardındaki bahçelere kadar savruldular. öyle geniş bir alana yayıldılar ki, bunların hepsini toplamak imkansız..."
"tıpkı başkalarının hakkında sarf ettiğin sözler gibi" demiş bilge, "yaptığın dedikoduların nerelere, ne kadar uzak mesafelere kadar gittiğini ve nelere sebep olduğunu bilebilir misin, söylesene?..."