1.
avusturalya yerlisidir.sadece dusunce gucunu kullanarak herturlu saglik sorununu tedavi edebildikleri soylenir.hatta dusunce gucuyle bedenlerini kapatabiliyorlar.yani oluyorlar.dogal olmayan hic bir ogeyi hayatlarinda gormek mumkun degil bunlarin ruha zararli oldugunu dusunme gucunu olumsuz etkileyip kalplerini korelttiklerine inaniyorlar.
<bkz: bir cift yurek>
helesur 16.05.2006 01:05
#6553
2.
avustralya kitasinin yerlilerine verilen ad.
zibidigibi 21.07.2006 21:57
#15542
3.
avusturalya'da yaşayan bir kitledir. boomerang adı verilen sopalarla avlanırlar.
<bkz: >boomerang
<bkz:>bumerang
SLiTHeR 29.08.2006 00:28
#26897
4.
avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. avustralya yerlileri ifadesi de kullanılabilmektedir. kelime latince, kökenden, başlangıçtan gelen anlamında ab origine ifadesinden tüm yerli topluluklara izafe etmek için türetilmiş olmasına karşın 17.yüzyıldan itibaren özelde avustralya yerlilerini genelde de yerli hakları tanımlamakta kullanılmıştır.
exnihilo 26.09.2006 02:03
#54055
5.
kendileri hariç tum insanları mutant -bozulmuş manasında- olarak gören şahıslardır bunlar.
dwight 26.09.2006 02:40
#54216
6.
avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. avustralya yerlileri ifadesi de kullanılabilmektedir. kelime latince, kökenden, başlangıçtan gelen anlamında ab origine ifadesinden tüm yerli topluluklara izafe etmek için türetilmiş olmasına karşın 17.yüzyıldan itibaren özelde avustralya yerlilerini genelde de yerli hakları tanımlamakta kullanılmıştır.
exnihilo 31.12.2006 08:45
#162548
7.
mensubu olduğum ırk. yalnız son dönemlerde çok modernleştiler ne bir dal ne bir taşşak ne bir meme görebildim.
ramiz 25.01.2008 15:52 ~ 25.01.2008 15:53
#833207
8.
"aborijinler avrupalılar’ın 17.yüzyılda avustralya’yı buluşundan en az 40,000 yıl önce insanlar asya'dan göç ederek avustralya topraklarına yerleşmişlerdi. o zamanlar deniz çok daha sığ olduğu için bir kıtadan ötekine rahatlıkla geçilebiliyordu. avrupalı göçmenlerin gelmesiyle bu toprakların asıl sahipleri olan yerliler topraklarından sürülüp çıkarıldı, avrupalılar'la aralarında çıkan çatışmalar ve hızla yayılan salgın hastaslıklar sonucu çok sayıda yerli öldü.
17. yüzyılda sayıları 300.000'i bulan avustralya yerlileri'nin(aborijinler) sayısı 1981'de 145.000'e düştü. bunlann yarısından fazlası yerliler ile avrupalılar'ın melez çocuklarıydı. yerliler çoğunlukla kentlerde ya da taşra kasabalarının kenar semtlerinde yaşarlar.queensland ile kuzey toprakları'ndaki yerliler ise özel kamplarda yaşar ve sıkı bir denetim altında tutulurlar.
avustralya yerlileri'nin tenleri koyu, saçları siyah ya da kahverengidir. ama saç rengi ve yüz çizgilerinde bölgeden bölgeye değişen farklılıklar da vardır.geleneksel olarak avcı-toplayıcı olan yerliler kanguru ve opossum gibi hayvanları, sürüngenleri ve kuşları avlayarak, balık tutarak, kabuklu deniz hayvanları toplayarak, böcek, yaban balı, yumurta, tırtıl, meyve, tohum ve kökler arayıp bularak yaşarlardı. toprağı işlemedikleri ve hayvan beslemedikleri halde, doğal kaynakları dikkatle kullanır ve korurlardı. ustalıkla değerlendirdikleri doğal çevrelerini, bugün olduğu gibi eskiden de çok iyi tanırlardı. evcilleştirdikleri tek hayvan dingo denilen bir tür yabani köpekti.odunları birbirine sürterek yaktıkları ateşin kızgın küllerinde yemeklerini pişirirlerdi. yiyeceklerini geniş alanlardan toplayan her yerli grubu ya da kabilesi, kendi bölgesinin sınırları ağaç, kaya, pinar gibi doğal oğelerle belirlerdi.
göçebe oldukları için fazla eşyaları olmazdı. avustralya'nın soğuk güney yöresinde kışın kürk gocuk giyenler varsa da, genel olarak kalın giysilere gereksinimleri yoktu. gerektiği zaman ağaç kabukları, yaprak, hayvan postu gibi malzemeyle mia-mia ya da gunyah denen geçici barınaklar yaparlardı.
yerliler'in gereç ve silahları, basit bir teknolojiyle yapılmalarına karşın, son derece etkiliydi. genellikle tahta, bitki lifleri ve yontarak biçimlendirilmiş taşlan kullanırlardı. erkeklerin tartan baltalan ve deniz kabuklanndan ya da yontulmuş taştan bıçakları vardı. kadınlar ise kökleri sökmek için sopalar, topladıkları yiyecekleri taşıtmak için sepetler, fileler ve tahta çanaklar kullanırlardı. yerliler ağaç ve böcek kabuklarından, deriden ve liflerden çok değişik kaplar yapmışlar, bunları otların tohumların oğütüp un yapmak, içinde su biriktirmek ve eşyalarını taşımak için kullanmışlardır.
yerliler'in başka silahları tahta sopalar, mizraklar ve bumeranglardı mızraklarını uzak hedeflere fırlatmak için özel mızrak atıcılar kullanırlardı. bunlar, bir ucunda mızrağın sapının yerleştirildiği bir yuva olan tahta sopalardı. (boylece, ele alındı ğında kol uzunluğunu artıran, dolayısıyla atış için ek güç sağlayan bir mekanizma oluşuyordu. ) ayrıca dövüşürken kendilerini korumak ve saldırıları savuşturmak için tahtadan kalkanlar kullanırlardı.
haberleşme çubuğu avustralya yerlileri' nin çok çarpıcı bir buluşuydu. üzerine çentikler ve çizgiler oyulmuş olan bu sopayı bir haberci, kabileler arasında iletişim kurmak amacıyla taşırdı. sopanın üzerindeki işaretler haberin ayrıntılarıyla ilgiliydi ve haberin doğru olarak ulaştığından emin olmaya yarıyordu. bu çubuklar her zaman ortak bir dile sahip olmayan ya da düşman kabileler arasindaki iletişimi kolaylaştırırdı. (bazı uzmanlar avustralya'da, yerli kabilelerin sayısı kadar, yüzlerce değişik dil olduğunu belirtir. )
avrupalılar'ın gelmesiyle yerliler, çeşitli işlenmiş maddeler ve araçlar kullanmaya başladılar. artık tüfeklerle avlanıyor, takma motorlu tekneler, naylon ağlar kullanarak balık tutuyorlardı. oysa eskiden ağaçtan oyulmuş ya da agaç, kabuğundan yapılmış kanolar ve sallarda, deniz kabuğundan ya da taştan yaptıkları kancalarla ve tuzaklar kurarak balık avlarlardı.
müzik ve dansın da aborijin kültüründe önemli bir yeri vardır. aborijinlerin hemen her durum için yazdıkları şarkıları bulunmaktadır; av şarkıları, cenaze şarkıları, atalarla ilgili şarkılar, mevsim şarkıları, hayvan ve arazi ile ilgili şarkılar ve rüyazamanı efsaneleriyle ilgili şarkılar. aborijin müzikleri de kıtaya özgü enstrümanlarla (örneğin didgeridoo) icra edilirler."
arakladığım site: www.aborijinler.com
ayrıca: yeryüzünün en yırtıcı hayvanlarından olan asker karıncalar, ısırdığında, geri çıkarmaya çalıştığınızda kafasını ısırdığı yere bırakır. aborijinler açılan yaralarını bu hayvanlara ısırtarlar ve karıncaların başları bir çeşit dikiş görevi görür.karıncaın kafası kuruyana dek yara da kapanmış olur...bu ilkel ama zekice yöntem tıp alanda önemli bir yer tutar.
tamambocegi 25.07.2008 17:11 ~ 25.07.2008 17:12
#984052