Son 400BugünDünRastgele

ben lucifer

 

1.

orjinal adıyla i, lucifer glen duncan’ın kafamdaki şeytanı üzerine giyinerek yazdığı, nur yener’in de mükemmel akan bir dille çevirdiği kitap. ekim 2008’de de filmi vizyona girecekmiş ’’merakla bekliyoruz’’ diyeceğim adetten de, hiç de beklemiyorum aslında. kafamdaki şeytanı bu kadar güzel ortaya koyan bir adam varken bundan muhtemelen hiçbir halt anlamadan yapılacak cast seçimi illa ki sinirimi bozacaktır. bozmasın. okurken şunlar geçiyor bak akıldan,
ahahaha
ekeeke
möhüm möhüm *

çünkü şeytan böyle bir şeydir dostum, kastırmaz, hesap sormaz, anlatır. ’’şeytan aklımı çeldi’’ diye bir şey yoktur örneğin çünkü sunduğu dünyanın nimetleridir zaten ve bunu ayrıca bilinmeyen bir cennet vadetmesine gerek kalmadan ister her akıl. -dikkat cümlede akıl geçti.-düşünen her insan zevki seçer yaptığımızın sonucunu ki çoğu zaman öbür yana -varsa-kalmaz bu, görmemiz akabinde şeytanı suçlamak çok büyük terbiyesizliktir.

kurallara bakalım; zina etme, çalma, öldürme, haram yeme, ne vardı daha?
oldukça toplum düzenleyici bir allah babanın kuralları olduğu aşikar. ama işte bizdeki günahkarlara göre, ’’şeytan diyor ki’’ al şu kadını abicim sabaha kadar... romeo... romeo... romeo! peki. şeytanın kazancı ne lan? yer miyiz biz bunları? nıck.

herneyse bu anlatılanların kitapla alakası yoktur, şahsi şeyim, fikrim. zira kitabı tüketmiş bile değilim ama dedim ya glen duncan yazmış. şeytan gibi yazmış. tıslayarak konuşmasıyla bile dalga geçmiş. bu işte, bu! şeytani zeka denen şey de müthiş espri yeteneğinden kaynaklanıyor bence. ya da meleklere ’’lan? farkında mısınız bilmiyorum da burda oturup bu şarabı içmek zorunda değiliz.’’ diyerek bir özgürlük yolu gösterdiği için. çok zeki olmak gerekmez ortamdaki yanlışı farketmek için de o zaman meleklerin intelligence katsayılarını bir düşünüyor insan.
- ya da melek gibi kadın mesela?
+ hımm, gerzek mi dedi bana bu?
- yok annem yok, meleksin sen. annen de melekti sen ondan betersin, şey, meleksin.

neyse... kitap şeysi bu kadar. bitireyim yazarım gene. ben? evet boş zamanlarımda bar kapısı dışında şeytan koruması olarak çalışıyorum. yanımızdan yönümüzden geçerken bizden bahseden bir salak olursa ensesine bir şaplak atıp ’’hadde len!’’ falan diyoruz. meslek tanımı bu. şeytanın da hiç öyle patronculuğu falan yok dude diyoruz ama hitaben, türkçe bilmiyoğ.

editella: dua önermişti bu kitabı. teşekkür ediyoruz. diğer hakan günday fanlarına da biz öneriyoruz. dil olarak. dilen.

   diskurella   15.05.2008 - 16:49 ~ 18.05.2008 - 18:10
  #921379
2.

hiç yapmak istemezdim ama,

memnun oldum bende zübeyde.
diyerek cevaplanabilecek giriş cümlesi.

   prometheus   15.05.2008 - 17:31
  #921410
3.

çok fena bir anlatıma ve dile sahip kitaptır. bidliğiniz kitaplardan değil bu, konuşuyor bu, sesini duyabiliyorsunuz. bazen konuyu öyle bir dağıtıyor ki çıktığınız yere siz bile inanamıyorsunuz. kesinlikle kalabalık bir ortamda okumayı denemeyiniz ( okuyacaksanız eğer) kafanızın karışması ve hakimiyeti kaybetmeniz yülsek olasılık dahilindedir. konuşmuş evet, lucifer anlatmış.

   Dua   16.05.2008 - 14:49
  #922113
4.

bugün dikkat ettim: 222 sayfa. klişeyi uzatmadan aklıma gelen kitabın bir üçleme olup olmadığı oldu. hemen aradım glen’i sordum işin aslını. ’’what lies beneath ulan?’’ dedim, ’’saçmalama lan salak ört o telefonu hemen uyumana bak’’ dedi. glen bilmediği dilleri konuşuyor. anam! yoksa? sahiden?

   diskurella   16.05.2008 - 16:02
  #922142
 
 

yazdır

etiket bulutu