içeriğin orjinalini görmek için buraya tıklayınız.

lafmacun.org - yazdırılabilir versiyon

anayasada ataturk ilke ve inkilaplarina gerek yok

1.

akp'nin hukukçusu prof. zafer üskül'ün söylemiş olduğu, ülke gidişatına akp'nin vermeye çalıştığı yönün bariz göstergesidir. küfre karşı yürümektir. dakika 1 gol 1 sendromu yaşamama neden olmuştur.

edit: sallama entry girmiyoruz. linki ÅŸudur:
http://www.hurriyet.com.tr/...dem/6971462.asp?gid=180

2.

akp'nin 5 yıl sonra yapacağı şeyin göstergesidir. amaçlarını hiç bir zaman gerçekleştiremeyecek olmaları acıdır. atatürk ilke ve devrimlerini anayasayadan çıkartmaya çalışmakla rüzgara karşı işemektedirler.

3.

<bkz: yaşamak için oksijene gerek yok>

edit:bak şimdi zorla küfrettirecekler.arkadaşım siz uyuşturucu niyetine tuvalete atılmış pedleri kokluyorsanız ben ne yapabilirim?ha ne??

4.

onlara göre atatürk'e de gerek yoktu zamanında. bu ülke zaten onlara göre kurtulmuş sayılırdı. amerikan mandası benimsenseydi çok daha iyi olacaktı onlara göre. bugün bu kadar karşıt görüş olmayacaktı. demek ki neymiş, onlara göre... * * *

5.

ülkenin %47 sinin tercihi ve desteklediği söylemdir. burası artık bildiğim türkiye cumhuriyeti değildir.yakında demokrasiye de gerek kalmayacaktır zira ulaşılması gereken yere çoktan ulaşılmıştır.
bu ülke bu söylemlere cevabını 22 temmuz günü vermiş 90 yılı bir kalemde iki kuruşa satmış , atatürk ilke ve inkilaplarından vazgeçmiştir.
bu söylemler % 47 tarafından kabul görmüş ve ataya ve cumhuriyete bağlılık ispatlanmıştır.
bu türkiye benim bildiğim türkiye değildir.

6.

insanın aklına ister istemez "neye gerek var peki?" sorusunu getiren cümle.

milliyetçilik yerine amerikan özentiliğine mi?
halkçılık yerine ümmetçiliğe mi?
laiklik yerine şeriata mı?
devletçilik yerine tayyipçilik'e mi?
cumhuriyetçilik yerine saltanata mı?
devrimcilik yerine yobazlığa mı?

hele bir bunları deyiversinler de bilelim.

7.

devletin asli görevi bir ideolojiye bağlı nesiller yetiştirmek değil, özgür bireyler yetiştirmektir ve bunun yolu da her türlü bağnazlığa son vermektir. anayasaya bir ideolojik yön tayin etmek de bu bağnazlıklardan biridir. hem özgürlükten bahsedip; hem de anayasal olarak kişilik tayinine arka çıkmak kör bir cahillikten başka bir şey değildir.

eşyanın doğası gereği her tez, antitezini de yaratacaktır. bir ideolojiyi devletin merkezi yapmak o ideolojinin karşıtlarını da yaratmaya zemin hazırlamaktır. devletin asli görevi insanların hayatları boyunca sahip olacağı ideolojiyi belirlemek değildir. bunu yapan diğer devletlere biz göz atalım isterseniz:
iran
küba
kuzey kore
çin (ki şu an giderek özgürleşiyorlar)

söyleyin allah aşkına; militarist bir anayasa altında yaşarken şu yukarıdaki ülkelerden ne farkımız var bizim?
ama tabi; "bizim despotizmimiz farklıdır" denilecektir mutlaka. öyledir efenim öyledir; bizim despotizmimiz de meyvelerini vermiş; tıpkı küba'daki romantik komunistler, iran'daki dünyadan bihaber mollalar gibi sadece ve sadece resmi devlet ideolojisi papağanı nesiller yaratmıştır ve o nesiller gerçek özgürlüğün ne olduğundan habersizdirler.

benim hangi ideolojiyi savunacağıma devlet hangi hakla karar verebilir?
benim hangi ekonomik sistemi istediğimi nasıl belirler?
benim milliyetçi olup olmamama devlet nasıl karar verebilir?

ve ben eğer devletin istediklerini yapmak zorundaysam bunun adı nasıl "özgürlük" olabilir, bu nasıl "kişisel hak ve özgürlük" anlayışıdır?

özet olarak;
akp'nin 5 yıllık iktidarı boyunca ele aldığı en doğru söylem. umarım arkasında durma basireti de gösterebilirler. ve eminim ki en çok puan kaybedeceği söylem olacaktır; zira kendi fikrinin yobazı olmak, bağnazlık feci bir hastalıktır.

8.

eğer çağdaş muasır bir medeniyete doğru ilerlemek isitiyorsak artık ideojik totoliter devletten liberal ögürlükçü devlette geçiş yapmalıyız.hala anayasasında şapka giymeyenelerin hapse atılacağı yazan bir ülke olmaktan utanç duymanın vakti gelmiştir.pol-pot ilke ve inkilapları, stalin ilke ve inkılapları , mao ilke ve inkılaplarının uygulandığı ülkeler nasıl değişmek zorunda kalmışsa bizde artık çağa ayak uydurmalı ve 1930 lar faşist avrupasında birebir kopya alınan kanunlar anyasa maddeleri yerine bireye ve özgürlüklere saygı duyan bir anayasaya kavuşmaşlıyız.elbette 80 yıllık ideojik eğitim sonucu ülkede pek çok militarist-faşizan vatandaş yetiştirilmiş ve bunlar buna karşı çıkacaklardır.onların fikirlerinin değişmesinin imkansızlığını bildiğimizden silahlı yapılanmaya giriştiklerinde kanuni olarak üzerlerine gidilmesi fikir bazında kaldıkalarında ise gerekli huzur evlerinde bakılmaları yeğlenmelidir.

9.

hadsizlik örneği.atatürk düşmanlığına dair gerçek yüzlerini ve niyetleri gösteren açıklama.

10.

akp iktidarının, ülkeyi nerelere taşımak istediğinin açık bir göstergesidir.istedikleri islam devletini (tabi öyle devlete devlet denirse) yavaş yavaş sisteme oturtmak için işe başlamışlardır.sanmayın ki sadece bir 5 yıl daha iktidarda kalacaklardır.daha uzun yıllar recep tayyip erdoğan ve tayfasını iktidarda istedikleri sistemi oturtmak için çabalarken göreceğiz.

"anayasada atatürk ilke ve inkilaplarına gerek yok" demek yerine anayasada ilke ve inkilaplara gerek yok deseydi bu adam, eminim akp'ye oy verenlerin de içinde bulunduğu bir itiraz grubu oluşacaktı ülkemde.yediden yetmişe azıcık düşünme yeteneğine sahip her insan olmaz öyle şey diyecekti.ama görüyoruz ki akp hükümeti yavaş yavaş eylemlerini gerçekleştiriyor.işin içine atatürk kelimesi girince, itiraz edenlerin sayısı azalıyor.çünkü çok değerli akp hükümeti "atatürk olmasın" - "yolumuza devam edelim" politikası ile atatürk'e karşı bir alt benlik yaratmış durumda.

özet olarak;

akp hükümeti birçok türk vatandaşının kafasında, derinlerde bir yerlerde, atatürk'e hayır sloganı yaratmış bir şekilde, insanların dini duyguları ile oynayarak gücüne güç katıyor.sanmıyorum ki atatürk kendisinin ilke ve inkilaplarını insanlar onlara at gözlüğü ile bağlanıp, başka ideolojiler peşinde koşmasınlar diye insanlara aktarmıştır.

"egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözü buram buram özgürlük, buram buram halk iradesi kokuyor.halkın her şeyden bağımsız hür iradesi ülkede tek güç olmalıdır diyor bu söz daha da açmak gerekirse.

atatürk'ün yaratmış olduğu sistem kimseye kısıtlama getirmemektedir.hangi ideolojiyi istersen onu savun.hangi ekonomik sistemi istiyorsan, git o sistemi kur işyerinde.nasıl millyetçi isen öyle devam et, karışan eden yok sana.ama ülkeyi atatürk gibi çağdaş milletler seviyesine taşımak isteyen insanların önüne de geçme.

herkes kendine özgür.

11.

bu anayasa miyadını doldurmuş bir anayasadır dolayısı ile yenilenmelidir, demekle arasında büyük bir fark olan söylemdir. atatürk ilke ve inkilapları demode olacak, insanların özgürlüklerini kısıtlayacak devrimler olmadığı gibi, gayet te bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak ve daha rahat hareket etmelerini sağlayacak prensipler içerir. ayrıca bir şeyin tarih olarak eski olması demode veya özgürlüğü kısıtlayan bir etmen olduğu anlamına gelmez. lakin türk toplumunda böyle bir anlayış mevcuttur. örnek vermek gerekirse, bir şehre metro inşa edildiğinde, mevcut tramvay sistemini ortadan kaldırırız biz. oysa acelesi olmayan insanlar ya da yeraltında sıkıntı duyanlar, fiyatı daha düşük tramvayı tercih edebilirler. sonucta daha azınlıkta olanlar, bazı noktalarda çoğunluğun tercihine saygı duyuyorsa, çoğunluğu ele geçirenler de iktidar enstrumanlarını kullanırken kendileri gibi düşünmeyen bir azınlığın bulunduğunu göz ardı etmemelidirler.

12.

o yüzde 47 görsün bakalım oylarını aslında kimlere vermişler. durmak yok yola devam demişlerdi bakalım daha neler olacak?

13.

konuya "atatürkçü olup olmama" penceresinden bakmak hatalıdır lakin bugün gelinen noktada bazı kesimlerin başka bir pencereden bakamayacak olması şüphesiz ki daha da vahim bir hatadır.
"sivil anayasa" mevzusu 80 ihtilalinden bu yana gerçek anlamda demokrat olan hem sol, hem sağ çevrelerce defalarca zikredilmiş; ülke içinde fikrine itimat edilebilecek bütün düşünürlerce dile getirilmiştir. bunun sağı, solu, akpcisi, chpcisi olamaz, zira anayasa hepimizi ilgilendiriyor.
asıl üzülünmesi gereken şey böylesi bir devrimi kendi siyasi çizgisini "sosyal demokrat" olarak belirleyenlerce değil; dini referans alarak siyaset yaptığı iddia edilenlerce gerçekleştirilme noktasına gelinmesidir. burada oturup biraz düşünmek; özeleştiri yapmak varken hala ve ısrarla "laiklik elden gidiyor" feryadına sarılmak yine seçim yenilgileri olarak karşımıza çıkacaktır.
bu ülkenin ihtiyacı olan gerçek demokrasi; ne din tandanslı politik söylemlerle halkı kandırmak; ne de katı bir devletçilikle 80 yıl önce kurulmuş bir cumhuriyetin, o dönem içinde alınan kurallarının avukatlığını yapmaktır.
şu an chp iktidarda olsaydı ve sivil bir anayasadan bahsetseydi eminim ki "yaşasın demokrasi" çığlıklarıyla karşılanacak, eller patlayana kadar alkışlanacaktı. işte zaten bizim en büyük sorunumuz her konuya partizanca yaklaşmaktan kaynaklanıyor.
konunun gündeme getirilme şekli tartışılabilir; gündeme getirilme zamanı tartışılabilir lakin sivil bir anayasa oluşturulmasını tartışmak bağnazlıktır.
"devlet ideolojisi" terimi artık çağdışıdır ve devletin yegane görevi halkının güvenini sağlamaktan ibarettir. (iç hizmet kanununa selam ederim ayrıca)
özgürce ideoloji savunma mevzusuna gelince;
tüm dünyanın liberal bir politika izlediği bu çağda anayasa "devletçilik" ilkesinden bahsedemez. eğer bu bir zorunluluksa her özelleştirme vatan hainliğidir. (ki değildir)
milliyetçi olup olmayacağıma karışamaz; tıpkı hangi ırktan olacağıma karar veremeyeceği gibi.
halkçılık, cumhuriyetçilik, laiklik ve inkılapçılık bahislerine girmiyorum; zira zaten bunlar bir ideolojiden ziyade çağdaş dünya devletlerinin birer standardıdır. (adlarının yer almaması veya farklı olması bu gerçeği değiştirmez; hangi çağdaş ülke dinle yönetiliyor? hangi çağdaş ülke totaliter? hangi çağdaş ülke halktan kopuk? hangi çağdaş ülke zamanın şartlarına uyum sağlamakta direniyor?)

14.

akp'nin hukukçusu prof. dr. zafer ülkül, kafasındaki "sivil ve renksiz anayasa"yı tanımlarken, anayasanın başlangıç kısmında ve maddelerinde kemalizm ideolojisinin yansımaları olan "atatürk milliyetçiliği" ve "atatürk ilke ve inkılapları" gibi kavramların yer almasının gereksiz olduğunu savundu.

* sivil ve renksiz bir anayasayı savunuyorsunuz, ne demek bu? demokrasi dışı yöntemlerle yapılan anayasalar çok eleştiri konusu oluyor ve benimsenmiyor. renksiz bir anayasa lazım. herhangi bir ideolojiyi öngörmeyen, dayatmayan bir anayasa lazım.

* 1982 anayasası kemalizm ideolojisini mi yansıtıyor? anayasanın başlangıç bölümünde ve birçok maddesinde bu var. yeminde de var mesela. atatürk milliyetçiliği var, atatürk ilke ve inkılapları var. bütün bu kavramlar, anayasa mahkemesi'nin yasaları denetlemesi sırasında temel alınıyor. dolayısıyla ideolojiler, siyasi partilerin işidir. her siyasi parti kendine özgü bir ideolojiyi savunabilir, savunmalıdır. farklılıklar öyle ortaya çıkacaktır. kemalist bir parti de kurulabilir, kurulmalıdır da. bunu destekleyecek insanlar çıkar. ama anayasalar bütün bu ideolojilere eşit mesafede durmalıdır. renksiz olmalıdır. biz bunu renksiz bir anayasa olarak tanımlıyoruz. avrupa anayasa anlayışı da böyledir.

* atatürk milliyetçiliği ve atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yer alıyor. bu ifadelerin çıkarılması mı gerekecek? yer almaması doğru olur diye düşünüyorum. bu bir eksiklik değildir. mustafa kemal atatürk'ün bütün ulusun önderi olduğu, türkiye cumhuriyeti devleti'nin kurucusu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. bu ortak değerdir. bu herkesin sahip olması gereken ortak değerdir. mustafa kemal atatürk başka bir şeydir, kemalizm veya atatürkçülük başka bir şeydir. anayasa bu anlamda kemalizm ideolojisinin izini taşıyor.

* anayasa militarist bir mantıkla yapıldığında da daha demokratik olabilir. örneğin 1961 anayasası'nın birçok sivil anayasadan daha demokratik olduğu söylenir. 1961 anayasası tabii ki bir önceki anayasaya göre demokratik hak ve özgürlükler bakımından önemli gelişmeler sağlamıştır. ama mgk'yı anayasal olarak kuran da 1961 anayasası'dır. askeri yargıtayı bir kurum olarak kuran da. düşünce özgürlüğünün önünde sınırlar koyan da.

* hangi kurumların öncelikle değişmesi gerekiyor? örneğin yargı. bütün idari işlemlerin yargı denetimine tabi tutulması gerekmektedir. örneğin yüksek askeri şura, hâkimler ve savcılar yüksek kurulu kararları. anayasa mahkemesi üyelerinin seçimi, anayasa mahkemesi'nin bireysel başvuru hakkını kabul etmesini sağlayacak bir düzenleme. iki daireden oluşan anayasa.

* mgk da şu andaki anayasanın bir kuruluşu? milli güvenlik kurulu'nun anayasada olması şart değildir. bu, 1940'lı yıllarda olduğu gibi yasayla düzenlenebilir.

15.

yurdum insanının sessiz sedasız izleyeceği değişimlerin ilk adımı niteliğindeki söylemdir.herşey bir yana atatürk ilke ve inkilaplarının bu insanlara hangi noktada battığı merak konusudur.

16.

<bkz: sakaysa hic komik degil ciddiyse cok komik>

17.

türkiye nin oluşumunu, gelişimini sağlamış ilkeler durup dururken seçtiğimiz ve tepemize çıkan bir iktidarla bir anda uçup gidecek. yıllarca onu benimseyen kişilerse oylarının sonuçlarını görecek. elden birşey gelir mi? hata kimin?

18.

zamanı gelince son 200de göreceklerimizden bazıları:

<bkz: göte giren şemsiye : akp>
<bkz: atatürk'ü özlemek>
<bkz: keÅŸke 2007 de oy vermeyeydik>
<bkz: kemalizm>
<bkz: gitti gider>
<bkz: son pişmanlık neye yarar>
...

19.

traktörün son bombasıdır.
<bkz: taraktör bulundu>
*

20.

bekleyelim bakalım daha neler göreceğiz.. bunlar daha işin başında.. seçim bildirgeleri ne diyor: durmak yok yola devam. hedefimiz 2023...
bu hedef neyin hedefi.. bop'un proje olmaktan çıkıp gerçek olmasının tarihi, türkiye cumhuriyeti'nin tarihteki türk devletleri listesine eklenip t.ş.c'nin kuruluş tarihi.. geçmiş olsun hepimize ..4,5 yıl kesmedi bir 5 sene daha dediler..iyi halt ettiler

1234