ing .. gitmek..
#29664
+ kate austen (2)
+ yilmaz ozdil (4)
+ soytari (2)
◊ recep tayyip erdogan aydin dogan kavgasi (14)
◊ msn deki butun aile bireylerinin engellenmis olmasi
+ yol sormakla bulunur (2)
◊ butun iyi erkeklerin kapilmis olmasi (6)
◊ lost adasinda hamile kalip cocuk doguran kadinlarin olmesi
◊ butun iyi kadinlarin kapilmis olmasi (10)
◊ vita yag tenekesi muzigi (2)
+ copy paste (2)
+ ibo show
◊ en iyi yardimci kadin oyuncu altin kure odulu (4)
◊ o guzel kadinlar o guzel mini cooper lara binip gittiler
+ fanta
◊ gotunun terini ortak kullanilan yuz havlusuna silen tiynetsiz (3)
+ kadin
◊ flakon (3)
+ o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler
+ mr eko
◊ iyi adamlar iyi atlara binip gittiler
◊ mp3 calar baska ipod baska (6)
+ ak parti (3)
+ ak parti ye akp diyerek terbiyesizlesen solcu kesim
◊ rocco siffredi nin karisi (8)
◊ serdar ortac kanseri (3)
◊ kizlar sicmasin istiyoruz (30)
+ gokhan zan (2)
◊ serdar ortac dansi (3)
+ akp
◊ ramazanda powerade icen dilenci (2)
+ cagdas yasami destekleme dernegi
+ foseptik
<bkz: ingilizce başlık açmak>
"tarihin derinliklerinden bugüne dek, yeryüzünde iki aynı go oyunu oynanmamıştır"
go 4000 yıllık geçmişe sahip bir strateji oyunudur. çin imparatoru shun’un (m.ö. 2255 – 2206) oğlu shan jun’un zekasını geliştirmek için icat ettiği söylenir.
kuralları öylesine basittir ki go’yu herkes oynayabilir. ancak kullanılacak stratejiler neredeyse sınırsızdır. bu nedenle go öğrenmesi birkaç dakika, ustalaşılması ise ömür boyu süren bir oyundur.
go, üzerinde dikey ve yatay kesişen çizgilerden oluşan bir kare tahta üzerinde oynanır. go tahtası boyutları 9x9, 13x13 ya da 19x19 çizgidir; 19x19 ise resmi turnuva boyutudur.
ingilizce bilmeyen türklerin turistlere yol tarif ederken kullandığı kelime.
+ look. go go go. left. go go go. right. go go go. that is sultanahmet mosque. ok ?
sınırsız sayıda strateji üretebileceğiniz bir alanda oynanan bir oyundur... dusmanınızın etrafını kusatmaya calısırken kendinizi iç taraftan hapsedebilirsiniz...
tahtaya konulan tasların hareket edememesinden dolayı, yanlıs konulan bir tasın oyunun sonunakadar ayakbağı olması yada oyunun sonuna kadar yaptığınız en iyi hamle olması go’yu eşsiz yapan (sadece)bir ozelliğidir...
<bkz: go home yankee>*
19 yatay, 19 dikey çizgili kare şeklinde bir tahta* üzerinde ince kenarlı mercek şeklindeki siyah ve beyaz taşlarla oynanan iki kişilik bir oyundur. oyundaki amaç kendi taşlarınızla rakipten daha geniş alanlar oluşturmaktır.
trevanian in sibumi kitabini okuyanlarin cogu go ya baslar, akil oyunlari ve pi filmlerinde go oynanir.
yeni başlayanların seviyesi 30 kyu dur. oyunu hiç bilmeyen biri 35 kyu seviyesinde kabul edilir. oyunun kurallarını bilen ve biraz oynamış biri 25 kyu seviyesindedir. oyununu geliştirdikçe bu kyu seviyesi düşer ve en güçlü kyu olan 1 kyu’ya ulaşır. daha sonra ‘shodan’ denen amatör 1 dan’a ulaşılır.* 7-dan en güçlü amatör seviyedir. bundan sonra artık profesyonelliğe geçilir. uzakdoğu oyunlarındaki siyah kuşağa karşılık gelen bu seviyenin en yükseği 9-dan’dır.
satrançla karşılaştırılmaması gerekir zira satranç tüccar go ise filozof oynudur
aldığım duyumlara göre bilgisayar oynayamıyormuş bu oyunu. sebebi ise yapılacak hamleleri önceden görmek mümkün değil.satrancı geri zekalıya bile öğretseniz çok üstün seviyelerde oynayabilir.örnek vermek gerekirse bilgisarı verebiliriz.malum bilgisayarın zekası yoktur ama çok üstün seviyelerde onayabilir.
<bkz: kgs go sunucusu>
dünyanın en eski oyunu.zekayı geliştirmek için çinde keşfedilen bir oyundur.milyonlarca strateji elde edilebildiginden satrançla karşılaştırmak kimi ustalarca sacma olur.
ı never wanted to go.
ı never wanted a way.
a way to see it, believe it,
ı know that you’re not leavin’ today. (x2).
caught in a trap of routine.
caught in a shitty old scene.
tell you a secret, ı mean it.
take a trip you’ll see what ı mean.
time is just not not not.
only seconds in a day
cuz what ya got got got.
can be taken all away
with just one shot shot shot.
yeah, nothings here to stay.
why don’t you get up get up.
cuz’ this time it’s going down.
(chorus) watchin’, waiting.
dreams are fading.
things will never be the same.
ever changing. rearranging.
will you notice anyway?
ı never wanted to go.
ı never wanted a way.
a way to see it, believe it.
ı know that you’re not leaving today.
one day you’ll look look look,
and see that things are not the same.
the time you took took took.
has been taken all away.
the hands you shook shook shook.
don’t even know your name.
you’d better get up, get up,
cuz this time it’s going down.
(chorus)
ı never wanted to go.
ı never a way.
a way to see it, believe it,
ı know that you’re not leavin’ today.
(chorus)
<bkz: zebrahead>
<bkz: hikaru no go>
travenian’ın şibumi isimli kitabını okudukça insanın hoşuna giden bir strateji / yaşam felsefesi veya düşünce oyunu.