<bkz: sizin hiç babanız öldü mü>
kubik 20.10.2006 23:11#83794
· sokakta butun erkeklerin bakislarini uzerine cekmek (7)
· yazarlarin aslinda soylemek istedikleri
· tereyagli kedi paradoksu (4)
· mustafa kemal ataturk (4)
· netlog (2)
· cocuklar duymasin (4)
· viva dunya kupasi (2)
· anne (2)
· prommetheus (3)
· damara
· dalit
· dert
· dakar
· daimon
· rainbow
· kulak arkasi (4)
· kisiliksiz muzik skalasi (2)
· alea
· amerika karsiti olacagim diye rus hayrani kesilen dangalak
volkan konak bir şiirde söyledi bunu "sizin hiç babanız öldü mü?".ben duydum,
evet o bendim.bu aranızda ülker çikolatalı gofret sevmeyen var mı? sorusuna benzemiyordu.kimse sevmezdi çünkü,acıydı.insan herşeye alışırmış derler ya,evet öyleydi bazen,bazen de değildi.
her çocuk düşünmüştür,babam yada annem ölse ne yaparım diye.çocuk halimizle bile ne acı olduğunu az çok kestirebiliyorduk,ama öyle böyle değilmiş bu acı.
baba nedir? baba da bir insandır,nihayetinde ölecektir,ama öyle değildir gözümüzde.
benim babam senin babanı döver dir.benim babam bana bisiklet alacak tır.benim babam vs.vs..
baba neydi? dağdı baba direk di.sertti.güçlüydü,elinden bir tuttu mu dünya sana vız gelirdi,direk yıkıldı elini tutan yok,sahipsizsin güçsüzsün vesairesin,babasızılığın herşeyisin.
baba gidince annenin de yarısı gidiyor,baba bir buçuk porsiyon götürüyor giderken,seninle bir yarım insan kalıyor, aşkının eşinin terkedişine çaresizce bakakalan bir anne kalıyor.enkaz altından kurtulabilmiş bir kaç parça eşya gibi,ne kadar işe yararsa.
e ne oldu,anne de gitmiş kadar oldu,e ne oldu sen kaldın sap gibi.kadere küfrede ede geliyorsun yaşına başına.
işte baba öldü mü bunlar oluyor..
allah hepinizin babasını korusun...
neden başkalarının değil de senin babanın öldüğünü birtürlü anlayamadığın,hatta belli belirsiz arkadaşlarının babalarına içerlediğin durumdur.yaşın da pek fazla değilse eğer,babanın nereye gittiğini bir türlü anlayamazsın.ne kutsal kitaplarda vardır cevabı,ne din bilgisi öğretmeninde,ne de komşu teyzelerde.son çare rüyalarda babanın kendisine sormaktır.başlarsın uykunda iz sürmeye...bulup hesabını sormak istersin bu acımasız terkedişin.öfkeyle kovalarsın onu.sen koşarsın delice,o ağır ağır yürür her zamanki gibi...yakalayamazsın...
benpelin 13.06.2007 00:02ekşi sözlükte otisabinin mükemmel dönüşüne* şahit olmuş başlıktır. kendisi bu başlığı o kadar güzel değerlendirmiş ki okuduktan sonra oradaki entryi onunla o duyguları yaşar gibi olursunuz.
mefauf 13.06.2007 00:07yetim kalmak, ailenin büyük erkek çocuğuysan ailenin reisi olmak.eve gelen misafirler içinde erkek varsa, arkadaşlarının yanına gidemeyip, oturup baban yaşında insanlarla muhabbet etmek zorunda kalmak.kendini her zaman olgun davranmak zorunda hissetmek.zaman geçtikce daha çok özlemek.belki çoğu kişiye saçma gelir ama, iyi bir şey yaptığın zaman mezarına gidip aslan oğlum benim demesini beklemek.
ahmedinejad 02.07.2007 23:00keskelerin basladigi andir. keske daha cok sarilsaydim ,keske daha cok opseydim,keske elini daha sıkı tutsaydim da kayip gitmeseydi, keske onu sevdigimi daha cok soyleseydim, keske babam sozcugunu daha anlamli soyleyebilseydim, keske her agladiginda yaninda olabilseydim,keske son kez degilde ilk kez opermis gibi opebilseydim, keske son gununde degilde ilk gunumde onu cok ama cok sevdigimi soyleyebilseydim.keske bu keskelerim hic olmasaydi dedirten olaydir.
visibilia 27.08.2007 12:12sadece baba degildir hayata gozlerini yuman, kocaman bir aile de gozlerini sımsıkı kapatmıstır hayata.heryerde baba gormektense hicbir sey gormemek daha iyidir elbette...
esekherif 27.08.2007 12:14geçen aklıma geldi, hiç aklıma gelmez, arada eser işte.
--------------------
başımda bir el, kocaman, damarlı, nasırlı, saçlarımı okşuyor. arada bir eser, saçlarımın sebebsiz yere okşanmasını özlemişim.
salonun ortasında bir yatak, uzanmış sereserpe bir adam yatıyor. sık sık öksürüyor. sigaraların biri sönüp biri yanıyor. öksürükler gitgide şiddetleniyor, yine içiyor sigarasını. varsın atın ölümü... ölüm mü dedi biri?
40’ına merdiven dayamış bir adam, ilaçlarını yarım yarım içiyor, kendince ekonomi yapmaya çalışıyor.
salonun ortasındaki yatak bir gün aniden kaldırılıyor, adam hastanenin yolunu tutuyor. ameliyat olacakmış, parası yokmuş... parası yokmuş...
toplaşmış, adamın sevenleri, akrabaları, kardeşleri, ameliyat parasını denkleştirmişler. adam ameliyat olmuş, önceki gittiği doktor ameliyat olsa bile en fazla 6 ay yaşar demiş. adam 6’ncı ayındaymış.
adam birgün karısının omzuna yaslana yaslana tuvalete gitmiş, karısının kollarına yığılmış... adam, ölmüş... biri ölüm mü dedi?
bir kadın var hiç yüzü aklımdan çıkmıyor, saçlarını yoluyor, dizlerine vuruyor, ağıtlar yakıyor. saçları simsiyah, gözlerin içi parlıyor daha...
bir çocuk var, adamın oğlu, ağlamıyor, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor hayatına, henüz 6 yaşında, ölüm nedir bilmiyor... biri yine ölüm mü dedi?
-------------------------
bir hayat var, adamın geride bıraktığı, devam etmesi gereken bir hayat... çocuk henüz 6 yaşında, yaşaması gerek, okula gitmesi, adam olması gerek...
bir kadın var, doğruluyor, bu da gelir bu da geçer diyor, sırtlanıyor tüm yalnızlıkları, tüm acıları. çocuklarım için...
çocuk okula gidiyor, ilk okumayı öğrenen oluyor. öğretmen bir kitap hediye ediyor. öğretmenin adı ferhat, tembihliyor çocuğa: büyük adam olacaksın.
çocuk anlayamıyor, erkenden büyüme isteğini. durun lan, arkadaşlarım sokakta oynarken, eğlenirken, ben neden büyüyorum ki...
çocuk ilk karnesini alıyor, öğretmen aferin diyor götür ailene de sana güzel hediyeler alsınlar, ben olsam öyle yapardım... sen olsan inanıyorum gerçekten öyle yapardın da... neyse.
çocuk karnesini adama göstermek istiyor. tuhaf bir şekilde ağlamaya başlıyor çocuk. adam ölmüş... biri ölüm dedi lan, ölüm dedi... çocuk son kez ağlıyor, ve hayat devam ediyor.
benim hiç babam ölmedi.
anne babalar ölür mü?
kuytu bir yalnızlıkmış onun yaşadığı.
saçlarına vurulduğu kadına kartondan bir ev yapmış, kimseler bilmemiş babasından tek kalanın bir döşek olduğunu.
suskunken bildiği tek şey dumanı tüten sigarasının, geceyi delen soluğu imiş.
kimselere söylememiş acısını, yüzüne çizmiş.
soğuk bir yalnızlıkmış onun yaşadığı.
bir soba derse çatsa bir taraftan yıkılırmış. kimselere sormamış, kimselere kızmamış.ve bilmemişler elleriyle çattığının ömrü olduğunu.
kırık bir havaymış onun yalnızlığı.
efkarlanınca demlendiği bir kadeh rakı, bir dilim peynirden başka sırdaş bellememiş.
kimseler duymamış yaktığı ağıtların acısını.
benim hiç babam ölmedi.
anne söylesene babalar ölür mü?
karnelere konan sıfır gözyaşına boğulurmuş o baktığında.
dik dururmuş her sıfırın karşısında.
işlediği bakırlara nakış nakış sevgi belermiş, bir saçları unuturmuş ama bilmezlikten değil, dokunsa ağlayacağından korkarmış.
sabah uykusunda öpücük kondururken alınlara, açık kalan kapılara kızarmış. öfkesi kapılara değil, terkedişlerden korkarmış.
ama korkmazmış direnmekten, yeni baştan başlamaktan. hatta rakıdan.
severmiş iplikçi kızların grev halaylarında mendil sallamayı, severmiş sokaklarda haykırmayı.
severmiş hiç yok yere kahkaha patlatmayı, dost sohbetlerinde hava atmayı.
severmiş ekmeğini alandan hesabını sormayı...
benim hiç babam ölmedi.
anne doğru söyle
babalar ölmez
değil mi?
bu gün tek kelime bile edemedik şöyle nasılsın..iyimisin gibisinden bile..
bildim..o iyiydi..kötü olsa da bilirdim..
huzurluydum..bildiklerimden ötürü..
iyiydi ya da kötü olması halinde de bilebileceğimdi huzur veren..
huzurluydum amma velakin..
sevdim..o benden daha önce sevdi beni..
ben hatırlamazken o bildi yüzümdeki en ince çizgiyi..
ben daha bilmezken dünyanın çivisinin nereye konduğunu..
o onu da bildi..
o benden bir kaç hatta bin kaç adım öndeydi..
o koşarken, yürürken, ben emekledim.. ayaklarının altında..
kucağından inmedim arsızca..
tekiydim..bitanesiydim..bidenem dediğiydim..oy oy diyerek hehe.. evet derdi aynen böyle..
uyumak mı gerekir sabahları tekrar tekrar..
onun aslında ölmediğini görebilmek için..
uyanmamak mı gerekir yoksa..
arkasından gitsek kızar mı acelen ne idi diye..
gelmem baba!! henüz gelmem..
benim de var iki tanem..gelmem..
yıllar geçti baba..
konuşamadığımız birden fazla gün vardı..
selamlaşmadığımız bile..
koşturduğumuz günler.. nasılsın ı eksik ettiğimiz günler..
pişmanlık var baba..
telafi şansı varken, her fırsatı kaçırma, ardından el sallama var baba..
pişmanlık var baba..
herşeyin zamanı var dediğin gibi, şimdi ise pişmanlık zamanı..
**
toplumumuzda baba oğul ilişikileri genelde limoni olduğundan , adamlar ölünce oğulları vicdan azabından mıdır nedir acayip abartıyor durumu, fanidir sonuçta, o da tadacak ölümü, eğer sağlığında yediyseniz birbirinizi, adam ölünce badem gözlü oluyorsa bu işte bir yanlış var gibi geliyor bana, meyhanlerde salya sümük babasını anlatan koca bebeklerin daha 3 ay önce babaları ile kanlı bıçaklı oluşu, miras kavgasına tutuşmuş olmaları, mal mülk sorunları ve üvey anne, üvey baba problemlerinden kaynaklı hesaplaşmalarını hatırladıkça, bu kendini vicdanen rahatlatma pikeleri bana pek gerçekçi gelmiyor.adam seni yaşarken 2 yaşında terkedip gitti ise, yıllarca da kavga ettiyseniz bu saatten sonra pişman evladın günah çıkarma seansları pek ikna edici gelmiyor.
<bkz: babanin olunce kiymete binmesi>
aslında ne kadar da savunmasız ne kadar da tek insandır o babalar...ben hep onu güçlü yıkılmaz ve herşeye karşı gelebilir sanmıştım..bir gün geldi ve gitti o ölmedi ama evden gitti gelmemek üzere belki...hani tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır ya belki o tilkiydi, bizim evimiz de kürkçü dükkanı..bilemezdik ki..beklemekti o an yapabileceğimiz...bekledim..sabırla..taş olsa çatlar derler ya tıpkı o taş gibi çatlamak üzereydim ki döndü..bir daha gitmemek üzere..o olmadığı anlardaki özlemim de gidiverdi dönmesiyle..hele bir dönsün nasıl da şımaracağım ona nasıl da göstereceğim sevgimi diye düşünürken o geldiği an gitti tüm düşüncelerim...diyemedim, gösteremedim belki sevgimi ama inan çok seviyorum seni..bir daha gitme..ilk gittiğinde yalnız sen gitmiştin baba ama inan ki birkez daha gidersen tek giden olmayacaksın...her şeye rağmen seni çok seviyorum baba...sana gönlümce baba diyebilmek bile bir gururdur benim için..
bgb 17.11.2007 22:12sağlığında bir an olsun anlaşamadığınız kişinin ölümüdür. ölünce kıymete mi binmelidir, bu riya olmayacakmıdır.yıllarca kavga edeyim bu zatla , düşmanca bir ömür geçirelim o ölünce herşey tornistan.sağlığında bir kez olsun birbirimizi sevip saymayalım,ölünce salya sümük ağlayalım,yok ben en iyisi bu konudaki gerçek fikirlerimi yazmayayım, eksi manyağı yapar bunlar beni.
kardio 17.11.2007 23:24 ~ 17.11.2007 23:26hiç olmasını istemediğimiz ama birgün mutlaka olacağını bildiğimiz hadisedir. ama ne yapalım hayat böyle. bir gün bizde baba olup bizde öleceğiz. aynı şeyleri bizde evlatlarımıza yaşatacağız. keşke hiç ölmesekte hep beraber yaşasak diyesi geliyor insanın ama olmuyor.
shakabiyana 18.11.2007 00:2021 yasinda bir cocuksun,
hayat, erken baslamasina ragmen hala tozpembe.
21 yasindasin,
cocuksun, gencsin, delikanlisin, adamsin...
bir telefon gelir birgun:
bir kara haber.
"abi ne oluyor?"
bir telefon gelir; kara haber.
"cabuk yetis; babamiz oluyor"
kosarsin; deli gibi kosarsin.
dunya yansa umrunda mi? senin ki yikilmis...
dunyan yikilmis altinda kalmissin...
bir hastanenin avlusu...
ne oldu? biri anlatsin yahu...
anlatmazlar, agizlari bicak acmaz,
anlatmazlar. sadece susarlar...
bakislar yerde, susarlar...
kosarsin; feryat figan...
olemez dersin; daha yasanacak yillar var.
kosarsin...
yogun bakimin onunde bulursun kendini; anlarsin...
cokersin merdivene, yanarsin.
dunya basina yikilmis, bir enkazin altindasin.
basini duvarlara vurursun, aglarsin.
olmustur. o, dag gibi adam olmustur.
ihtimal vermezsin.
hic dag olur mu dersin...
olme baba, olme...
olme baba daha diplomami getirecegim sana lutfen olme...
olme baba yalvaririm...
ben, sensiz ne yaparim?
son sozu buyukler soyler.
sen ne kadar olme desen de olur.
bir dag olur, bir dag yikilir ve sen altinda kalirsin.
halbuki daha muruvvetini gorecekti.
daha kucuk mahmud'u kucagina verecektin...
olme baba, olme yalvaririm.
avluda bir kaldirima cokersin.
bir kaldirim ki; soguk...
usursun...
gunes herkesi yakmaktadir ama sen usursun.
titrersin adeta...
sonra dusunursun...
yarin, gokteki gunes babam olmadan dogacak...
ya bu gece?
babam olmadan batacak.
bundan sonra bayramlarda ben kimin elini opecegim?
kime sarilacagim?
babam deyip kimin kokusunu icime cekecegim?
bundan sonra hayat babam olmadan akacak.
21 yasinda bir cocuksun,
hayat erken baslamasina ragmen hala tozpembe.
21 yasindasin,
cocuksun, gencsin, delikanlisin, adamsin...
ve artik yalnizsin.
ona en cok muhtac oldugun zaman, yalnizsin.
oyle sanirsin ama yalniz degilsindir.
aradan 8 sene gecer ve sen hala onu cok ozlersin.
bir sabah uyandim ve sen yoktun artik baba. "ya bugun yataktan cikmak istemiyoruum" diyip, kolundan tutup yataga cekebilecegim o adam yoktu artik, toprak olmustu. asla bakamayacakti bana yesil yesil, ellerini beyaz saclarinin arasinda gezdirip klark cekemeyecekti en capkin haliyle. sakallari batmayacakti yuzume. keske sen hala burada olsaydin da sakallarin gogsune dek inseydi baba.
yine ellerinle surseydin tereyagini ekmegime, ben nazlansaydim sana bal degil recel istiyorum ben diye. o anda mutfaga giren anneme "seni gidi tembel kari seni" bakisi atsaydin en sakacigindan, okula biraksaydin gene beni her sabah, ise gitseydin, aksama dek deli gibi calissaydin ve ben sen isten geldiginde kiravatini cozseydim, gomlegini ellerimle cikartsaydim, sirf sen daha fazla yorulma diye.
keske bond cantani actiginda icinden yine turlu turlu cikolatalar ciksaydi, simartsaydin her aksam beni babam. opup koklasaydin, uyuma vakti geldiginde biricik kizinin yanina kivrilip ona akilli bidik masallari okusaydin, ben uykuya dalana dek nefesimi dinleseydin, gece saat kac olursa olsun nefes duzenim bozuldugunda firlasaydin yataktan.
keske yine kizsaydin bana yanimda bir erkek gorunce, kiskansaydin onlari. haftasonu arkadaslarimla bulusacagim yere kadar biraksaydin. gece cikinca mekanin kapisinda bekleseydin, benimle maclara gelebilseydin keske baba, beraber bagirabilseydik galatasaray'imiz icin.
keske kepi havaya firlatisimi gorebilseydin, elimde gururla tasidigim diplomayi sallarken gokyuzune degil senin yemyesil gozlerine bakabilseydim.
ve keske o dugun salonuna senin kolunda girebilseydim baba.
keske ogluma senin adini sen yanimdayken verebilseydim...
hayir baba korkma, sen daha olmedin, birazdan arayacaksin beni biliyorum, ispanyolca sinavin nasildi diyeceksin, hesabina para yatirdim diyeceksin, sana kontor aldim diyeceksin ve ben tesekkur edecegim sana. ben daha hic keske demedim baba, daha yetim kalmadim, 500 km uzakta da olsan sukur allah'ima yasiyorsun hala.
ama korkuyorum baba, yukaridaki keskelerin bir kismini yasamaktan korktum, hala korkuyorum baba. en yakin arkadaslarin vefat etmeye basladi, dedem de 60larinda olmustu baba, sen 59 yasindasin, anla beni, korkuyorum iste.
baba yalvariyorum birakma beni, tanri benim canimdan alsin seninkine versin. dayanamam ben yokluguna.
sen benim ilk askimdin baba, ilk dostumdun, ilk sevgilimdin, ilk abimdin, ilk kardesimdin. sen benim hayatimdaki yegane erkek foguruydun baba, sonrakiler yerini doldurmaya calisti sadece ama 10 tanesini toplasan bir tane sen etmezdi.
n'olur baba soz ver bana, benden sonra olecegine soz ver. sozunu tutmazsan arkandan gelirim baba, gozumu kirpmadan gelirim...