anlaşılması zor filmler çeken yönetmen.
<bkz: eraserhead>
#100740
+ last fm (2)
◊ 23 aralik 2075 papua yeni gine marduk yildiz takimi milli maci (2)
+ kitap ayraci (3)
+ zenit petersburg (2)
+ yeni tanistigi kizla konusurken yerden ot koparip oynayan genc (2)
+ umit ozat (2)
◊ esra ve ceyda ersoy kardesler (2)
+ ise gec kalmak (2)
◊ kandahar daki kuslarin tek kanatla ucmasi
◊ 1 eylul 2008 besiktas konyaspor maci
◊ ugly (2)
◊ the lord of the rings the fellowship of the ring
◊ adi nevin (2)
+ gunesh
+ istanblue (20)
◊ hata yapmaktan korkmamak (2)
◊ turkiye de suc ve aksiyon filmi cekmek (2)
+ rapido
+ petra
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (9)
+ marmara universitesi guzel sanatlar fakultesi
+ anlamsiz (2)
◊ artos dagi (2)
+ sevda demirel (2)
◊ lemony snicket s a series of unfortunate events
+ tek kas
+ entry nick uyumu (2)
anlaşılması zor filmler çeken yönetmen.
<bkz: eraserhead>
şahsın filmlerinde hep derin mesajlar saklı olmuştur ve bu mesajları algılayabilmeniz için filmin her karesini bir kaç kez izlemeniz yeterlidir.
filmlerindeki sahnelerinde, hayatın içinden başka bir konuyu açıklarken örnek olarak kullanabileceğiniz kadar ilginç enstantanelere yer veren adam. siyasi bir darbenin piskolojisinin bir david lynch imzalı tecavüz sahnesi ile örneklenmesine tanık olundu ki, o da ayrı bir başlık konusu. *
1980 the elephant man
1984 dune
1986 blue velvet
1990 wild at heart
1991 twin peaks: fire walk with me
1995 lumière and company
1996 lost highway
1999 the straight story
2001 mulholland drive
ilk filmi 1977 yapımı <bkz: eraserhead> dir.
izleyicinin almak istediği şeyleri değil kendi vermek istediği şeyleri veren kontrolun tamamen onda olduğu <bkz: film noir> ustası.filmlerinde açık uçlar ve sonlar olması ,filmleri the end yazısından sonra dahi bitirmemiştir.
sanırsam aynı zamanda bir lafmacun org yazarı , hoşgelmiş.
<bkz: lafmacun bando takımının birinci ligde oynaması>
filmlerinin ana teması "boşuna aramayın, çünkü çıkış yok" olan yönetmen.
"öyle bir film yapayım ki, sonradan ben bile ne yaptığımı hatırlamayayım, izleyen de bir bok anlamasın" diyerek film yapan bir adamdır, zordur, ağırdır.
zira bir röportajında, filmlerini çekerken, kendisinin bile zorlandığını, çoğu sahnelerin önce mi yoksa sonra mı olduğunu karıştırdığını itiraf etmiştir.
efsanelere konu olmuş; insan ötesi bir yönetmendir bence . ilk kısa filminde 1 dakika boyunca bir animasyon karakterin kusmasını izletme becerisine sahip dehadır kendileri. her nekadar filmlerini henüz bir kere izleyerek anlama becerisine ulaşamasamda ,bir filmi en az 3 kez izlememe vesile olarak geri zekalı moduna girmeme neden olsa da evet hayat bu kadar karmaşık dedirtebilen; eraserhead(silgi kafa) filminin açılış sekansıyla insanların endüstriyel dünyada ki sıkışmışlığını ve çarkların arasında ki ezilmişliğini görsel bir şölen olarak sunabilen usta..
bir diğer özelliği bütün filmlerinde senarist, sesçi,müzik, kurguı yönetmeni vb. görevlerle" kamera/oyun/cut" demenin dışında filmine herşeyiyle hakim olmasıdır.
20.01.1946 tarihinde misoula/washington’da bir tarım bilimleri uzmanının oğlu olarak dünyaya gelen lynch gençliğini ıdaho north california washington ve virginia’da geçirdi.liseye giderken seçme dersleri arasında sanat kursları da vardı.lynch 1965’te philedelphia’da pennsylvania academy of fıne arts’a * girdi.en göz dolduran filmi 1990’da cannes’da altın palmiye ödülüne layık görülen wild at heart’dır.
amerikalı yönetmen lynch az sayıda uzun metrajlı film çektiği halde ülkesinin en önemli çağdaş yönetmenleri arasında yer almaktadır.bu arada her biri bir kült filmi olma payesine erişmiş olan lynch’in yapıtlarında iç açıcı bir dünya karşısında tam tersi korkutucu çoğu zaman da sapık karşıtı gösterilmektedir.
’’rahatsız etmeye devam edicem’’... demiş david amca-eklenecek pek bi şey yok güzel demiş...
imajlarını, sekanslarını zamanın ötesine ya da şimdi bizim içinde bulunduğumuz uzamın dışında kuran bir manyak. uç’u sezmesi değil uç’u doğrudan vermesi değil, uç’u yoğunlaştırıp, rahatsızlığını daha da arttırması david lynch’i siyah sinemanın, yıkım sinemasının ya da yeni dalganın çok önemli bir yerine oturtmuştur. lost highway de işlenen pornografi/erotizm ikilemi, iktidar-iktidarsızlık ve suç kavramları, aynı zamanda bilinçdışının giz’inin bedenleştirilmesi lynch’in sinematografik paramparça kuramında- eyleminde çok değerli örneklerdir. yanlışlığı onun kadar teşvik eden başka bir varlık görmedim. bir marquis de sade, pasolini devamıdır aslında o.
p.s: kısa filmleri, özellikle grandma, imgesel- metaforik düzlemde muhteşem veriler sağlayan, çok rahatsız edici bir lynch eseridir. dikkat edilmeli.
blue velvetini izlemişimdir. harbidende bi bok anlamamışımdır. film saçma başlar ve saçma biter. ama hep bi yerde bişeyler kaçırdığınızı düşünerek izlersiniz buda seyir zevkini kaçırır.
ancak sigmund freud’un 20. yüzyılda yönetmen olarak yaşadığında çekebileceği nitelikte filmlere imza atan dahi yönetmen. kanımca filmleri izlenirken fazla irdelenmemeli, seyirci kendisini bir rüya görüyormuşçasına filmin akışına bırakmalıdır.
sag eli hep bir hareket eden guzel adam. filmleri guzeldir, kendisi guzeldir. zaten bu aralar hava haric her sey guzel.