arthur rimbaud

1.

eşcinsel şair.

   vendetta   12.10.2006 23:30 ~ 08.04.2008 00:08
   #77256
2.

anılarınızın tümünü kavrarsam
size boyun eğdirmeyi
beceren kadın ben olursam
işte o zaman boğazlayacağım sizi


dizelerinin sahibi..

   kubik   12.10.2006 23:39
   #77262
3.

sartre nin duvar*daki öykülerinden birinde atıfta bulunduğu şair.

   jolly_joker   12.10.2006 23:59 ~ 13.10.2006 00:05
   #77275
4.

jean nicholas arthur rimbaud, parnasse akımının en büyük temsilcilerinden, aykırı şair.

   enigmatic   04.02.2007 23:32
   #205211
5.

gerçek adı jean nicholas arthur rimbuad olan fransız şairdir.17 yaşında yazmaya başladığı şiirlerini 20 yaşında yazacak bir şey kalmadı diyerek şiir yazmayı bıraktı. kitaplarından bazıları ılluminations cehennem de bir mevsim
elveda.
sembolist şairler arasında gösterilir alkışlanır takdir edilir lakin fransız devrimi sırasında ölenler için üzüntüsünü dile gtridiği şiirlerin ardından afrikada silah tüccarlığı yapması kısa yoldan voleyi vurayım zihniyeti kendisine pek yakışmamıştır.
<bkz: bu ne yaman çelişki anne>

   cakma entel   24.06.2007 21:04
   #497798
6.

20 ekim 1854'te fransa'nın kuzeyinde ardenler bölgesinde charleville kasabasında, bourbon sokağı 73 numaralı evde doğar. subay olan babası frédéric, annesi vitalie'yi genç yaşta terk eder. vitalie cuif(rimbaud)'un roche kenti yakınlarında çiftlik sahibi olan varlıklı bir aileden geliyordu. ilk doğan çocuklarına babanın adı olan frédéric ismi konulur. ailenin ikinci çocuğu arthur, üçüncü çocuğu annesiyle aynı adı paylaşan vitalie, dördüncü çocuğu rimbaud'un hayatında önemli rolleri olan ısabelle'dir.

annenin genç yaşta eşinden ayrılmasının baskısıyla yaşayan rimbaud 8 yaşında laik bir eğitim sistemi olan rossat okulu'na verilir. daha sonra sous les alleés sokağına taşınırlar ve sofu olan annesi tarafından dini eğitimde verilen charleville koleji'ne verilir. din dersleri ve latincesi oldukça iyi olan rimbaud'a okulda "küçük pis yobaz" adı takılır. öğretmeni ariste lheriter'in destekleri üzerine yazdığı şiire daha çok özenir. o sıralarda çağdaş parnasse dergisini okur, théophile gauiter, théodore de banville, léon dierx ve paul verlaine gibi şairlerin şiirleriyle tanışır. charleville'de düzenlenen geleneksel edebiyat yarışmasında birinci olur.

öksüzlerin yılbaşı armağanları (les etrennes des orphelins) adlı şiirini revue pour tous dergisine gönderir ve bilinen ilk yazılı şiiri budur. george ızambard ile tanışıp, fikirlerinden etkilenir.ofelya, demirci, izlenim, güneş ve ten gibi şiirleri bu döneme rastlar. bu sırada çıkan paris komünü ayaklanması ve prusya-fransa savaşı siyasi çizgisinide belirlemiş olur. paris'te çıkan la charge gazetesinde üç öpücük şiiri yayınlanır. henüz 16 yaşındayken evden kaçıp paris'e gider. bundan sonra evden savaş ortamında 2 kere daha kaçmasına rağmen, perişan hallerde geri döner. bu sırada paris'in meşhur kafelerinde şiirler yazıp, çağın sanatı, siyaseti hakkında tartışmalara katılır ve absint içip, afyon yutmaya başlar. en son evden kaçışında, mektup ve şiirle dostluğunu pekiştirdiği dostu verlaine'nin evine sığınır. bundan sonraki dönemde yazdığı şiirler olgunluk dönemine ulaşır. 1873'te ilk şiir kitabı cehennemde bir mevsim (une saison en enfer) yayımlanır. verlaine'nin eşiyle arasının açılması ve rimbaud ile eşcinsel ilişkilerinin başlamasıyla; fransa'da dışlanan ikili almanya ve belçika seyahatlerine başlarlar. verlaine, rimbaud'u brüksel'de bir tabanca kurşunu ile yaralamasının ardından, eşcinsel ilişkileri yüzünden başları belaya girer. verlaine kürek mahkumu olarak hapse atılır, rimbaud ise serbesttir. 1875'te son kez görüşmelerinden sonra bir daha asla görüşmezler. bu tarihten sonra da şiir yazmayı bırakır.
*

   samhain   15.07.2007 13:54 ~ 14:03
   #544891
7.

modern şiirin, hangi coğrafyada olursa olsun, mahkum olduğu iki isimden biridir rimbaud. kıtalararası aykırılığın, marjinalliğin mavi gözlerinde yankılanması, iki farklı yaşamın izleğinde kendini tüketen bir seyyahtır rimbaud. şiir bile onun vahşiliği ve güdüsel hayvanlığı karşısında aciz, zayıf, zavallı kalmıştır.

kendi tiksintisini, vahşetini, çölünü kendisiyle bir volkanın kraterlerine götürebilecek kadar gururlu ve içe dönük, modern şiire açılan kapıda geleneksel, liberal eğilimleri en sert tepkilerle eleştirebilecek kadar asi,isyankardır rimbaud. evet, o şiiri bırakmamıştır, bitirmiştir. sessizliğe ermiştir.

modern şiir rimbaud ya mahkumdur, modern izlekte şiir yazmaya kalkışan her şair onun poetik yanına değinmek zorunda kalır- oradan beslenir. ister onu tanısın, ister tanımasın. cehennemde bir mevsim şiiriyle sınanan bir ruhun acısını dile getirmiş olan rimbaud, kendisine tek tanrı olarak, modern şiirin mahkum olduğu bir diğer büyük şair charles baudelaire i seçmiştir. biri amansız bir seyyah, asi, eşcinsel - diğeri ise saplantılı bir afyoncu, yalnızlık düşkünü, anne sevicidir. ikisinin de şiiri moden şiirin oluşması için ilktir.

   Absurd Bey   07.04.2008 23:59 ~ 08.04.2008 00:00
   #888702
8.

4 yıl yazdı, nesilleri etkiledi. bir 10 yıl yazsaydı, şair çıkmayacaktı anasını skim. nasıl,virgina woolf, proust okumaya başladıktan sonra, ''benim yazdıklarım bunların yanında sikinlirik be abi'' kabilinde görüş bildirip yazmaya ara verdiyse; rimbao'dan sonra gelenler de öyle yapardı sanıyorum. büyük adam; charles baudelaire hayranı harbi flaneur.

   general aura   05.07.2008 06:54
   #965818
9.

tutkunun şairleri adlı filmde leonardo di caprio tarafından, bob dylan ın hayatının parodileştiği i m not there de ise ben whishaw tarafından canlandırılmıştır. bana kalırsa en güzel şiiri esrik gemi, en iyi kitabı ise illuminations'tır. evden kaçıp şeytana giden güzel çocuk, mavi gözlü.

   Absurd Bey   28.07.2008 08:17
   #985742
10.

"sevdim çölü, kavrulmu$ bahçeleri, solgun yüzlü dükkanları, ılıtılmı$ içkileri. pis kokulu dar sokaklarda ba$ıbo$ dola$ıyordum ve kapalı gözlerle, sunuyordum kendimi ate$ tanrısı güne$e. (...) gökyüzünden laciverdi ayırdım. (...) masalsı bir operaya döndüm, her varlığın bir mutluluk yazgısı var, bunu gördüm. (...) aktöre, güçsüz beynin ürünü.

her yaratıkta, varlığını o yaratığa borçlu bir ba$ka ya$amlar var gibi geldi bana. (...) bir domuzu böylece sever oldum. delilikten -tutsaklanmıs delilikten- doğan her tür yanılgıyı ya$adım. hepsini sayabilirim tek
tek, anahtar bende. sağlığım tehlikeye dü$tü. yılgı bastırıyordu. günlerce uyuyup kaldım, uyandığımda kendimi yeniden en berbat dü$ler içinde buluyordum. sonum gelmi$ti, güçsüzdüm. (...)"

buyurmu$.

   thewall   19.09.2008 05:11
   #1034643
11.

<bkz: her rimbaud buyuyunce verlaine olur>*

   henry flower   19.09.2008 06:28
   #1034650
12.

buyurur ki:

dünya bir çirkeftir,
unutma bunu,
yansın ateşlere,
at mutluluğu.
[altın çağ, haziran 1872]

ve yine seslenir:

bu çocuk, budala hayvan
mont-rocheux kedisi gibi
kokutsa da tüm dünyayı
esirgemesinler tanrım
ardından birkaç duayı...

ne esirgeyeceğiz üstad? ayıp ediyon ama. kızdım bak.

   kaamos   20.09.2008 12:15
   #1035650
13.

rimbaud hakkında birkaç şey de var tabii:
kuran'ı ilk kez fransızca'ya çeviren rimbaud'un babası frederic'tir. önemli burası.
..ölürken on yılı aşkın çalışmalarıyla biriktirdiği 36 bin altın frankın 10 bin'ini afrika'daki uşağı cami'ye verilmesini vasiyet etmiş. tabii soru geliyor ardından, yoksa rimbaud müslüman mı olmuştu? bu araştırılsa iyi olur, britney spearsların müslüman olmasından daha makbuldür. eheheh. mehe. sıs lan.

   kaamos   20.09.2008 12:20
   #1035653
14.

"kanımı mayaladım. gorev bitti."

   thewall   20.09.2008 22:01
   #1036082
15.

paul verlaine: ''ne şeytandı ne ulu tanrı: rimbaud'du o, yani çok büyük şair, kimseye benzemeyen çocuk.''
sadece 16 yaşından 20 yaşına kadar şiir yazmış, 'bırakın, kara şiirlerinizden, tuhaf çiçekler parlasın ve elektrikli kelebekler uçuşsun! görmüyor musunuz, bu cehennem çağıdır!'' diyerek şiiri aristokrasi sohbetlerinden alıp, hayatın ortasına yerleştirmiştir.
kaçış edebiyatı ile paris'teki hayatından, taş ocağı işçiliğine dönmüş ve kendini özetleyen 'ben ötekidir' demiş şair. 11 yıllık sürgünün ardından ağrılı sağ bacağı kanser teşhisi ile kesilip, altı ay sonra da hayatını kaybetmiştir.
(mutlu esendemir'den alıntılarla..)
mavi yaz akşamlarında özgür gezeceğim
ayaklarımın altında nemli, serin kırlar
başakları devşirip, otları ezeceğim
yıkayıp arıtacak çıplak başımı rüzgar..
nebir söz, ne düşünce, yalnız bitmeyen bir düş
ve yüreğimde sevgi; büyük, sonsuz, umutlu
çekip gideceğim, çingene gibi, başıboş
doğada, bir kadınla birlikte gibi mutlu
<bkz: özlem>

   anlamsiz   22.10.2008 21:12
   #1064295
 
reklamı kapat

yazdır