mahallenin genç ve tazecik kızıydı alice. çarşıya çıktığı zaman esnafın yüzü gülerdi, bıyıkları burulurdu. bakkal bir pandik atardı, alice çamura yatardı.. sonra iki eti pufa fitleşirlerdi. eski güzel günler..
bir gün alice kırlara dolaşmaya çıktı. kolunda sepeti, yanında bisikleti, üstünde kalçasında biten eteği.. adeta kendini çağıran on dildo gücünde bir bilinmeze doğru yol alıyordu. kötü yol sapağına doğru birden oh shit diye haykırdı, tabii biz altyazıdan allah kahretsin diye okuduk bunu. neyse, alice ayağı kayıp kötü yola düşmüştü. bir anda çevresinde ışıklar, haince atılan kahkahalar belirdi. kötü adamların çember oluşturup höykürerek çaresiz genç kızı birbirlerinin kucaklarına fırlatmaları klişeleri de eksik değildi bu ambians içerisinde.. dünya döndü, döndü,döndü..
uyandığında boş bir yatakta boynu yalanmıştı artık. pavyonda limonata bardağından viski içmeye başladı.. ismini okşan yaptılar*.. o kıç kadar mahalle kasmıştı ne zamandır zaten.. ohh her gece barda, okşan hovarda. hayatın anlamı disko topuydu sonuçta. tavşan desen playboy reklamlarında oynayıp kendini bozan bir hayvan *.
o değil de, bakkal üzüldü arkasından.. eti puflar haybeye bayatlarken raflarda derin bir off çekip viski bardağında bir limonata koydu kendine.. (bir de duvardaki alice resmine doğru kaldırsa bardağı tam olacaktı..yapmadı pis herif.)
havadan üç vibratör düştü,
oh shit!
#928108