rus siirlerini dilimize ceviren ,ankara universitesi dil ve tarih-cografya fakultesi rus dili ve edebiyati bolumu’nu bitirmis olan okunasi sair nihat behram’in abisi.
#4473
+ erkeklerin kendilerinden daha yakisikli erkekleri dovmek istemesi
◊ zorla kendini ovdurmek (5)
+ henry flower (4)
◊ kasiyer kizin dusunceleri (4)
◊ erdogan dogan kavgasi (2)
◊ ustu acik bir arabada son ses kutsi dinlemek (8)
◊ otomatik yaglama yikama servisi (2)
+ felan
◊ sisyphe (3)
+ heroes
+ metrobus (4)
+ shine on you crazy diamond (4)
+ tekirdag rakisi (2)
+ michael skibbe (2)
+ sandaletin icine corap giyen erkek (2)
+ oss 2020 (7)
+ ben beni
+ google chrome (2)
+ petra
+ anlamsiz
◊ kasiyer kizin dusunmedikleri (4)
◊ kizlarin bosaltim sistemine olan nefret (10)
◊ msn var mi (3)
◊ ataturk u iyi anlamak (2)
+ beyn org
+ youtube
+ youtube acilmis (2)
rus siirlerini dilimize ceviren ,ankara universitesi dil ve tarih-cografya fakultesi rus dili ve edebiyati bolumu’nu bitirmis olan okunasi sair nihat behram’in abisi.
aşk iki kişiliktir adlı şiiriyle kazınır hafızalara. yüreğine dokunur insanın.ki şöyledir şiir.
değişir yönü rüzgarın
solar ansızın yapraklar.
şaşırır yolunu denizde gemi
boşuna bir liman arar.
gülüşü bir yabancının
çalmıştır senden sevdiğini,
içinde biriken zehir
sadece kendini öldürecektir.
ölümdür yaşanan tek başına
aşk, iki kişiliktir.
bir anı bile kalmamıştır
geceler boyu sevişmelerden
binlerce yıl uzaklardadır
binlerce kez dokunduğun ten.
yazabileceğin şiirler
çoktan yazılıp bitmiştir.
ölümdür yaşanan tek başına
aşk, iki kişiliktir.
avutamaz olur artık
seni bildiğin şarkılar.
boşanır keder zincirlerinden
sular, tersin tersin akar.
bir hançer gibi çeksen de sevgini
onu ancak öldürmeye yarar.
uçarı kuşu sevdanın
alıp başını gitmiştir
ölümdür yaşanan tek başına
aşk, iki kişiliktir.
yitik bir ezgisin sadece,
tüketilmiş ve düşmüş gözden.
düşlerinde bir çocuk hıçkırır
gece camlara sürtünürken.
çünkü, hiç bir kelebek
tek başına yaşamaz sevdasını.
severken hiçbir böcek,
hiç bir kuş yalnız değildir.
ölümdür yaşanan tek başına
aşk, iki kişiliktir.
nasıl olsa geçmiş ile ilgili bilgisini nemepiyel yazacaktır bize.
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
şehre simsiyah bir kar yağar
yollar kalbimle örtülür
parmaklarımın arasından
gecenin geldiğini görürüm
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
çocuklar sinemaya gider
yüzümü bir çiçeğe gömüp
ağlamak gibi isterim
derinden bir tren geçer
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
alıp başımı gitmek isterim
ahmet kaya tarafından da bu dert beni adam eder adlı şiiri şarkılaştırılmış büyük şairlerimizden..
bu dert beni, bu dert beni, bu dert beni verem eder!
ben ölürsem akşamüstü ölürüm adlı şiiri edip akbayram tarafından bestelenmiştir..
ayrıca bu aşk burada biter adlı şiiri de bestelenmiştir.. en son haluk levent bu şarkıyı bir erkeğin günlüğü adlı albümünde yorumlamıştır..
unutulmaz bzı şiirleri:
<bkz: bir gün aşk geçilmelidir>
<bkz: okundukça ne kötü eskimesi şiirin>
*
<bkz: bir gün mutlaka>
kendini; uçan kuşa, çaybahçesindeki sandalyeye bile şiir yazabilecek bir şair olarak tanıtan ve gerçektende soyut yada somut her kavramı şiirlerinde öyle güzel anlatan bir şair.
on ayrılık şiiri isimli kitabı harika sevda ve ayrılık şiirleri içerir.
aynı insandan bağlama öğrenmeye çalıştığımız çooook mütavazi adam gibi adam..*
aşk
hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
her şey bir anda başladı
yaşandı
ve bitti...
yan yana gidip de bir süre
ayrı yönlerde uzaklaşan
iki tren gibi...
dizelerinin yazarıdır.
kumdan kaleler adli grubun sarkilarina mimarlik yapmis sair. kendisinin cok guzel bir siiri olan " bu ask burada biter" adli eseri zamaninda bu grup tarafindan yorumlanmistir.lakin haluk levent’in muthis cover ı sayesinde tutulmustur. ayrica kendisi cevirmendir. kendisinde asiri nazim hikmet ozentiligi vardir ve siirlerinde ona yaslanildigini gorebiliriz.
sonbahar ezgisi
caddeden liseli kızlar geçiyordu
medeni hukuku usulca kapattım
imtihanmış, paraymış, etiketmiş
inadına bir sigara yaktım
örneğin dedim şu dünya
bir boşlukta döner de döner
şu yağmur,
şu hınzır eylül yağmuru
adamı büsbütün deli eder
peki insanlar
hangi akla hizmet eder?
düşünüp düşünüp içlendim
saniyeler, dakikalar, saatler derken
günler su gibi akıyor kardeşim
bir yanda ders kitapları
bir yanda kalbim
şaşırdım kaldım.
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya
kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. *
göre
gözlerimiz birbirine göre
ellerimiz, dudaklarımız
ve aşk bize göredir
gece tam aşka göre
rüzgar geceye göre
ve yağmur rüzgara göredir
öpüşlerimiz yağmura göre
odamız öpüşlerimize göre
ve dünya odamıza göredir
ve biz dünyaya göreyiz
1992
istanbul universitesi slav dilleri bölüm başkanıdır.sevgili hocamdır.büyük şairdir.
haluk çetinle bir bütün oluşturmaktadırlar. biri çalar biri okur, millet mest olur.
’’inek gözlü desem bir kadına
hakaret sayar bunu, gücenir
oysa o mahzun bakışlı gözleri ineklerin
o iri gözleri nasıl da güzeldir.’’
ataol behramoğlu
aşk şiiri çayırında bir kelebeği uçurabilir, bir bülbülr şarkılar söyletebilir ve hatta bir keçi yavrusunu konuşturabilirsiniz... ama bir ineği otlatmak!... bakın işte bunun için usta, hem de çok usta bir şair olmanız gerekir. yoksa kötü bir şair olmakla kalmayıp sevgilinizi de kaybedebilirsiniz.
sunay akın
"ve cellat uyandı yatağında bir gece
tanrım dedi bu ne zor bilmece
öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe"
dizelerinin sahibi şairdir.
aşk
hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
her şey bir anda başladı
yaşandı
ve bitti...
yan yana gidip de bir süre
ayrı yönlerde uzaklaşan
iki tren gibi...