1.
"beşiktaş'ın ünlü taraftar grubu çarşı, varlığını sona erdirme kararı aldı.
çarşı ile ilgili "asi ruh" belgeselinin beşiktaş kültür merkezi'ndeki galasında konuşan tribün lideri alen markaryan, çarşı'nın beşiktaş'ın önüne geçtiği yönündeki eleştiriler ve çeşitli spekülasyonlar sebebiyle "çarşı kendini feshetmiştir" dedi ve ekledi: "çarşı artık yok !.."."
diye geçiyor lig tv'nin sitesinde. http://www.ligtv.com.tr/default.aspx?r=1&hid=39073
okuyunca bir apışıp kalıyor insan. inanası gelmiyor. tekrar tekrar okuyor yazanları, bir şaka belirtisi falan arıyor ama bulamıyor. ammaaa, oturup da şöyle bir mantıklı düşününce; çarşı adı gerçekten marka olmuştu, beşiktaşlıyım demekten çok çarşı'lıyım denmeye başlanmıştı. dış basında bile beşiktaş taraftarı değil de çarşı diye bahsediliyordu adından. elbette diğer taraftar grupları arasında her açıdan en iyisi, en yaratıcısıydı. ancak taraftarları kendi aralarında oturduğu yere göre, bulunduğu topluluğa göre ayırmak elbette ki yanlıştı. bu güzelliği başlatan tabi ki her zaman çarşı olmuştu ancak bir şeyler tek başına olmamıştı.
artık sadece bir bütün olarak beşiktaş taraftarı var. hayırlı olsun.
Berkalettin 27.05.2008 22:27
#931226
2.
çarşı, "çarşı her şeye karşı" sloganının hakkını vermiştir.
ve, çarşı işte bu tavrıyla kendi efsanesinin son taşını da koymuş, ulaşılmaz bir noktadayken çekilmeyi bilmiştir.
alakayı kurabilecekler için;
<bkz: john doe>
iroNick 27.05.2008 22:37
#931238
3.
çarşı bırakıp gitmeye de karşıydı ama sonunda kaçınılmaz sonla karşılaştı,evet kaçınılmaz son.beşiktaş spor klübünü ölümüne seven çarşı grubu,kendi sevgisinde boğulup öldü."beşiktaş sen bizim allahımızsın" diyebilecek kadar çok severken aşkını kalbine gömüp normal taraftarların arasına karışmak,olacak şey miydi,yapılacak olaymıydı.
yazık olmadı mı kırılan rekorlara,yazık olmadı mı bu sevgiye,yazık olmadı mı bu zamana kadar bestelenen o marşlara,yazık olmadı mı bunca emeğe,yazık olmadı mı denize dökülen fenerbahçeli taraftarlara...
<bkz: küfüre karşıyız biz beşiktaşlıyız>
MrBlack 27.05.2008 22:57 ~ 27.05.2008 22:59
#931262
4.
çarşi kapalının ortasında sıralanan bir gurup değildir. çarşi bir ruhtur. çarşi,
new york’da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, prag'da duvara
yazılmış bir yazıdır, erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, adana'da
bir rengi bozuk derneğinin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, galatasaray
lisesi duvarına yazılmış "çarşi ulan" işaretidir. bir tiyatro sahnesinde hiç bir
dekora uymadan sırtında taşınan kutsal beşiktaş formasındadır çarşi. zonguldak'ta
maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır
çarşi. hakeme kızdığında "satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir.
atatürk’e dil uzatan dönemin milletvekili hasan mezarcı'ya "hasan mezarcı'ya kafam
girsin" diyen tezahüratıyla cumhuriyet'in kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz
sesidir. ezik civcivler'in yalakalıklarına "tek adam, atam" yada "bir pankartta
verhaugen’e aç avrupa şampiyonu ol fener" diyen zekadır. beşiktaş aşkını
pankartlarda "başka boyutların tanrısı" diye ifade eden kalp’dir. ceza'sı gereği
boş kalmış tribünlere "ruhumuz yeter" yazan yüreklerdir. kaşınanı tesislerinde
ziyaret eden yada ellerine verdikleri "cobarde gallina ortega (korkak tavuk
ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir. "erkek adam renkli takım tutmaz" deyip
alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "işıklar söndüğü zaman tüm fenerliler
güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir. "bizim taraftarımız daha fazla" diye
böbürlenenlere "en fazla sinek'de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır.
futbolcusuna kızdığında "aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır. 2 km
bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan
duran 72 yaşındaki teyzedir. tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma
bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür. omuz omuza zıplayıp "beşiktaşım benim
biricik sevgilim" diye gözünde yaş gırtlağını yırtan solcusudur, sağcısıdır,
ateistidir, hacısıdır, müslümanıdır, ermenisidir, yahudisidir, hıristiyanıdır. irak
işgalinden önce savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur. mitinglerde
"beşiktaşliyiz, savaşa karşiyiz" tezahüratlarında, tribün'de "savaşa hayir",
"amerikan şahinlerine karşı karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır. bir
f16 burnuna yapılmış kartal’dır. çarşi’nın "a" sını anarşinin "a"sıyla yazan güce
tapmayan isyankarlıktır. "siyah beyaz ölüm yaşam" diyen felsefedir. holiganlığı
kahpelik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir. sevinmek için
sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır. nazım hikmet'in "aslolan hayattir" ına
tribünlerin hacı babasıyla "hayat da beşiktaş" diye ölümsüzleştirenlerdir. "çarşi,
mustafa kemal hariç herkese, hatta kendine de karşi" diyen aykırılıktır. tribüne
boydan boya "ölüm ne zaman ve nereden gelirse gelsin; mezarıma siyah beyaz güller
atılacaksa, mezar taşıma beşiktaş yazılacaksa, böyle ölüm hoş gelsin sefa
gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir. çarşi ruhu beşiktaşinin uslanmaz asi ruhudur,
beşiktaşini taparcasına seven çılgın aşığıdır."
alıntıdır...
MrBlack 27.05.2008 22:58
#931266
5.
asi ruh filmi fragmanında konuşan alen çarşının beşiktaş kulubunun önune geçmeye başladıgını ve şu an itibari ile kendini bitirdiğini bu değeri noktaladıgını belirtti.
kaynak lig tv.
1 a 27.05.2008 23:19
#931284
6.
bir fenerbahçe taraftarı olarak bile duygulandığım hadisedir.klübün önüne geçicekse biz yokuz demek bir taraftar için en güzelidir.helal olsun çarşı.
cankiriklari 28.05.2008 00:32
#931337
7.
çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.
aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de...
gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan "inanın çocuklar başardık" şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.
lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; beşiktaş camiası'nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.
amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.
kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.
beşiktaş'ı yaşamak, çarşı'yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.
dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?
hiç düşündünüz mü?
devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı...
hiç düşündünüz mü?
bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?
ve siz "karşı" olmak ne demektir bilir misiniz?
düşünün bakalım.
tam 1,5 saatiniz var.mahallenin hep kötü çocuğuyduk.
hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.
ama yalnızca çalıştık.
zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.
zamanın tümünü beşiktaş'la geçiren bu kitlenin ne yaptığını "zaman" bile anlayamazdı eminiz.
iyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.
her şeyi beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.
hala da basarız.
lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.
şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz beşiktaş'sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.
herşey beşiktaş için değil miydi?
aslında herşey geçen sene "satılmış çarşı" diye bağırıldığında başladı.
yazık kere yazıktı. tam bırakıyorduk ki...
24 saat beşiktaş'ı yaşarken beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?
ve biz nereye gidiyorduk?
dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.
ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor...
sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:
"çarşı beşiktaş'ın üstüne geçti"
işte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı...
beşiktaş neresiydi, çarşı kimdi? bu ne yaman çelişkiydi ki...
şanlı beşiktaş olmasa çarşı olurmuydu ki?
neyse...
inşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.
hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.
biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.çarşı
adına alen markaryan
mezarbekcisi 28.05.2008 03:43
#931507
8.
çarşı kapatılamaz!
biri çıkıp diyor ki "çarşı'yı artık kapattım"
bak sen ya...
efendim birçok şeye göğüs germişler, ancak yine de onlar kötü olmuşlar.
biz dediği çarşı...
bildiğiniz çarşı değil beşiktaş'ın efsane taraftar topluluğu çarşı!
"kapattık" diyor başında olduğunu iddia eden kişi...
kamera şakası gibi!
önce çarşı nedir? bu soruyu kendi kendimize soralım.
yaklaşık beşiktaşlı esnafın takımına bağlandığı aşktır. yaklaşık 90 yıl önce beşiktaş esnafının semtinin takımına sahip çıkışı.
kuşaktan kuşağa yayılan bir hareket.
bugün her şehirde taklidi olan bir taraftar hareketi.
şimdi biri çıkıp diyor ki "ben çarşı'yı kapattım"
iyi de kardeşim sen çarşı'nın ne olduğunu anlayamamışsın ki başkan olasın.
çarşı bir dernek, çarşı bir dükkan, değil ki kapatasın.
çarşı bir isyan, bir başkaldırış, çarşı kuşaktan kuşağa yayılan beşiktaş sevgisi.
çarşı verdiği sosyal mesajlarla türkiye'nin aydınlık yüzü...
sanki yarın çıkıp diyecek "beşiktaş sevgisi de yok artık"...
sahi çarşı nedir?
çarşı şeref'tir, seba'dır, baba hakkı'dır, yusuf'tur, vedat'ttır, sanlı'dır, sarı'dır, metin-ali-feyyaz'dır, optik'tir...
çarşı bugün babasının elinden tutup maça getirdiği 5 yaşındaki bir çocuk.
çarşı evinde yaprak dolması sararken beşiktaş sevdasıyla radyoyu dikkatle dinleyen ev hanımıdır.
kusura bakmayın ama siz çarşı'yı anlayamamışsınız.
bu olsa olsa sizin geç kalmış vedanızdır.
güle güle...
çünkü çarşı daha henüz doğmamış milyonların sevdasıdır.
kapatmak kolay mı çarşı'yı?
çarşı her gün yeniden başlar.
*
beyaz zenci 28.05.2008 16:47
#931971
11.
zor olan eylemdir sokaktaki çarşı buna olumlu cevap vermeyecektir.
1 a 28.05.2008 17:13
#931979
12.
aslında bu konuda en güzel yorumlardan birini ek$i'de boshi adlı bir yazar yapmıştır. (bkz: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=13343765 )
ugokhan 28.05.2008 17:19
#931981