29 aralık 1907’de istanbul’da doğdu. klâsik edebiyatımızla fars edebiyatını da iyi bilen, bu edebiyatlarla ilgili inceleme ve çevirileri de olan asaf hâlet çelebi, 18 yaşına kadar gazel ve rubailer yazmış, 1937’den sonra yazdığı serbest nazımlı şiirlerinde kişiliğini bulmuştu.
doğu-batı kültürlerini bağdaştırarak, ilhamını asya tasavvuf ve dinler tarihinin ünlü kişilerinden, eski doğu medeniyet ve masallarından alan, egzotik şiirleriyle tanındı. "somut malzemeyle soyut bir âlem" yarattı; bir hayal ve duygu şairi değil, bir intuition (sezgi) şairi oldu; 1940 yıllarında yeni şiir akımına kendine özgü bu hava ile o da katıldı.
1958’de ölen çelebi, şiirlerini he (1942), lâmelif (1945), om mani padme hum (1953, 1983) adlı kitaplarda topladı, üçüncü kitabına ilk iki kitabındaki şiirleri de aldı. ayrıca mevlâna (1940), molla câmi (1940), naima (1953), ömer hayyam (1954) üzerine kitaplar da çıkarmış, eşrefoğlu divanı’nı bastırmış (1944), divan şiirinde istanbul adında bir antoloji yayımlamıştır (1953). ses dergilerinde (1938-1940) yayımlanmış nesirleri, hint edebiyatı üzerine makaleleri (şadırvan, 1949) ve başka yazıları dergilerde dağınık kalmıştı. daha önce bu yazılardan bazıları ile kitaplaşmamış şiirlerini semih güngör, çelebi üzerine bir incelemesiyle birlikte yayımlamıştı. asaf hâlet çelebi’nin bütün yazıları’nı ilk kez hakan sazyek bir araya getiriyor. *
<bkz: mısri kadim>
iyi şiir yazmanın bedelini yok sayılmak şeklinde ödemiş bir istanbul çelebisidir.
<bkz: çingenelerim>
cüneyd
bakanlar bana
gövdemi görürler
ben baÅŸka yerdeyim
gömenler beni
gövdemi gömerler
ben baÅŸka yerdeyim
aç cübbeni cüneyd
ne görüyorsun
görünmeyeni
cüneyd nerede
cüneyd ne oldu
sana bana olan
ona da oldu
kendi cübbesi altında
cüneyd yok oldu
ibrahim
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim