vucudun cesitli yerlerinde ortaya cikan yada cikmis olan kahverengi yuvarlak leke.
#6184
◊ bilgisayar kasasina ve harddiske el koymak
◊ bekaret bozulmasin diye anal seks yapmak (2)
◊ taciz ne zaman tacizdir (6)
+ ebeveyn (2)
◊ begenilmeyen bir kadinin birden guzellesmesi (2)
◊ gab
+ askere giden sevgiliyi aldatmak (2)
◊ ismail yk bir turk fifty cent idir (3)
+ yanlis okunan basliklar (3)
+ seks yapmak bir humanizm ayibidir
◊ oglunuz iktidarsiz cikti iade ediyorum (2)
◊ yeni nesil kizlarin arda turan a olan ilgisi
◊ yazarin oy vereni gormek istemesi (4)
◊ bana askim deme (3)
◊ veren kadin (5)
◊ uzun sacin daha fazla dokuldugu aldatmacasi (5)
◊ araba surerken gozleri kapamak
◊ tanrinin pipisi olamaz (3)
◊ erkegin masturbasyon yaparken kendini parmaklamasi
◊ kelimelerin sonuna cik eki gelince akla gelen ilk sey
+ beyin amciklamasi (2)
+ gulsahsuperbirkizlan com (2)
+ seri eksi oy veren ibne (4)
◊ msn de once hoslanilan kisinin yazmasini beklemek (4)
◊ cok sicmak (5)
vucudun cesitli yerlerinde ortaya cikan yada cikmis olan kahverengi yuvarlak leke.
1. tekil şahıs.
baska biri olmayan , sen olmayan.
en sevdigim sözcüklerden, dünyanin merkezi, hayat ondan ibaret...
başkasi yok..
ben ölünce kıyamet kopar.
ben ölünce hayat durur.
ben, ben, ben...
alpay erdem ’in penguen’deki köşesinin adı.
sadece benim bilebileceğim olan.benden iyi kimsenin tanımadığı...
iğrenç birsürü espri kaynağı olmuş oluşum. kolumda bir tane ben var, küçük çocuklar ’ablaaa bu neeee’ diye soruyor, ’ben’ diyorum ’ahahaha sen mi?’ tarzı cevaplar alıyorum. *
latince ego.
birinci tekil şahıs.
ego tanrısı.
kahve,kırmızı,mavi tonlarda vücut üzerinde çıkan büyüklüğüneve sıklığına göre kanser belirtisi taşıyan yuvarlak sivilcemsi et pörtlemesi.
deride üzerinde görülen ve rengi koyu kahverengiyle beyaz arasında olan doku...
<bkz: birinci tekil şahıs>
nfk şiiridir.
ben, kimsesiz seyyahı, mechuller caddesinin;
ben, yankısından kaçan çoçuk, kendi sesinin.
ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
allah’ın körebesi, cinlerin padişahı.
ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların;
ben, tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.
ben kutup yelkenlisi, buz tutmuş kayalarda;
öksüzün altın bahtı, yıldızdan mahyalarda.
ben başı ağır gelmiş, boşlukta düşen fikir;
benliğin dolabında, kör ve çilekeş beygir.
ben, allah diyenlerin boyunlarında vebal;
ben bugünküne mazi, yarınkine istikbal.
ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş;
dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.
hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum;
ölü ve münker-nekir; baş dönmesi uçurum...