kadıköy'de halitağa caddesinden rıhtım caddesine inen (şu an kazı çalışması yapılıyor) bir sokakta bulunan bir akvaryumcunun camını seyreden amcalardır. vitrindeki en ilginç canlı hiç kuşkusuz bir timsahtır. timsahın boyu tahmini 80cm falan olup 15 cm'lik bir suda yaşamaktadır. o an için önünden geçerken farkettiğim bir olay irice bir japon balığının timsaha yem olarak verilmiş olmasıdır. timsah bünyesi de gayet doğal içgüdüleriyle güdülenip elin balığını ağzına almış, "japon mapon, yerim ben bunu" düşüncesiyle ağzını şapırdatmaktadır. işte esas mezvumuzdaki amcalar burada dikkate şayan bir şekilde belgesel seyircisi konumunda kalmışlar ve timsahın hareketlerindeki esrarcengiz tavırları takip etmektedirler.
+ nasıl da tuttu birader. şu çenelere bak.
- ee azizim timsah bu. affetmez valla.
belgesel toplumu olduğumuz bir aşikar. doğanın zaten devam etmekte olan kanunlarını, sanki o gün çıkmış bir yasama maddesiymiş gibi şaşırarak izlemek gerçekten komik ve gülünç geliyor.
konuyla alakalı : <bkz: belgesel izleyen insan modeli>
konuyla 3/4 oranında alakalı : <bkz: doğa kanunlarının cumhurbaşkanından dönmesi>
#234779