bir lavuğun, canı yandığında sarfettiği tümcedir. dilden dile, elden ele ( el değildi lan o, herneyse ) dola$an bir söz öbeğidir.
öyle olur ki, boğazda düğümlenir bir şeyler. söylenecek onca şey vardır akılda, biri bile çıkamaz ağızdan.
$öyle bir tanımı var bunun, böyle kafanın enseyle birleştiği yerde, tam omuz değil, az üstü, garip biryer işte, orada bir ağrı belirir önce. sonra kalp ağrısı derler ya hani, tam o noktalarda bir baskı oluşur. ağlamak esastır böyle anlarda, ama biyanda da erkeklik vardır, düşmez o damlalar.
ilk defa yaşanılan şeylerde sarfedilmez genelde bu "anasını sattığımın dünyası" kalıbı. ki$i, aynı hislerin, aynı yaşam kalıntılarının arasında öyle uzun süre debelenir ki, yaşadığı hissin aynısı tekrar yinelediğinde, isyanını eder bu söz öbeğiyle;
"hay anasını sattığımın dünyası, siktin yine ağzımı..."
ehehe.
#944202