içeriğin orjinalini görmek için buraya tıklayınız.

lafmacun.org - yazdırılabilir versiyon

agdali turkce

1.

eski türkçe manasına gelen eski insanların konuştukları günümüzde az sayıda kalsalarda hala yer yer rastlanılan, türkçenin tüm kurallarını kullanarak konuşmak da denebilir.
örnek: mesle şu ki fevkalbeşer bey, devlet-i alii osmani'nin merih seyyaresine gönderdiği bilumum insansız vesait. matkuap vazifesinde telef oldu.
*

2.

kelimeleri özenle seçilmiş, tamamen gramere uygun, tikky edebiyatıdan gram sözcük almamış edebiyattır. halk arasında "edebiyat parçalamak" olarak geçen şeydir. genellikle anlaşılmamak için kullanılır. "bu ne dedi böyle. maaşallah" dedirtmek için yapılır. eski kelimeleri kullanmak ağdalı konuşmak değildir.

3.

özellikle bülent ersoy'un konuşmaya çalıştığı fakat beceremediği şeydir.

4.

süslü türkçe de denebilir,süslülükten kasıt bir üslup meselesidir; bu da ,meramı türkçeye nazaran arapça ve farsça kelimelerle anlatmak, ifade zenginliği için çeşitli söz sanatlarına baş vurmanın yanı sıra türkçe yapıya uymayan ağır terkipler kullanmaktır. 'sanat sanat içindir' düsturuyla hareket eden osmanlı aydınlarının eserlerinin dilinin ağır ve külfetli oluşu ağdalı türkçeyle dile getirilişi -bu yüzden yer yer halk edebiyatından ve kültüründen kopuk oluşu -hep bu üslup tarzı ve dolayısıyla sanat kaygısı sebebiyledir.

5.

<bkz: kıllı türkçe>*

6.

normal şartlarda ağdayla tüylerinden arınmış olmasına karşın içine düştüğü abartılı hal.

7.

cem yılmaz bunu, bakkala giden bir tiyatro oyuncusunun "korkarım iki kaşarlı tost alacağım" demesi şeklinde örnekler. sonra da dilimde tüy bitti deyimi ile bu sözün ilişkili olup-olmadığını irdeler.