zamanında her popüler gazete tarafından kuponla dağıtılan ve dolayısıyla her evin vitrinine birkaç serisi girmiş bilgi bankası.<bkz: gelişim hachette><bkz: ana brittanica>
elektrik prizine civi cakan cocuk 01.11.2007 22:35#703576
+ unisex isimler (5) …
+ bu ne perhiz bu ne lahana tursusu (2) …
◊ velez sarsfield (2) …
+ hayatin boka sarmasi (3) …
◊ akraba bulma programi (2) …
+ deniz baykal (2) …
+ konsimento …
+ madimak oteli (2) …
+ ak parti istanbul il baskanligi (2) …
◊ let s do it let s fall in love …
+ cocuklar arasinda ayrimcilik (2) …
◊ en populer sozlukler siralamasi (5) …
+ yasar buyukanit (2) …
+ immanuel kant (2) …
+ omur kinay (2) …
+ pro evolution soccer (2) …
+ bingol katliami (2) …
◊ 2009 giller le 365 gun kedi takvimi …
+ som agizli …
◊ eredivisie …
zamanında her popüler gazete tarafından kuponla dağıtılan ve dolayısıyla her evin vitrinine birkaç serisi girmiş bilgi bankası.<bkz: gelişim hachette><bkz: ana brittanica>
elektrik prizine civi cakan cocuk 01.11.2007 22:35temel britannica kadar güzel ve sevimli olanını görmediğim eski zamanlar information bank' ı.
eshita 01.11.2007 23:08eskiden sıkça kullandığımız bilgi kaynağı.
çok değil on sene öncesiydi, ortokulda hocalarımız ödevler verir, gidin bunu araştırın gelin derdi.
o zamanlar internetin muazzam bir bilgi kaynağı olduğuna dair şeyler okurduk gazetelerden, bilgisayardan amerikadaki kütüphanelere erişebiliyormuşsun diye anlatırdık arkadaşlarımıza, evimizdeki bilgisayar interneti göremeden el değiştirmişti, zaten onu ben en çok solitare oynamak için kullanmıştım, ara sıra da mario, volfied zaman zaman da winamp neyse.
işte o zamanlar kütüphanelerimiz vardı bizim, arkadaşlarla cümbür cemaat toplanır kütüphanedeki sessizliği kıkırdaşmalarımızla bozar hep birlikte ödevlerimizi yapardık.kimi zaman da tembelliğe vurup kütüphaneye gitmezdim, pazar günü gelince kütüphaneye gitme ihtimalim olmadığından evdeki ansiklopedilere dadanırdım, son derece küçük bir lojmanda yaşıyoduk, sürekli eşya fazlalıkları vardı, annemde doğrdu düzgün kitaplık yok,yer yok diyerek ansiklopedileri kolilerin içine koymuş insan evladının erişemeyeceği yerlere kaldırmıştı.
milliyet gazetesinin verdiği büyük larouse'tu ansiklopedilerimiz, derin çalışmalar sonucu ansiklopedilere erişirdim, sonrasına çevreye verdiğim büyük rahatsızlıktan ötürü annemden fırçayı yerdim, ansiklopedilere erişmiştim ama henüz aradığım bilgiye ulaşamamıştım, annem ansiklopedilerin bir kısmını başka kolilere kaldırmış meğer, bir yandan mızmızlanarak anne yahu nerede bu diğer ansiklopediler derken bir yandan annem kızmasın diye sevimlilik yapıyordum.
nihayetinde gerekli ansiklopediden gerekli bilgileri toplamış ödevi yetiştirmiş oluyorduk, o zamanlar şimdi ise ne yapıyoruz, elimizdeki kitaplar dahi yetmiyor google a soruyoruz, hatta kimimiz elimizdeki kitaplara bakma tenezzülünde bile bulunmadan direk çıktılar alıyoruz, belki bizimkisi fantezi ama o ansiklopediden bilgi ararken ki heyecan bambaşkadır, belki benden 10 yaş küçük olan insanlar o tada hiçbir zaman varamayacaklar, belki de biz onlara bunları anlattığımız iiçin taşak konusu olacağız.
tanıdığım herkes evindeki ansiklopedileri kuponla almış. parayı basıp alan bir allah'ı kulu görmedim.
acaba diyorum, vakt-i zamanında gazeteler bu aşka gelmeseydi şimdi kaç kişinin evinde ansiklopedi olurdu.
internetle beraber iyice üvey evlat oldular. merak ettiğim bir şey olduğunda ayağımın dibindeki ansiklopedilerin üstünden atlayıp yan odadaki bilgisayara gidiyorum.
şimdi vikipedi falan var. millet ufak ufak çöpe atmaya başladı setlerini. hem çok yer tutuyor, hem de ev taşırken acaip ağırlık yapıyor.
bizim memur bir abimiz vardı. habire tayin, habire ev taşı. adam bel fıtığı şimdi.
hecelenmemesi gereken kelime.
ilkokuldayken pipilakuslar çok gülüyorlardı meğerse bundanmış şimdi anlıyorum.