çoğu insanın sebeb-i buhranı. çok da sikimde ne haliniz varsa görüncülüğe kayma sebebi.
zaten insan hayatı özellikle türkiye'de eve getireceği ekmeği düşünmekten tartışma ortamında bulunmaya ince bir geçiş yapamayacak kadar rutin. bugün müdür bana götlük yaptı ama ben onu alttan aldım, ne yaparsın ekmek parası tadında. insanın kendini ifade edebileceği, fikirlerini anlatabileceği alanlar çok kısıtlı. lafmacun gibi, ekşi gibi sözlüklerde birşeyler paylaşmaktan öteye gidemiyor tartışma ve anlatma çabası. yazmıştık bununla ilgili de, yazılmış binlerce şey de vardır, kendimden örnekle;
<bkz: toplumsal özeleştiri> diyerek devam etmek isterim, saygıyla.
herkes tutturmuş bir yol kendine, kimi ramazanda içki içtiği için ahirette götüne girecek odunları ateşleyecek zebaniler arıyor kendine, kimisi allah yok diyor, kimisi atatürk'e bok atıyor, e hadi fikirdir diyor, okuyoruz. elimizden geldiğince bildiğimizi, gördüğümüzü anlatmak derdindeyiz.
ama öyle zaman geliyor ki, artık dönüyor dolaşıyor başa geliyor muhabbetler, sıkıyoruz birbirimizi, bunaltıyoruz. huzur ararken huzursuzluğa garkediyoruz birbirimizi bilinçsizce, boku çıkıyor sonra, tartışacak alan kalmıyor.
zaten çoğumuz ironinin kitabını yazmışız, taşşak geçiyoruz kelimelerle, derdini, hilafını anlatamayacak kişilere laf giydirmek derdindeyiz.
anlayamadığım nokta şu. siz de artık sıkılmıyor musunuz? bıkmak nedir bilir misiniz? ya da ne bileyim, inek süt verir, yavrusu içer, biz de süt içeriz, biz inek miyiz tribinden gına gelmiyor mu sizlere de?
sana göre yok allah, bana göre var, diğerine göre atatürk kötü, beriki şeriat gelsin ister, darbeciden geçilmez ortalık, kavramlar, kargaşalar, boş boş gündemler. sıkılmadınız mı sizde?
ya da farkında mısınız biri bizi gözetliyor evlerini günlerce gözetleyen gençliğin gizli sorumlusu olduğunuzun?
bu yazının kopuk olduğunun farkında mısınız peki? nedenini biliyor musunuz?
sıkıldım. artık bıkın.
#1022323