rizeli karadenizli müzisyen.lazca şarkıları çok güzeldir.koçari yi ondan mutlaka dinlemek gerekir...
#109961
◊ 1 eylul 2008 besiktas konyaspor maci
◊ ugly (2)
◊ the lord of the rings the fellowship of the ring
◊ adi nevin (2)
+ gunesh
+ istanblue (20)
◊ hata yapmaktan korkmamak (2)
◊ turkiye de suc ve aksiyon filmi cekmek (2)
+ rapido
+ petra
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (9)
+ marmara universitesi guzel sanatlar fakultesi
+ anlamsiz (2)
◊ artos dagi (2)
+ sevda demirel (2)
◊ lemony snicket s a series of unfortunate events
+ tek kas
+ entry nick uyumu (2)
+ alisan in sosyeteye girmesine yardimci olmak
+ istetmek
+ ihsaniye
+ of dedirten turk dizisi kliseleri (5)
◊ ismi buyuk kendi kucuk meslekler (5)
+ emre aydin (3)
+ sakala boncuk takmak (2)
◊ web kameradan kiz kesmek (2)
+ cana gelecegine mala gelsin (2)
◊ fatih portakal (2)
◊ fruko portakal (4)
+ manavgat (2)
rizeli karadenizli müzisyen.lazca şarkıları çok güzeldir.koçari yi ondan mutlaka dinlemek gerekir...
rize’nin pazar ilçesi apso (suçatı) köyünde dünyaya geldi. çocukluğu annesinden duyduğu ninniler, destanlar ve ağıtlarla geçti. köy düğünlerinde hayranlıkla dinlediği tulum ve kemençenin sesi ise ileride hayatının akışını değiştirecekti.
ilk kemençesi mısır gövdesinden (ğeri), ilk tulumu da kabak yaprağı ve sıyrılmış taze kızılağaç dalındandı. 10 yaşında ağabeyinin sayesinde bağlama ile tanıştı. gaziantep odtü elektrik-elektronik mühendisliği bölümü’nde öğrenim görürken türk halk bilimleri topluluğu (thbt) çalışmalarına katıldı. bu yıllarda sahnelemek üzere halk ozanları üzerine yaptığı araştırmalar, halk edebiyatının ve derlemelerin önemini farkettirdi. böylece laz ve karadeniz halk şarkıları üzerine araştırma ve derlemelere başladı. öğrenimini tamamladıktan sonra mühendislik alanında kısa bir süre, yurt içi ve yurt dışında çeşitli projelerde yer aldı. sonrasında ise müziği amatör bir uğraşın ötesinde, bir ifade ve yaşam biçimi olarak seçti. bu seçimde ilkokul sıralarına kadar bildiği tek dil olan lazca; ve doğup büyüdüğü kültürü doğru bir şekilde anlatma isteği etkili oldu. uzun yıllar bağlama çalmasına rağmen, yaptığı müziğin yapısına uygun olarak geleneksel çalgılar olan tulum, kemençe ve çonguriye yöneldi. tahta zeminde oynanan horonlardan çıkan ayak seslerinden esinlenerek ğuni (karakovan) adını verdiği ağaçtan yapılmış müzik aletini, vurmalı çalgılara kazandırdı.
popüler karadeniz müziğinde yozlaştırılarak kullanılan tulum ve kemençenin, aslına uygun bir şekilde icra edilerek de geniş kitlelere ulaşabileceğini gösterdi. yaptığı müzikte bazı yöresel olmayan, modern enstrümanlara da yer vermesine rağmen bunların geleneksel yapıyı bozmamasına özen gösterdi. gerek türkiye, gerekse yurt dışında birçok önemli konser, festival ve etkinliklerde yer alarak yerel değerlerin aslında ne kadar evrensel olduğunu da göstermiş oldu.
1997’de kalan müzik etiketi ile dünyada tamamı lazca şarkılardan oluşan ilk albümü “heyamo”’ yu yaptı. bu albümde yer alan “heyamo” ve “didou nana” şarkıları aynı yıl fransa-marsilya’da yapılan dünya etnik müzik fuarı’nda ilgi odağı oldu.
en güzel ezgilerinden biri
"e asiye".
<bkz: >" target="_blank" rel="nofollow">http://tinyurl.com/39w4tp>
lazdır.. ölmeden önce kazım için demediğini bırakmayan, cenazesinde ise en önce tulum çala çala giden bir insandır.. iyi bir müzisyen midir, bence bu da tartışılır.. benden uzak olsundur..
http://www.biroltopaloglu.com/bttr/
solda hemen tulum navi olaraktan bir sistem şeyaptırmışlar, evde tulumum yok diye üzülüyor muydunuz,durun,üzülmeyin. evet hemen tıklayın, bu fırsatı kaçırmayın !
çok eğlenceli, ehee mehe...
orjinal bir adam.görsel ve işitsel olarak tam bir karadenizli.laz.otantik bir müzik yapıyor.enstrümanları doğru kullanıyor.yöresel olmayan farklı ritm sazları da deniyor.böyle adamları araştırıp eserlerini özenle saklamak gerek.50 sene ömür biçilen lazca karadeniz’de öldükten sonra bunları dinler,eski zengin kültürümüzü anarız.
ayrıca sağlığında kazım ile anlaşmazlık yaşadığını biliyorum.bir de iddialara göre didou nana ve oy nana gibi lazca şarkıları kendi üzerine kaydettirmiş,bir nevi üzerlerine konmuş.daha sonra hak sahipleriyle mahkemelik olmuşlar.
trt,ab uyum yasalarından önce söyleybildiği lazca şarkılara yasak koymuş.
benim en çok şu kısım üzdü;
"en çok hangi sanatçılardan etkilendiniz?’ sorusuna da kırılmıştı: "ne diyeceğimi şaşırdım. bu şarkıları helimişi xasani’den, yaşar tuna’dan, köyümün kadınlarından öğrendim. onların aşk şarkıları, ninnileri, ağıtları, destanlarını dinleyerek bugüne geldim’ diyemedim. bana şarkılarını yasakladıkları isimleri anamadım."
haber için;
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=147820